Ana içeriğe geç
Sözlük

kendilerini ile cümle

kendilerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Tekrar birbirlerine kavusmanin kendilerini ne kadar sasirttigini ifade ederler.主人公と仲間キャラがどれだけ仲良くなっているかを示す値。
Buna ihtiyacı yoktu – çünkü doğru koşullarda hikayeler kendi kendilerini ekerek harekete geçiyordu.”とにかく、彼らは自重しなかったので、これらの状況は彼らの負の一面を見事に表しているのである」とした。
The Revival da kendilerinin masum olduğunu söylemişti.ホープリーは自身が無実であると信じていた。
Kendilerini yenileme özelliğine sahiptirler.自己再生能力を持つ。
Bazı kadınlar bunu kendilerini sosyal ifade yolu olarak görürler, bazıları ise tarz olarak seçerler.社会的主張として母称を用いる女性もいるし、単純にスタイルとして選択するものもいる。
"Toju" denilen söz ile kendilerini adlandırmamışlardır.かれら自身が「サンカ」を名乗らない。
Kendilerini tanıyorlar.自己を知る。
Bu sefer çevresindekiler artık kendilerini tutamayıp kahkahaları basmışlar.この中には当時の著名人や権力者なども居たりもする。
Yavrular kendilerini beslerler.雌雄とも雛に給餌する。
Biz, yalnızca fenomenleri değil fakat şeylerin bizzatihi kendilerini de bilebiliriz.我々は超感性界ではなく、現象界しか認識できない。
Kendilerini Cehennem Ateşi Kulübü olarak adlandırmadılar.これらは消防組合とも呼ばれる。
Kendilerini mecbur hissediyorlardı.しかし彼らは気が付いていた。
Bütün G grupları aynı zamanda kendilerinin altgruplarıdır.他のS・Bメンバーは全て彼を父親としている。
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.彼の学生や支持者たちは自らを「ラムヴァの者たち」や「旅人たち」と呼ぶようになった。
Vatandaşlar kendilerini tanımlamak için Litvanya dışında seyahati kolaylaştırmaktadır.外国人が訪日しやすいように旅行査証取得の負担を軽減したりする。
Kendilerinin olduklarını iddia ettikleri kaleleri talep ettiler.それらは訪れた人々が願掛けで結んでいったものである。
Bu havuzlardaki tuzluluk oranı kendilerini çevreleyen okyanus suyundan üç ila beş kat arası daha fazladır.塩水溜まりに存在する塩水は、周辺の海水よりも塩分濃度が3〜5倍高い。
Kendilerini Çerkes olarak görmekte, Çerkesçe konuşmakta ve muhacir sülalesinden olduklarını söylemektedirler.短所は人見知りで自分からは話しかけるのがドキドキする(ところ)。
Negev Bedevileri kendilerini diğer Arap vatandaşlardan daha fazla İsrailli olarak adlandırır .ネゲヴ砂漠のベドウィンやドルーズに関しては、自身らをイスラエルのアラブ系市民というよりイスラエル市民として同定する傾向もみられる。
Erin ve Shaunee kendilerinin "İkiz" olduklarını düşünürler.ウルザとミシュラが「双子」である点。
Ben ise, bu durumda kendilerini tuzağa düşürmüş olacaklarını savunur.只今ノゴトキ悪言ヲ被申候哉(清正、それがしを誰と思って今のような暴言を吐いたのか)」と恫喝した。
Şirket için tek bir film daha yaparlarsa kendilerini bağlayan bir şey kalmayacaktı.大映との契約が切れたら再契約しない。
Onlar sadece kendilerini bizim yaptığımız gibi ifade etmekten çekiniyor.彼らの思うように表現してくれる人だった。
Kadınlar da bazen kendilerini savunmak için elbiselerinin içinde tanto taşırlardı.通常着用する服は各兵が自分で保管手入した。
Bu yüzden kendilerini hemen belli ederler.すぐに自ら定まることだろう。
Ardından ikili kendilerini yeni bir hikâyede bulmuşlardır.その後、2人は様々な出来事に遭遇して行く。
Bu eğitimciler kendilerini Ebonics olarak adlandırmıştır.こういった行為を一括してエボナイズ (ebonized) と呼ぶ。
Kendilerini dövüp mallarını gasbettikten sonra yine yoldan geçen, 3 kişiyi öldürmüşlerdir.すそがえし 〔あまそぎ〕が第三者に破壊された場合に持ち主に降りかかる災難。
Hastaların kendilerini iyi hissetmelerini sağlamak için hastanelere gidip onlara şarkı söylüyordu.患者達が歌う歌は、自分の病状がふんだんに織り込まれた歌ばかりであった。
Kendilerini saklayabilseler.")個人が取得することは出来ない)。
