Kendilerini mecbur hissediyorlardı.Mi si era imposta.
Bu kurula katılıma kendilerinin seçeceği kişilerin de katılmasını zorlamak isterler.Saranno poi i membri stessi del partito a chiedergli di aderire.
Kendilerini küçük bir odada buldular.Они очутились в небольшом помещении.
Melekler ise Allah kendilerini onun gibi yaratmadığı için şükrederler ve bir kez daha secdeye giderler.Только ангелы (малаика) лишены воли и беспрекословно подчиняются Богу.
Kendilerini tanıyorlar.Знают они сами.
Bunlar suda çözündükleri zaman kendilerini meydana getiren iyonlara ayrışır.Когда они находили источники воды, то говорили об этом едущим за ними людям.
Badıllılar kendilerini ifade ederken, Badıllı ismini kullanmalıdırlar.Голтянцы настаивали на сохранении их названия.
İlk gelen gruplar kendilerinin tüm yiyeceklerini yetiştireceklerini bilmiyorlardı.Из прежних царей ни один не знал местонахождение (стелы) своих „лесных воинов“.
Kendilerini iyi olarak görmeleri değerler yaratmalarını sağlar.Также они обладают и хорошим зрением.
Onlar, kendilerinin geleceğidir.Их наследниками были Ги (ум.
Atanmışlar ise seçilmişlere baskı yaparak kendilerinin kalıcılığını sağlarlar.Они продолжают исполнять свои обязанности вплоть до избрания их преемников.
Onlar kendilerini Yüce ve Ulu Allah'ın huzuruna giriyor ve Görünmeyen'i görüyor saymalıdırlar.هوش در دم — ум в дыхании) — ощущение близости Аллаха; «Назар дар-кадам» (перс.
Dharanilerin kendilerini zikreden kişileri kötü etkiler ve felaketlerden koruduğu kabul edilir.Дхарани также считаются защищающими того, кто повторяет их, от дурных влияний и бедствий.
Bu metinerde karakterler birbirleriyle konuşmaz, bir diyalog üretmez, doğrudan kendilerini seyirciye anlatır.Личный, я бы сказал неофициальный, разговор со зрителем.
Bu fonksiyonların kendilerinin elemanları oldukları bir üst-sistem yoktur.На них нет операционной системы как таковой.
Kendilerini kaçınılmaz olan sona hazırlarlar.Примечания к The Inevitable End.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Они держались за эту информацию, как за что-то такое, чем сами себя пугали.
Kendilerini yere fırlatmışlar ve üst üste düşmüşlerdir.Устрашив и этих, они стали отступать в землю нёвров.
Fakat halk ibadetlerini ve kendilerini Yahudiliğin bir mirası olduğunu kabul eder.Все они вызывали у своих сверстников восхищение и добрую зависть».
Grup içinde, konuşmayı severler, kendilerini öne çıkarırlar ve ilgi çekerler.В группах они любят говорить, привлекать к себе внимание и чувствуют себя уверенно.
Kendilerini okulun içine hapsetmekten başka çareleri yoktur.Ему ничего не остаётся делать, как оставаться в тюрьме.
Kampta erkek kardeşler Pete ve Mich (ki kendilerinin çalışır durumda bir tankları mevcuttur) yer almaktadır.Ба вырос в Приморской Сене вместе с семью братьями и сестрами.
En son aşamada ise kendilerinin tasarladıkları kaykay parklarını geliştirdiler.Пуджари покинули Вриндаван, забрав с собой мурти, которым они поклонялись.
Kendilerini mecbur hissediyorlardı.С ними приходилось считаться.
Doktor ve Bill, kendilerini 1814 Londra'sında donmuş Thames Nehri'nin üstünde bulur.Доктор и Билл оказываются в Лондоне 1814 года посреди морозной ярмарки на Темзе.
Yeşil giyimleriyle kendilerini belli ederler.Одеваются в зеленные одежды.
30 Mayıs'ta The Usos, kendilerini yenebilecek bir takımın olmadığını söyledi.На шоу SmackDown за 30 мая Усо заявили, что больше нет ни одной команды, способной их победить.
Ayrıca Gafarlılar, kendilerinin Torun Avşarı olduğunu söylüyorlar.По мнению своих же соратников, настоящий ублюдок.
Kutsal Roma imparatorları kendilerini Roma imparatorluk mirasının mirasçısı olarak görmekteydiler.Несколько государств считало себя наследниками Римской империи.
Tarihsel Acara bölgesi halkı, kendilerini Acaralı (Acareli) olarak adlandırır.И селам, в которые они переселялись, давали те же имена.
Kendilerini tebrik etmeyi borç biliriz..С чем себя и поздравляю.
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.Свод их обрушился, и остались только одни столбы.
Yaşayan insanlar kendilerini göremezler.Обычные люди не способны их видеть.
Bu daha çok işçilerin kendilerini karla ilgili olarak algılamasını sağlamıştır.Он не раз признавался друзьям, что думает о суициде.
Kendilerinin ayrıca Miryam isminde bir kız kardeşleri bulunmaktadır.Шәймәрдәнов, Miŋnullin) — фамилия; имеет женскую форму Шаймарданова.
Rusya'daki diğer Müslüman halklar da kendilerini cumhuriyet olarak ilan etti.Чешские зрители увидели Россию такой, какая она есть.
Kahverengi Ajah üyeleri kendilerini bilgi ve araştırmaya adar.Коричневые сёстры посвятили свою жизнь поиску и сохранению знаний.
Bu kuş türü utangaçtır ve kendilerini gizli tutmaya çalışırlar.В этот период птицы молчаливы и ведут себя скрытно.
Ted Danson ve Mary Steenburgen de zaman zaman dizide kendilerini canlandırdılar.Актёры Тед Денсон и Мэри Стинбёрген появлялись в эпизодах в роли самих себя.
Bu yarışma kendilerinin ikinci büyükler düzeyinde yarışmasıydı.На взрослом уровне эти были всего лишь вторые её соревнования.
Yavrular çoğunlukla, kendilerini beslerler ve 20 gün içinde uçabilirler.Птенцы, как правило, способны сами себя прокормить, а летать могут уже к 18 дням жизни.
Bunlar Bruce Lee'nin değil kendilerinin konseptleridir.Ересь не в мнениях г. Арно, а в самой его личности.
Kendilerini "Cekad" (Türkçe: Cekli) adlandırıyorlar.Они также называли себя «турками».
Kendilerini ve ailelerini gereği gibi koruyamazlar.Напарник и его приближённые были для них недосягаемы.
Buduqlular ise kendilerini "budad" adlandırıyorlar.Хаббасовы сами называли себя «нелюдями».
Zengin kesimin buna dayalı olarak kendilerini geri tutmaları bu modelin gerçekleşmesi için şarttı.Для полноценности модели мы требуем, чтобы это свойство выполнялось.
Tehlike anında ya kendilerini toprağa uzanarak saklar ya da kaçarlar.При опасности бегут вверх по склону или прячутся.
Öyküde yer alan kişiler filmde kendilerini oynamıştır.Все актёры в фильме сыграли сами себя.
Kendilerini koruma amaçlı saldırabilirler.Может быть то, как они играли в защите.
Gelen dalga fonksiyonu çifti kendi kendilerini sıfırlayacaklardır.Через толкательные движения партнёры будут отталкиваться друг от друга.
Organizasyonlar, kararlar yoluyla kendilerini üreten sistemlerdir.Она желает устанавливать правила сама.
Oyuncular, yönetmenin ölümünden kendilerini sorumlu tutarlar.Но рассказывать о преступниках — долг режиссёров.
Silah boş olduğundan üç öğrenci kurtuldu ve kendilerini sınıfa kilitlediler.Некоторые ученики вместе с учителями забаррикадировались или заперлись на ключ в классах.
Ancak bu yıllarda Osmanlı toplum yapısındaki değişiklikler kendilerini oldukça aktif kılmıştır.Но негативное мнение об этих людях изменилось очень быстро.
Freeganizm akımının üyeleri kendilerini Freegan olarak tanımlamaktadırlar.Догхантеры считают себя волонтёрами.
Kendilerini kayalıklardan denize atmalıydılar."كما يجب إلقاء أنفسهم من أعلى الصخور إلى البحار. "
Bazıları kendilerini eğitir; diğerleri pilotlar veya havayollarının sunduğu kurslara katılmaktadırlar.يثقف بعض من الناس انفسهم ويحضر البعض الآخر دورات يقدمها الطيارين او شركات الطيران.
Arap Vatandaşlar kendilerini yerli halk olarak görürler .المواطنين العرب يعتبرون أنفسهم من السكان الأصليين.
Bazı Moravyalılar kendini etnik olarak ayrı bir grup olarak görse de kimileri kendilerini Çek olarak tanımlar.بعض المورافيين يعتبرون أنفسهم تركيبة عرقية مختلفة عن التشيك بينما البعض الآخر يعتبرون أنفسهم تشيكيين.
Kimi kaçmak için kendilerini surlardan atmıştır.وأوى اليهم من يجاورهم من النصارى.