Kendilerini saklayabilseler.")Ők üldözték saját magukat.)
Yavrular kendilerini beslerler.A kicsik már maguktól táplálkoznak.
Özellikle Koreli sanatkarlar sedef kakma sanatında kendilerini geliştirmişlerdir.A szíjgyártó mesterségek különösen a hajdúböszörményi mesterek kezén fejlődött művészivé.
Daha önce, araştırmacılar kendilerini "doğal filozoflar" olarak adlandırıyorlardı.Ezért nevezik e kor gondolkodóit természetfilozófusok néven is.
Biz, yalnızca fenomenleri değil fakat şeylerin bizzatihi kendilerini de bilebiliriz.Nem pusztán nem vagyunk gondolkodó lények, hanem önmagunkat sem ismerjük.
Öte yandan kişilerin kendilerini savunma hakları da vardır.Az áldozatoknak joguk van ehhez.
Savaşçı olmayanlar kendilerinin yaratmadıkları bu koşullarda mağdur edilmemelidir.Az osztályok nem léteznek az őket alkotó dolgok nélkül.
Onlar sadece kendilerini bizim yaptığımız gibi ifade etmekten çekiniyor.Szükségünk van arra, hogy olyannak fogadjanak el bennünket, amilyenek vagyunk.
Kendilerini Cehennem Ateşi Kulübü olarak adlandırmadılar.Élőhelyeiken tűzbogaraknak, vagy tűzlegyeknek nevezik őket.
Kendilerini 1980'lerin sonundan beri görebiliriz.Kialakulása a 80-as évek végére tehető.
Tehlikeyi sezdikleri durumlarda, kendilerini derhal kumun içine saklayabilirler.Ezek segítségével a hörcsög veszély esetén pillanatok alatt elbújhat.
Kendilerini korumak için Türk rehineleri aldılar.A törököket a velenceiek űzték el.
Kendilerini vücut ölçüleriyle kanıtlamaya ve sevdirmeye çalışırlar.Saját lényükre-testükre szabják és továbbadják.
Müslüman Gürcüler kendilerini Gurci (გურჯი) olarak fade etmeyi yeğlediler.A spanyol nemesek ehelyett protekcionizmust szerettek volna.
The Revival da kendilerinin masum olduğunu söylemişti.Breivik közölte, hogy szerinte áldozatai nem voltak ártatlanok.
Dharanilerin kendilerini zikreden kişileri kötü etkiler ve felaketlerden koruduğu kabul edilir.A dharma gyakorlói megtanulják felismerni és elkerülni a negatív gondolatokat és cselekedeteket.
Ayrıca bir Tümen de kendilerinin göndermeleri için Fransızları ikna edeceğini ilave ediyordu.Meggyőződése volt továbbá, hogy franciaként kötelessége a szabadságeszmék terjesztése.
En son kendilerinin imza pozlarını attılar.Feladták neki az utolsó kenetet.
Badıllılar kendilerini ifade ederken, Badıllı ismini kullanmalıdırlar.Akkor használjuk, ha az igét melléknévként akarjuk használni.
Kadınlar da bazen kendilerini savunmak için elbiselerinin içinde tanto taşırlardı.Az asszonyok gyakran ruháik alá rejtették gyermekeiket.
Buna ihtiyacı yoktu – çünkü doğru koşullarda hikayeler kendi kendilerini ekerek harekete geçiyordu.”Hänen ei tarvinnut – koska, oikeissa olosuhteissa, tarinat aktivoituivat kylväen itse itsensä."
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.Hän ja muut salaliittolaiset pitivät itseään "vapauttajina".
Pekariler köpek dişlerini kendilerini savunmak için kullanır.Diskomyrkkyluikero käyttää hampaitaan puolustautumiseen.
Dört adam kendilerini güverteye bağlayarak hayatta kalırlar.Neljä miestä juuri ja juuri selviytyvät myrskystä köytettyään itsensä kiinni alukseen.
İster Şeytana ister Tanrıya inansınlar onlar kendilerini geri çekme nedenleridir."God... damn you all to hell!» »Jumalan tähden, olen palannut kotiin...
Kendilerini besleyebilecek duruma gelene kadar anneleri onları 2-3 ay besler.Vanhemmat ruokkivat niitä vielä 2–3 viikkoa tämän jälkeenkin.
Ama basit bir görevin ters gitmesi sonucuyla kendilerini birden düşmanla savaşırken bulurlar.Kun teet jotain tuollaista, hankit itsellesi ainoastaan vihollisia...
Muhafızlar, kendilerini Pan-Arap, anti-Siyonist ve anti-emperyalist olarak tanımlar..Joukkueen kannattajat pitävät itseään antifasisteina, antirasisteina ja antiseksisteinä.
Kendilerini başkalarının yerine koyamaz ve başkalarını anlayamazlar.Elä omaa elämääsi, älä muiden.
Fakat birden kendilerini başka bir sahilde bulmuşlardır ve fırtına artık kesilmiştir.Silloin ne on hylätty, ja uusi kenttä on tehty muualle rannan tuntumaan.
Cuma sabahı uyandıklarında Tess ile Anna kendilerini birbirlerinin bedeni içinde bulurlar.Seuraavana aamuna Anna ja Tess huomaavat kauhukseen siirtyneensä toistensa ruumiisiin.
Yıllar önce kendi dünyalarından kaçmak zorunda kalan masal kahramanlarını kendilerini dünyada bulurlar.Pian he joutuvatkin hirviöiden omaan maailmaan, josta heidän täytyy paeta.
