Ana içeriğe geç
Sözlük

kendilerini ile cümle

kendilerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
"Ben Beloğlu değil Yoloğluyum" diye kendilerini tanımlarlar.又說:「生番係我化外之民,問罪與否,聽憑貴國辦理。
Dürzîler de kendilerini Müslüman olarak görmezler.主角们毫不畏惧地注视着他们。
Bu yüzden kendilerini Göktürk olarak tanımlamışlardır.但他们被形容为傲慢。
Aynı zamanda kendilerini Myotismon'a göstermeye zorlandılar.同時,他也對GNUstep很有興趣。
Kendilerini genellikle Amerikan federal hükümeti adına çalışan ajanlar olarak takdim ederler.此类政策实施的主体一般为美国联邦政府。
Daha sonra 1569 yılında kendilerini Toskana Grandükü ilan ettiler.1569年他设立了托斯卡纳大公的头衔。
Rusça konuşan Krebs, Hitler ve eşi Eva Braun'un Führerbunker'de kendilerini öldürdüğünü Çuykov'a iletti.由於克雷布斯能夠流利地使用俄語,他當面告知崔可夫希特勒與其妻子伊娃·布朗已在元首地堡中自殺。
İkili daha sonra kendilerini hapishanede bulur.两人在狱中相识。
Ama basit bir görevin ters gitmesi sonucuyla kendilerini birden düşmanla savaşırken bulurlar.纯防守之掌劲,但若遇上攻击,必令敌人反遭自毙。
Kınalıklılar kendilerini Nuh peygamberin soyundan olanlar gibi sayıyorlar.努尔哈赤屠牛宽待使者,舒尔哈齐就杀猪进行招待;努尔哈赤对使者进行赏赐,舒尔哈齐也要馈赠来使。
1260 yılında Kubilay ve kardeşi kendilerini Han ilan ettiler.前660年,庆父想自立为君。
Bütün G grupları aynı zamanda kendilerinin altgruplarıdır.而极大子群是群G自身。
En son kendilerinin imza pozlarını attılar.最終三個人都簽下自白。
Onlar, kendilerinin geleceğidir.他們的後裔現在仍然生活在那裡。
Böylece, bu kişiler yaşamları üzerinde kontrol sağlamayı ve kendilerini düzenlemeyi başarabilirler.他们渴望一種意义上的安全以及能夠控制自己的生活。
Nusayrîler kendilerini Alavî olarak kabullenirler.来者难见其和悦之容。
Kendilerini nitelendirirken Tagalog yerine daha çok Pilipino (Filipinli) terimini yeğlerler.在腓立比他們遇到反對。
Güneydoğu Asya'daki Çinliler, kendilerini "Huárén" (華人) olarak tanımlar.东南亚华人也被持有反華立場的人士称为“支那人”。
Kendilerini ve ailelerini gereği gibi koruyamazlar.例如,兄弟和男性親戚不得進入姐妹或女性親戚的臥室。
Kendilerini tebrik etmeyi borç biliriz..以展朕敬礼之意。
Namaz kılanlar kendilerini bir anda kuşatma altında buldular.親眼目睹瞬將自己沉入地底。
Atanmışlar ise seçilmişlere baskı yaparak kendilerinin kalıcılığını sağlarlar.由於會員喜愛惹事生非,故他們有「波台痴線佬」之稱。
İlk gelen gruplar kendilerinin tüm yiyeceklerini yetiştireceklerini bilmiyorlardı.對他們而言,這還是他們第一次不能全部達成共識,樂團一度瀕臨解散。
Meyvecilik ancak kendilerinin yiyeceği kadardır.만유(萬有)는 식에 의하여 현현(顯現)한 것에 불과한 것이다.
Melekler ise Allah kendilerini onun gibi yaratmadığı için şükrederler ve bir kez daha secdeye giderler.천사들은 하느님을 경외하고 하느님께 봉사하도록 창조되었다.
Örneğin, bazı yavaş bulaşıcılar sadece kendilerini kopyaladıklarında dosyalara tutunurlar.이를테면 일부 느린 감염자는 일들이 복사될 때 파일을 감염시키기만 한다.
Onlar ışığa yaklaşamazlarsa, kendilerini yitirmiş ve mahkûm etmişler demektir; onları kurtaracağız."무었으 발생했던간에, 이미 일어난 일이나, 상대 골키퍼가 잘 하였고, 그와 대조되게, 우리는 잘 하지 못하였습니다."
İlk gelen gruplar kendilerinin tüm yiyeceklerini yetiştireceklerini bilmiyorlardı.언제 처음으로 입궁하였는지는 알 수 없으며, 다만 처음에는 그 호를 경흥원주(景興院主)라고 하였다.
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.이뿐만 아니라 해양오염또한 그들에게 영향을 끼치고 있으며, 그물에 걸려서 익사하는 경우도 많다.
Onlara kendilerini esirlikten kurtaracağına da söz verir.또한 포식자로부터 자신을 방어하기 위해 무기처럼 휘두르기도 한다.
Panetta, bu söylenenlerin doğru olmadığını ve kendilerinin de bunu bildiğini sözlerine ekledi.그리고 이것은 곧 신(브라만)을 알지 못하는 상태와 동일한 것이며 또한 자신의 진정한 자아(아트만)가 무엇인지를 모르는 상태와 동일한 것이라고 본다.
En son aşamada ise kendilerinin tasarladıkları kaykay parklarını geliştirdiler.마은은 그들이 입었던 군복들을 접수하고, 곧장 담주를 향해 진군하였다.