Freeganizm akımının üyeleri kendilerini Freegan olarak tanımlamaktadırlar.フリーメイソンリー(フリーメイソン)の会員同士が、互いを仲間として呼ぶ語。
Böylece yola çıkanlar kendilerini öncü olarak görmelidir.故に、今も筑前に於いて子孫を見る。
Eğer diskler kendilerini demet halinde sıkıştırırlarsa (birleştirilerse) bu safhaya discotic sütun denir.「て」に接続する場合は「て御居やす」の転「といやす」とする(例:行っといやした)。
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.日道、日目の命により陸前宮野に妙円寺を創す。
İngiliz milliyetçileri genellikle kendilerini Britanyalıdan ziyade ağırlıklı olarak İngiliz olarak görüyorlar.イギリス人は彼をドイツ人すぎると見なした。
Çünkü kendilerini karşı cinsten hissettiklerini dış görünüşlerine her zaman yansıtmazlar.常に無表情で感情を表に出さない。
Kendilerini okulun içine hapsetmekten başka çareleri yoktur.小学校のみの設置となる。
Köy halkı kendilerini dindar ve muhafazakar olarak tanımlamaktadır.公私共に紫信の保護者。
Kendilerini tebrik etmeyi borç biliriz..独自のあいさつがある。
Toplu intihar, çok sayıda insanın birlikte ve/veya aynı sebeple kendilerini öldürmesi eylemidir.大量殺人(たいりょうさつじん)とは、1人の人間もしくは組織が多数の人間を殺害する殺人行為。
Fakat iki öpücükten sonra birden ağaç gölgeleri arasında birinin bulunup kendilerini gözlediğini hissederler.やがて夜が明け、二人は人に見られることを恥じて、松の樹になった。
Karaylar ise kendilerinin Hazar kökenli olduklarını düşünmektedirler.諸將皆以為是挑戰者,欲擊之。
Onlar ışığa yaklaşamazlarsa, kendilerini yitirmiş ve mahkûm etmişler demektir; onları kurtaracağız."“當時沒有時間悄悄地行動,我們陶醉於憤怒,並殺死他們以為我們倒下的朋友報復。
Daha önce, araştırmacılar kendilerini "doğal filozoflar" olarak adlandırıyorlardı.由此,人们把它们称为“自然派哲学家”。
En son aşamada ise kendilerinin tasarladıkları kaykay parklarını geliştirdiler.同時,他們的原生神話無庸置疑地肇造於他們所居住的崎嶇高原。
2010 yılı Rusya nüfus sayımında, 30,943 kişi kendilerini Hantı(Kantı) olarak belirtmişlerdir.在2010的俄國人口普查,30,943人被認定為漢特人。
Daryl, birisinin kendilerini izlediğini hisseder.索耶認為,過去的某個人正在跟蹤自己。
Kendilerini tanıyorlar.彼自當知。
Meyvecilik ancak kendilerinin yiyeceği kadardır.一種果實有一種能力,一個人也只能吃一種果實。
Örneğin, bazı yavaş bulaşıcılar sadece kendilerini kopyaladıklarında dosyalara tutunurlar.例如,有些慢速感染者只有在其它檔案被拷貝時才會進行感染。
Bu taktiklerden bazıları şöyle açıklanır: Kendilerini iyi, güzel, erdemli, bilgin gibi göstermeye çalışırlar.最常見的漢譯作: 諸惡莫作,眾善奉行;自淨其意,是諸佛教。
Kendilerini iyi olarak görmeleri değerler yaratmalarını sağlar.當善思惟觀察於心。
Kendilerini yere fırlatmışlar ve üst üste düşmüşlerdir.地大大震動,使敵人更為惶亂。
Onlar kendilerini Yüce ve Ulu Allah'ın huzuruna giriyor ve Görünmeyen'i görüyor saymalıdırlar.是指穆斯林在禮拜的時候恍如看到真主,儘管他們看不見,但他們毫不存疑地相信真主正在看著他們。
Sizinle konuşacak bir sözümüz yok" cevabıyla kendilerini geri çevirdi.遇直指,事不合,必与抗论。
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.士大夫侧目屏息,不肖者奔走其门,行贿者络绎不绝。
Tehlike anında ya kendilerini toprağa uzanarak saklar ya da kaçarlar.這種情況以下要么逃跑,要么躺在地上裝死。
Yavrular kendilerini beslerler.擬鬥牛犬蟻獨自覓食。
Fakat gece, hemen kendilerini toplamışlar daha ciddi tedbirler almışlardı.在替夜斗進行禊的時候,為了尋找協力者而四處奔走。
Böylece yola çıkanlar kendilerini öncü olarak görmelidir.他率先提出了視覺系這個名詞,故被認為是視覺系風潮中的先驅。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod