Jeongjo'nun döneminde diğer uluslar ilerleme için birçok iç savaşla kendilerini göstermiştir.Di era Jeongjo, negara-negara lainnya memperlihatkan banyak kemajuan seperti perang-perang sipil.
Daryl, birisinin kendilerini izlediğini hisseder.Farah merasa ada yang mengawasinya.
İnsanlar kendilerini sivrisineklerden koruyup ısırılma sayısını azaltabilirler.Orang-orang dapat melindungi diri mereka dari nyamuk dan meminimalkan jumlah gigitan nyamuk.
Daha önce, araştırmacılar kendilerini "doğal filozoflar" olarak adlandırıyorlardı.Sebelumnya, orang yang menyelidiki alam menyebut diri mereka sendiri sebagai filsuf alam.
Negev Bedevileri kendilerini diğer Arap vatandaşlardan daha fazla İsrailli olarak adlandırır .Negev Bedouin dan Druze lebih diidentifikasikan sebagai warga Israel ketimbang warga Arab di Israel.
Romalılar fillerin kendilerinin dindar olduğuna inanır ve güneş ile yıldızlara taptıklarını düşünürlerdi.Bangsa Romawi sendiri mengira gajah merupakan hewan yang menyembah matahari dan bintang.
Kendilerini geliştirmeleri için çok çalışmaları gerek, çünkü çok gençler.Saya harap dia akan terus berkembang, karena dia sangat muda.
Orada bulunduğunu gördükleri bir çaya kendilerini atıp susuzluklarını giderdiler.Di sana pengunjung dapat melihat para pemetik daun teh dan dapat pula ikut memanen daun teh.
Bu devleti idare edenler Şii olmakla beraber kendilerini Halife olarak ilan etmişlerdir.Karena itu mereka dapat menuntut janji-janji dari ayat-ayat ini untuk diri mereka.
Çünkü kendilerini Tataristan'dan geldik diye tanımlamaktadırlar.Mereka hanya dapat menyatakan diri mereka sebagai orang Tatar.
Yeniçeriler birbirlerine çok bağlıydı, kendilerini birbirlerinin ailesi olarak görürlerdi.Secara normatif mereka akan menganggap satu sama lain sebagai anggota kelompok yang sama.
Onlar kendilerini Yüce ve Ulu Allah'ın huzuruna giriyor ve Görünmeyen'i görüyor saymalıdırlar.Seorang yang berzikir kepada Allah di tempat yang sunyi, sehingga kedua matanya mencucurkan air mata."
Eğer bu olursa, insanlar kendilerini umutsuz bir karmaşanın içinde bulurlar.Jika hal ini terjadi, sangat mungkin penderita akan menghadapi kesulitan meninggal dengan cara yang baik.
Kendilerini herhangi bir kabileyle bağdaştırmazlar.Mereka tidak langsung berniaga dengan orang Dayak.
Cinler, yeryüzüne yaklaştıklarında kendilerini yakıcı bir ışık karşılamaktadır.Sehingga apabila orang-orang tersebut telah sampai ke padang pasir, maka mereka ditelan bumi.'
Ayrıca Gafarlılar, kendilerinin Torun Avşarı olduğunu söylüyorlar.Ia juga mengatakan bahwa para pelaku teror adalah pengecut.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Maka sampailah mereka di Hutan belantara yang kemudian hari menjadi Kampung Balegede.
Kendilerini Cehennem Ateşi Kulübü olarak adlandırmadılar.Mereka menamakan dirinya sebagai Partai Hitam.
Özellikle de, kendilerini kısmen de olsa gizlemek zorunda oldukları iş alanlarında.Terutama ketika melihat beberapa sisi bangunan yang mereka sambangi.
37. paragrafta da "Yahudiler kendi masraflarıyla, Müslümanlarda kendilerininkiyle.Pasal 37 Bagi kaum Yahudi ada kewajiban biaya dan bagi kaum muslimin ada kewajiban biaya.
Hindistan nüfus sayımlarında bu dinin takipçilerinin büyük çoğunluğu kendilerini Hindu olarak tanıtmıştır.Tetapi, dalam sensus India, sebagian besar penganutnya mengaku sebagai umat Hindu.
Kendilerini iyi olarak görmeleri değerler yaratmalarını sağlar.Dengan demikian, di mata orang permisivistis yang baik dan yang buruk itu sama saja.
Özellikle Koreli sanatkarlar sedef kakma sanatında kendilerini geliştirmişlerdir.Juga porselen dan lukisan Korea dikembangkan dengan gaya khasnya.
Kendilerini vücut ölçüleriyle kanıtlamaya ve sevdirmeye çalışırlar.Cora mencintai dan menghargai tubuh demi penyesuaian diri dengan DECEM.
Megleno-Rumenler kendilerini Vlahi (Ulah) olarak tanımlarlar.Các rayon được chia tiếp thành các khu tự quản (Bələdiyyəsi).
Eğer besin alımları arasında yeteri kadar zaman varsa bu etki düşüktür ve dişler kendilerini onarabilir.Nếu thời gian giữa những lần ăn đủ dài thì ảnh hưởng của các axit bị hạn chế và răng có thể tự phục hồi.