Bu öğrenciler kendilerini "Dumbledore'un Ordusu(DO)" olarak adlandırırlar.Bauhausin opiskelijat nimittivät häntä ”Bauhausin Buddhaksi”.
Özellikle Koreli sanatkarlar sedef kakma sanatında kendilerini geliştirmişlerdir.Sinettien veistäminen kehittyi omana taiteenlajinaan.
Bu sefer kendilerini resmen Floransa Dükü ilan ederek Medici hanedanını kurdular.Sen seuraajaksi perustettiin Medicin suvun hallitsema Firenzen herttuakunta.
Şirket için tek bir film daha yaparlarsa kendilerini bağlayan bir şey kalmayacaktı.Elokuvilla ei kuitenkaan ole muuta yhteistä kuin tuotantoyhtiö.
Farklı kişiler ve gruplar kendilerini sosyalist ve sosyalist karşıtı olarak tanımladılar.Attīstībai/Par! kuvaili itseään talous- ja sosiaaliliberaaliksi.
Buduqlular ise kendilerini "budad" adlandırıyorlar.Huasteekit kutsuvat itseään nimellä teenek.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.He ovat pitäneet kiinni näistä uskomuksista voidakseen pelotella niillä itseään.
Kendilerini ifade etmekte zorlanır, hatta bazı eşcinsel bireyler yaşamı boyunca kendini asla ifade edemez.Leikkauksen jälkeen nainen ei pysty tuntemaan kovin paljon seksuaalista nautintoa koko loppuelämänsä aikana.
Kendilerini Cehennem Ateşi Kulübü olarak adlandırmadılar.Niitä alettiin kutsua simpukkapuhelimiksi.
Diyarbakır Emiri gibi diğer vali emirler de kendilerini bağımsız ilan ettiler.Muuallakin maakuntaneuvostoja julistautui itsenäisiksi.
Sıradan insanların kendilerini sıra dışı durumların içinde bulduğu konsept ağırlık kazanmaktadır.Millaista on tavallisten ihmisten arki epätavallisessa ympäristössä?
Filmde kendilerini canlandırdılar.Hän esitti elokuvassa itseään.
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.Ο ίδιος και οι σύντροφοί του αυτοαποκαλούνταν «απελευθερωτές» («Liberatores»).
Onlar sadece kendilerini bizim yaptığımız gibi ifade etmekten çekiniyor.Απλά δε τολμούν να εκφραστούν όπως εμείς.
Ayrıca kendilerini özellikle seçilmiş insanlar olarak görmekteydiler, "dünyadaki tek gerçek insanoğulları".Επίσης, θεωρούσαν τους εαυτούς τους εκλεκτούς και ως "τα μόνα αληθινά ανθρώπινα όντα της Γης.".
Yahudi milliyetçiler kendilerini Amerika’nın kurtardığını düşünüyor.Οι Εβραίοι εθνικιστές πιστεύουν ότι το έθνος τους σώθηκε από τις ΗΠΑ. . .
İnsanlar kendilerini köle olarak satabilirlerdi.Άλλοι πωλούνταν ως δούλοι.
Ayrıca birçok fizikçi, kimyager ve mühendis kendilerini malzeme biliminde çalışırken bulurlar.Επίσης πολλοί φυσικοί, χημικοί αλλά και μηχανικοί εργάζονται σε εφαρμογές της επιστήμης των υλικών.
Daha önce, araştırmacılar kendilerini "doğal filozoflar" olarak adlandırıyorlardı.Μέχρι και μετά την Αναγέννηση, οι άνθρωποι που ερευνούσαν τη φύση αυτοαποκαλούνταν «φυσικοί φιλόσοφοι».
Dürzîler, kendilerini Arap ırkından sayarlar.Αχ, θα σε κλέψω μέσ' απ' την Αραπιά.
Bu öğrenciler kendilerini "Dumbledore'un Ordusu(DO)" olarak adlandırırlar.Η ομάδα πήρε τον τίτλο "Στρατός του Ντάμπλντορ".
Hindistan nüfus sayımlarında bu dinin takipçilerinin büyük çoğunluğu kendilerini Hindu olarak tanıtmıştır.Στις απογραφές της Ινδίας, ωστόσο, η πλειοψηφία των οπαδών της δηλώνει ως θρήσκευμα τον ινδουισμό.
Biz, yalnızca fenomenleri değil fakat şeylerin bizzatihi kendilerini de bilebiliriz.Γνωρίζουμε μόνον εμφανίσεις, όχι τα πράγματα καθεαυτά.
Genç kızlar çıldırıp kendilerini asmaya başlarlar.Τα κορίτσια τρελαίνονται όταν τον βλέπουν.
Daha sonra 1569 yılında kendilerini Toskana Grandükü ilan ettiler.Το 1569 ανακήρυξε το μεγάλο δουκάτο της Τοσκάνης.
Kendilerini saklayabilseler.")Ο σώζων εαυτόν σωθήτω!").
Ancak heterodoks kabul edilen gruplar kendilerini heterodoks değil, aksine ortodoks (sahih) görürler.Ωστόσο κάποιοι αγνωστικιστές δεν είναι μη θεϊστές αλλά μάλλον αγνωστικιστές θεϊστές.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Γραπώθηκαν από αυτές τις πληροφορίες σε μια προσπάθεια να τρομάξουν τους εαυτούς τους.