Burada kendilerini tamamen Baltık bölgesindeki paganlarla savaşmaya adadılar.Συμμετείχαν στις εκκαθαρίσεις των Αλβανών στην Πελοπόννησο.
Bu iki tip başkalarının çelişkilerini görmekte çok başarılı ama kendilerini tanımakta bir o kadar cahildirler.Οι δυο τους φαίνεται να τα πηγαίνουν καλά, παρά το ότι μόλις έχουν γνωριστεί.
"Toju" denilen söz ile kendilerini adlandırmamışlardır.Έχω συνηθίσει να λέω τα πράγματα με το όνομά τους.
Unipotent hücreler sadece bir hücre tipini, kendilerini üretebilirler .Τα βλαστοκύτταρα έχουν την ικανότητα να αναπαράγονται μόνα τους.
Diğer %34,7'si kendilerini herhangi bir dine mensup görmemektedir.Το υπόλοιπο 1,63% δεν έχει δηλώσει ότι ανήκει σε κάποια θρησκεία.
The Revival da kendilerinin masum olduğunu söylemişti.Ο ίδιος διακήρυξε την αθωότητά του.
Ama Avrupa'da bulunan pek çok soylu ve hükümdar kendilerini hala Kudüs Kralı olarak ilan etmislerdir.Οι ίδιοι οι ηγεμόνες των Αστουριών δεν αναφέρονται εξαρχής ως βασιλείς.
Kendilerini korumak için Türk rehineleri aldılar.Οι Τούρκοι αντιστάθηκαν για να κρατήσουν τα κεκτημένα.
Birçok insan kendilerini doğdukları eyalet ile tanımlar.Λίγα είναι γνωστά για την γέννηση.
20 Şubat 1907 tarihinde 2. Duma açıldığında Kadetler kendilerini zor bir durumda buldular.Όταν η Δεύτερη Δούμα συνήλθε στις 20 Φεβρουαρίου 1907, οι Καντέτ βρέθηκαν σε δύσκολη θέση.
Bunlar Bruce Lee'nin değil kendilerinin konseptleridir.Οι παραπάνω κανόνες του Μπουρλότ δεν είναι αυστηρά αυτοί και μόνο αυτοί.
Kendilerini avlayan türler büyük beyaz köpek balıkları ve katil balinalardır.Οι πρώτοι επισκέπτες ήταν φαλαινοθήρες και κυνηγοί θαλάσσιων ζώων.
Kendilerini Hırvat olarak tanımladıkları da görülür.Κάποιος θα μπορούσε ακόμη και να την χαρακτηρίσει άσχημη.
Ardından ikili kendilerini yeni bir hikâyede bulmuşlardır.Κατόπιν ακολουθούν άλλες δύο ιστορίες.
İkili daha sonra kendilerini hapishanede bulur.Για αυτό και οι δύο μένουν στη φυλακή.
Orada da kendilerini güvenli görmeyip birlikte serüvenli bir uzun yolculuğa başladılar.Έκατσαν και ξεκουραστηκαν από το μακρύ ταξίδι.
Kendilerini başkalarının yerine koyamaz ve başkalarını anlayamazlar.Να μη στρέφεται ποτέ προς άλλους ή προς εαυτόν.
Bir veya daha fazla Çin atası olan insanlar kendilerini denizaşırı Çinliler olarak görebilirler.Folk med en eller flere kinesiske forfædre kan betragte sig selv som oversøiske kinesere.
Bu arkadaş grubunun maceraları var, partileri atar, arkadaş edinir ve kendilerini ifade eder.I denne verden har gruppen af venner eventyr, kaste partier, få venner og være sig selv.
1944 yılında Asperger tedavi ettiği ve kendilerini sosyal bütünleşmede zorlak çeken dört çocuğu tanımlamıştır.I 1944 beskrev Asperger i sin praksis fire børn, der havde svært ved at integrere sig socialt.
Kendilerini Hırvat olarak tanımladıkları da görülür.De kaldte sig selv De opvakte.
Truva atları aslında sanılanın aksine virüs değillerdir çünkü kendilerini çoğaltamazlar.Heste derimod anses ikke for urene, fordi de ikke kan.
Biz, yalnızca fenomenleri değil fakat şeylerin bizzatihi kendilerini de bilebiliriz.Vi kan ikke erkende tingene-i-sig-selv, men kun tingene, som de fremtræder for os.
Kendilerini yılana ya da kuşa çevirebilme yetenekleri vardır.Han har også evnerne til at kunne transformere sig om til en varulv eller varbjørn.
Sofrada bıçak kullanılır ancak konukların kendi bıçaklarını kendilerinin getirmesi beklenirdi.Gæster havde egen kniv med; kun højt ærede gæster fik en kniv af værten.
Cuma sabahı uyandıklarında Tess ile Anna kendilerini birbirlerinin bedeni içinde bulurlar.Næste dag vågner Tess op i Annas krop og Anna op i Tess krop.
Kendilerini Cehennem Ateşi Kulübü olarak adlandırmadılar.De kaldte sig Kameratklubben.
Kendilerini kaçınılmaz olan sona hazırlarlar.Infinitiv I slutter på -i.
Kate ona Jack'in kendilerini seks sırasında monitörlerden gördüğünü söyler.Herefter har de sex, mens Jack kan se dem på overvågningskameraerne.
Yorklular böylece kendilerini toplayıp yeni bir düzene girerler.Banden møder hinanden igen, og skal planlægge en ny plan.
Kendilerini saklayabilseler.")You can be sure of that.")"
İkili daha sonra kendilerini hapishanede bulur.Hun opsøgte dem begge, da de bagefter sad i fængsel.
Bosnalılar kendilerini savundu, fakat başarıları çok da azdı.Deres bueskytter klarede sig bedre, men med ringe resultat.
Yolda gelirken içlerinden biri kendilerini rahat ettirecek bir yol bulur.Efter at de er kommet i vandet, finder de et bræt at lægge sig op på.
Bu kardeş şirketler büyük oranda kendi kendilerini yürütmektedirler.Datterselskaberne bliver ofte drevet selvstændigt.
Şirket için tek bir film daha yaparlarsa kendilerini bağlayan bir şey kalmayacaktı.En anden kendt sang fra filmen er Der er ingen bånd der binder mig.
Kendilerini besleyebilecek duruma gelene kadar anneleri onları 2-3 ay besler.Hannen passer ungerne, indtil de kan klare sig selv efter 2-3 uger.
Fakat gece, hemen kendilerini toplamışlar daha ciddi tedbirler almışlardı.I løpet av natten trakk finnene seg tilbake.
Unipotent hücreler sadece bir hücre tipini, kendilerini üretebilirler .Unipotente celler, kan produsere én celletype, sin egen.
Arafat ve Ebu Cihad başarılı bir kurtarma harekâtı düzenleyemedikleri için kendilerini suçlamışlardır.Arafat og Abu Jihad klandret seg selv for at de ikke hadde organisert en vellykket redningsoperasjon.
1944 yılında Asperger tedavi ettiği ve kendilerini sosyal bütünleşmede zorlak çeken dört çocuğu tanımlamıştır.I 1944 beskrev Asperger fire barn fra sin praksis som hadde vansker med sosialt samspill.
Yavrular çoğunlukla, kendilerini beslerler ve 20 gün içinde uçabilirler.Ungene finner som regel maten selv og er i stand til å fly 20 dager etter klekking.
Bütün Bizans İmparatorları kendilerini Roma İmparatoru olarak görüp nitelendirmişlerdir.Alle bysantinske keisere så på seg selv som romerske keisere.
1804 yılında arşidükler kendilerini imparator ilan ettiler.I 1804 erklærte han seg selv som keiser.
Ancak Giritlilerin bu dönemde kendilerini ne olarak adlandırdıkları bilinmemektedir.Det er ikke kjent hva hattianerne kalte seg selv.
Hem kendilerinin, hem de kadıların verdikleri hükümlerin infazında görevlidirler.Det gjaldt både for enkeltindivider og for samer og kvener som folkegrupper (folk).
Tehlike anında ya kendilerini toprağa uzanarak saklar ya da kaçarlar.Eller for å gjemme seg eller flykte fra noe.
Kendilerini kaçınılmaz olan sona hazırlarlar.Etter hvert er den ugjenkallelig slutt.
Kendilerini güç verilmişler olarak tanımlamaktadır.De oppfatter seg sjøl som sterke autoriteter.
İki genç de yaşadıkları için kendilerini çok şanslı hissediyorlardı.De ble trolovet mens de begge var svært unge.
Kendilerini onlarla kirletme korkuları vardı.De var bare for redde til å stå frem.
Böylece yola çıkanlar kendilerini öncü olarak görmelidir.Dere blir enige om hvem som først skal lete (og som skal stå og telle).
20 Şubat 1907 tarihinde 2. Duma açıldığında Kadetler kendilerini zor bir durumda buldular.Før det andre dumavalget i 1907 var Kadettene i en vanskelig posisjon.
Ayrıca Gafarlılar, kendilerinin Torun Avşarı olduğunu söylüyorlar.Vigsleren skal deretter forklare at de er ektemaker.
Buduqlular ise kendilerini "budad" adlandırıyorlar.De kaller seg selv ayüükj'ä'äy.
Kendilerini Cehennem Ateşi Kulübü olarak adlandırmadılar.De kalte seg Kameratklubben.
Normanlar artık kendilerini Anglo-Norman olarak tanımlar olmuştur.De omtales derfor også som anglo-normanske.
İldeki insanların büyük kısmı kendilerini İsveçli olarak değil Norrbottenli olarak tanımlarlar.Imidlertid var disse forfatterne i realiteten mer danske enn norske.
Silahları olmayan halk, kendilerini savunamaz duruma gelir.Enkelte ikke-dødelige våpen er brukt av sivile å bruke for å forsvare seg.
En son kendilerinin imza pozlarını attılar.Det siste bindet er signert med hennes eget navn.