Birçoğu mükemmel cinayeti işlemeye kendilerini adamışlardır ve asla yakalanamayacaklarını düşünürler.Nhiều tên tìn cách thực hiện những vụ tội ác hoàn hảo và tin rằng chúng sẽ không thể bị bắt.
Pub'taki bazı kişiler şişe, sandalye ve diğer öğeleri saldırganlara atarak kendilerini savunmaya çalıştı.Một số khách quán rượu cố gắng bảo vệ bản thân họ bằng cách ném chai, ghế và các vật dụng khác.
En son kendilerinin imza pozlarını attılar.Cảnh cuối là cảnh họ trao gửi nhau những lời tiễn biệt cuối cùng.
Tehlikeyi sezdikleri durumlarda, kendilerini derhal kumun içine saklayabilirler.Khi gặp nguy hiểm, chúng sẽ nhanh chóng trốn vào các tán lá.
Arafat ve Ebu Cihad başarılı bir kurtarma harekâtı düzenleyemedikleri için kendilerini suçlamışlardır.Arafat và Abu Jihad lên án lẫn nhau vì đã không tổ chức thành công một vụ giải cứu.
Daryl, birisinin kendilerini izlediğini hisseder.Ashley lo sợ rằng có một ai đó đang theo dõi mình.
Gelen dalga fonksiyonu çifti kendi kendilerini sıfırlayacaklardır.Cá Dĩa thành thục có hiện tượng tự bắt cặp với nhau.
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.Ông viết, Nhiều người trong số chúng ta gọi mình là "người tự do" (liberals).
Normanlar artık kendilerini Anglo-Norman olarak tanımlar olmuştur.Tiếng Norman tại Anh cuối cùng phát triển thành tiếng Anglo-Norman.
Hizmetkâr kızları olan, İras ve Charmiyan da kendilerini öldürürler.Người ta nói rằng bà đã được hộ tống bởi những người hầu của mình là Eiras và Charmion, họ cũng đã tự sát.
Kendilerini mecbur hissediyorlardı.Tôi thấy họ cũng tự trọng.
İkili daha sonra kendilerini hapishanede bulur.Cả hai sau đó đã rời khỏi nhà tù.
Agender (cinsiyetsiz) kişiler kendilerinin cinsiyetsiz olduğunu hissetmektedirler.Vài người pansexual cho rằng họ là người mù giới tính.
Pisagor'un öğrencileri kendilerini Pisagorcular olarak adlandırıyorlardı.Những người tham gia tổ chức của Pythagoras tự gọi mình là Mathematikoi.
Kate ona Jack'in kendilerini seks sırasında monitörlerden gördüğünü söyler.Rick nhận thấy Carter đang nhìn mình với ánh mắt giận dữ.
Onlar sadece kendilerini bizim yaptığımız gibi ifade etmekten çekiniyor.Gia đình đã đặt lòng tin vào tôi như chính tôi đặt ra cho mình.
Tarihçiler onu övme konusunda kendilerini hiç sınırlamamışlardır.Con người được cả thời đại tôn sùng chẳng buồn nhắc tới danh tiếng của mình.
Yeniçeriler birbirlerine çok bağlıydı, kendilerini birbirlerinin ailesi olarak görürlerdi.Ba người rất thân thiết với nhau, coi nhau như anh em một nhà.
Kendilerini yere fırlatmışlar ve üst üste düşmüşlerdir.地中に向けて放ち、奇襲を行った。
Yavrular çoğunlukla, kendilerini beslerler ve 20 gün içinde uçabilirler.雛は自ら餌を取ることが多く、孵化後20日以内に飛翔できるようになる。
Bunun sonucunda Lenin ve Stalin kendilerini olaydan uzak tuttular.そのためレーニンとスターリンはこの事件から距離をとろうとした。
Kendilerini iyi olarak görmeleri değerler yaratmalarını sağlar.面倒見のいい性格で主人公らの世話を焼いてくれる。
Karaylar ise kendilerinin Hazar kökenli olduklarını düşünmektedirler.またかるた部の部員達を「冴えない人」と思っている。
Ancak kendilerini diğer yapılardan ayıran ortak özelliklere de sahiplerdir.またそれぞれの大陸別に分かれた連盟にも属している。
Kendilerini herhangi bir kabileyle bağdaştırmazlar.主人公達との絡みは無い。
Kendilerini kaçınılmaz olan sona hazırlarlar.あえない最期を遂げる。
Kendilerini Nohçi (tekil Nohçi veya Nohço) olarak adlandırırlar.「にゃがたん」や「おもちねこ(餅のようにのびることから)」とも呼ばれる。
Ancak kendilerini bekleyen başka bir tehlike daha vardır.他の者は従ったに過ぎない。
Çünkü kendilerini güçlü oldukları için özel saymaktadırlar.なぜならば彼等自身がそれよりも偉いと考えているからです。
Gelen dalga fonksiyonu çifti kendi kendilerini sıfırlayacaklardır.夫婦の宣教師は全額自己負担となる。
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.但し入り口は眷者にしか見つけられず入る事が許されるのも眷者だけである。
Onlar, kendilerinin geleceğidir.これはかれらの高慢のゆえであろうと思われる。
Kendilerini yılana ya da kuşa çevirebilme yetenekleri vardır.ハツカネズミに変身する能力や飛行能力も持つ。
Kendilerini kayalıklardan denize atmalıydılar."かれらは崖から海に身投げすべきだった。