Eğer besin alımları arasında yeteri kadar zaman varsa bu etki düşüktür ve dişler kendilerini onarabilir.음식을 섭취하는 사이에 시간이 충분하면 영향은 한정되며, 치아는 스스로 수복될 수 있다.
Nusayrîler kendilerini Alavî olarak kabullenirler.또한 기존 소속인들은 그대로 이적하였다.
Hakaslar kendilerini Kırgız olarak da görmektedirler.채권 소유자들은 금리 상승으로 인해 손해를 보기도 하였다.
Kendilerini Cehennem Ateşi Kulübü olarak adlandırmadılar.이 사고를 대연각호텔 화재 사고라고 부른다.
Fakat halk ibadetlerini ve kendilerini Yahudiliğin bir mirası olduğunu kabul eder.하나님은 또 그 백성으로부터 올바른 행위를 요구하시고 그 율법에 의해 그들을 심판하실 것이다.
Onlar sadece kendilerini bizim yaptığımız gibi ifade etmekten çekiniyor.자신이 내키는 대로 행동하는 기분파이다.
Kendilerini besleyebilecek duruma gelene kadar anneleri onları 2-3 ay besler.2~3일 만에 먹을 수 있다는 장점이 있다.
Bundan ötürü birçok virüs kendilerini geçerli programların yürütülebilir dosyalarına tuttururlar.이러한 까닭에 수많은 바이러스들은 그들 스스로를 정상적인 프로그램들의 일부일 수 있는 실행 파일에 첨부해 들어간다.
Onlar, kendilerinin geleceğidir.그러나 그것은 그들 마음이다.
Kendilerini liderle özdeşleştirir ve idolleştirdikleri kimsenin haslet ve davranışlarını taklit ederler.나는 이들의 모습을 통해 아무 생각도 없이 누군가에게 조종당하며 행복해하는 사람들을 표현한다.
Eğer bu olursa, insanlar kendilerini umutsuz bir karmaşanın içinde bulurlar.인간이 탈출할 수 없게 되는 경우, 그 동안 쭉 일어날 수 없게 되는 혼수 상태에 빠진다.
Kendilerini güç verilmişler olarak tanımlamaktadır.받은 사람에게 초능력을 준다.
Yavrular kendilerini beslerler.어린잎은 식용한다.
Kendilerini iyi olarak görmeleri değerler yaratmalarını sağlar.훌륭한 것은 그들 사이의 관계가 발전하는 것을 당신이 볼 수 있다는 것입니다."
Kendilerini Nohçi (tekil Nohçi veya Nohço) olarak adlandırırlar.이렇게 하여 개질(改質)된 것을 '분해가솔린'이라고 부른다.
Ölürsek de burada öleceğiz diye kendilerini bindirildikleri gemiden denize bırakırlar.플라이는 이대로 두면 불가사리가 말라 죽을까봐 바다로 돌려보내주려고 한다.
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu."우리 중 많은 사람들이 스스로를 '자유주의자(liberals)'라고 부른다.
Argonautlar kalkanlarıyla kendilerini korumaya çalışsalar dahi bir arkadaşlarını yitirmekten kurtulamazlar.만약 오리온이 전갈로부터 살아남는다면 더이상 두사람의 사랑을 방해하지 않겠다는 것이다.
Tehlike anında ya kendilerini toprağa uzanarak saklar ya da kaçarlar.바닥으로 자신을 내리치거나 주먹을 쥐고 달려들어 공격한다.
İldeki insanların büyük kısmı kendilerini İsveçli olarak değil Norrbottenli olarak tanımlarlar.카렐리야인들은 대부분 스스로 핀란드인이 아니라 러시아인이라고 생각했다.
Sizinle konuşacak bir sözümüz yok" cevabıyla kendilerini geri çevirdi.그대들은 오인하지 말라'라고 외친 뒤에 등에 업고 궁궐을 빠져나왔다.
2006 yazında ,genç kızların kendilerini korumayı öğrendiği bir programın tanıtımında yer aldı.2009년 10월, 스파이스 걸스는 그들의 음악을 배경으로 자신들의 역할을 하는 여성 배우를 캐스팅하는 뮤지컬 영화에 대한 제안을 받았다.
Geride kalanlar ise kutlu bir kişinin tekrar gelip kendilerini kurtaracağına inanırlar.단 구원받은 자들은 생명의 부활로 그리고 버려진 자들은 심판의 부활을 받게 될 것을 믿습니다.
Atanmışlar ise seçilmişlere baskı yaparak kendilerinin kalıcılığını sağlarlar.상가(相加)는 고구려의 부족장인 대가(大加) 중에서 그들의 대표 자격으로 선출된 사람을 뜻한다.
Gelen dalga fonksiyonu çifti kendi kendilerini sıfırlayacaklardır.자연스러운 더빙을 위해 녹음은 성우들이 한자리에 모여 함께 진행된다.
Bunun sonucunda Lenin ve Stalin kendilerini olaydan uzak tuttular.כתוצאה מכך, ניסו לנין וסטלין להרחיק את עצמם מהשוד.
Buna ihtiyacı yoktu – çünkü doğru koşullarda hikayeler kendi kendilerini ekerek harekete geçiyordu.”הוא לא היה צריך – מפני שבתנאים מתאימים, הסיפורים התחילו לפעול, וזרעו את עצמם."
Hizmetçi kadın dışında hepsi, ziyaretçi gittikten sonra, kendilerini nasıl hissettiklerini itiraf ederler.כאשר האורח עוזב, כולם, למעט העוזרת, מתוודים בפניו על רגשותיהם.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod