Ana içeriğe geç
Sözlük

kendilerini ile cümle

kendilerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Kendilerini Allah'a teslim etmiş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi.Möge Gott die Juden verfluchen, (denn) sie haben die Gräber ihrer Propheten in Gebetstätten verwandelt.
Bunlar suda çözündükleri zaman kendilerini meydana getiren iyonlara ayrışır.Als diese sich darüber beschwerten und eine andere Bemalung verlangten, tat er dies mit wasserlöslicher Farbe.
Kendilerini yere fırlatmışlar ve üst üste düşmüşlerdir.Dadurch wurden die Böden der Warften aufgeweicht und senkten sich.
Bir zamanlar kendilerini Aseuluk olarak adlandıran yaklaşık 200 kişilik İnyupik grubunun kışlık eviydi.Ursprünglich war King Island die Winter-Heimat von etwa 200 Inupiat, die sich selbst Aseuluk nannten.
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.Sie liegen dem Substrat vollständig (resupinat) auf und sind fest mit diesem verwachsen.
İlk gelen gruplar kendilerinin tüm yiyeceklerini yetiştireceklerini bilmiyorlardı.Dort sind sie nicht als First Nation anerkannt, doch bemühen sie sich darum.
Tarihsel Acara bölgesi halkı, kendilerini Acaralı (Acareli) olarak adlandırır.Wohnstättennamen gehen von einem Merkmal der Wohnstätte aus.
Bedeviler, kendilerinin ve hayvanlarının su ihtiyaçlarını çölde açılmış su kuyularından karşılarlar.Die Serpents verehren den Gott des Wassers und der Stürme Yatholen.
Kendilerini Cehennem Ateşi Kulübü olarak adlandırmadılar.Sie werden auch als Feuerwehrolympiade bezeichnet.
Hem kendilerinin, hem de kadıların verdikleri hükümlerin infazında görevlidirler.Die Opferstücke dienten den amtierenden Kohanim und ihren Familien zum Unterhalt.
Bundan Mısırlı büyücülerde etkilendi ve kendilerini iyileştiremediler.Diese wird durch Magie übertragen und ist durch diese nicht heilbar.
Öte taraftan "Umman İbadileri" kendilerinin Haricîler'in bir dalı oldukları savını kabul etmemektedirler.Jemandes Entschuldigungen nicht annehmen, der zugibt, dir Unrecht getan zu haben.
Fakat gece, hemen kendilerini toplamışlar daha ciddi tedbirler almışlardı.Die in der Nacht gesammelten Spenden werden an Bedürftige verteilt.
Kendilerini saf kan Osmanlı olarak nitelemektedirler.Auch werden deren Heiligtümer abwechselnd verehrt.
Freeganizm akımının üyeleri kendilerini Freegan olarak tanımlamaktadırlar.Die Mitglieder einer Freischar werden als Freischärler bezeichnet.
Öte yandan kişilerin kendilerini savunma hakları da vardır.Die wenigen Betroffenen hätten aber dennoch ein Selbstverteidigungsrecht.
Kendilerini tanıyorlar.Man kennt sich.
Almanlar ise ellerinden geldiğince kendilerini savundular.Wie wir Deutschen uns selbst entdeckten.
Kendilerinin temsilci olarak seçilmesi grup üyeleri tarafından bir sürpriz olarak nitelendi.Seine Ernennung in dieses Amt kam für politische Beobachter überraschend.
Kendilerini tebrik etmeyi borç biliriz..Geben Sie meine Grüße an...
Kendilerini güç verilmişler olarak tanımlamaktadır.Er lässt sich somit als der Mächtige erklären.
4 Haziran SmackDown programında ikili, dışlanmış olduklarını ve kendilerinin bir aile olduğunu söyledi.Am 4. Juni hielten die beiden bei SmackDown eine Promo, in der sie verkündeten, eine Familie zu sein.
Kınalıklılar kendilerini Nuh peygamberin soyundan olanlar gibi sayıyorlar.23,9), als er die Betrügerei der Priester und Propheten sah, die sich vom HERRN abgekehrt hatten.
Organizasyonlar, kararlar yoluyla kendilerini üreten sistemlerdir.Wie sich Organisationen von selbst organisieren.
Bu iki vezir kendilerini pek gösteremediler.Die beiden verstanden sich nicht (mehr).
Yavrular kendilerini beslerler.Die Larven ernähren sich von Pilzen.
Ayrıca kendilerini korumaları için arkadaşlarına düello eğitimi verir.Außerdem lernt er seinen Hundeführer zu beschützen.
Ancak Giritlilerin bu dönemde kendilerini ne olarak adlandırdıkları bilinmemektedir.Unklar ist aber, seit wann die Zimbern sich selbst als solche bezeichnen.
Böylece yola çıkanlar kendilerini öncü olarak görmelidir.Sie sind voneinander entfernt vor dem Vorderrand der Augen eingelenkt.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Sie graben ausgedehnte Baue, in denen sie den Tag verbringen.
Onlara kendilerini esirlikten kurtaracağına da söz verir.Auch verspricht sie, ihr Volk vom Heidentum zu befreien.
Şirket için tek bir film daha yaparlarsa kendilerini bağlayan bir şey kalmayacaktı.Wenn es nach mir ginge, würde er keinen einzigen Film mehr gestalten.
Konuklar kendilerini Anakin'in annesi Shmi Skywalker'a tanıtırlar.Der Planet ist die Heimatwelt von Anakin und seiner Mutter Shmi Skywalker.
Buna ihtiyacı yoktu – çünkü doğru koşullarda hikayeler kendi kendilerini ekerek harekete geçiyordu.”Er „mißlingt, weil die Story sich in ihren eigenen Wirrungen verzettelt“.
İkili daha sonra kendilerini hapishanede bulur.Die beiden küssen sich schließlich vor dem Gefängnis.
"Birth of a Nation" filmi ile kendilerini bildirmişlerdir.Dabei ging es um die unterschiedliche Bewertung des Films „Birth of a Nation“.
Yeni Zelandalılar kendilerini topladıktan sonra tekrar saldırdılar.Die Spanier sahen sich nach erneuten Angriffen gezwungen, sich einzugraben.
İki genç de yaşadıkları için kendilerini çok şanslı hissediyorlardı.Beide waren schon als Junioren erfolgreich.
Ancak heterodoks kabul edilen gruplar kendilerini heterodoks değil, aksine ortodoks (sahih) görürler.Vereine sind jedoch aus Sicht der Akteure nicht homogen, sondern heterogen.
Kendilerini kültürel ve tarihsel olarak İdil Bulgarlarının torunları olarak görürler.Sie betrachten sich kulturell und historisch als Nachfolger der Wolga-Bolgaren, was aber fraglich ist.
Yaptıkları yuva sadece kendilerinin girebileceği kadar bir açıklık içerir ve serttir.Sie komme aber nur in die hell erleuchteten Wohnstätten und bringe ihnen Glück fürs kommende Jahr.
Şairler kendilerini toplumun sözcüsü olarak tanımlamışlardır.Der Dichter gibt zu, dass er selbst zu dieser Gesellschaftsschicht gehört.
Kendilerini pembe giyimleriyle belli ederler.Alle bewundern ihr rotes Kleid.
Haltercilerin ilgili daldaki en iyi kaldırışlarının toplamı kendilerinin final skorunu belirledi.Die Listen der im Süden zu Ermordenden führte Best vermutlich persönlich.
Ancak kendilerini kısa vadede Kıbrıs’ta buldular.Sie fanden sich in kurzzeitigen Projekten zusammen.
Kendilerini onlarla kirletme korkuları vardı.Sie hatten zum einen Angst selbst beschuldigt zu werden.
Birçoğu mükemmel cinayeti işlemeye kendilerini adamışlardır ve asla yakalanamayacaklarını düşünürler.Manche nehmen generell eine absolute Fixschuld an und meinen, die Arbeit könne nie nachgeholt werden.
Oynayan oynamayan bütün arkadaşlar kendilerini hazır tutmaya çalışıyor.Spieler, die ihren Tipp nicht erfüllen konnten, bleiben stehen.
Kendilerini Hırvat olarak tanımladıkları da görülür.Daher bezeichnen sie sich selbst als Aliden.
Bunlar Bruce Lee'nin değil kendilerinin konseptleridir.Die Seele dieses Kabinetts war indessen nicht er, sondern Jules Malou.
Kendilerinin ayrıca Miryam isminde bir kız kardeşleri bulunmaktadır.Die Einwohner werden Miribelain(ne)s genannt.
Strabo’ya göre, Pisidia halkı olan Termessos sakinleri kendilerini Solymi olarak çağırırlardı.Huber zufolge konnten die Erbkaiserlichen sie als Ermutigung empfinden.
Güney Amerika'ya Avrupa'dan göç etmiş olan uluslarla kendilerinin bir farkları olmadığını düşünmektedirler.Die Menschen, die voller Hoffnungen nach Südamerika ausgewandert waren, hatten nun keine Perspektiven mehr.
Dört adam kendilerini güverteye bağlayarak hayatta kalırlar.Alle vier Mann an Bord ertranken.
"İnsanlar bunu kendilerini iyi hissetirmek için, diğer insanları ve de kendilerini güldürmek için yapıyor."Sie bringt andere durch ihre Missgeschicke zum Lachen und kann auch gut über sich selbst lachen.
Kendilerini genellikle Amerikan federal hükümeti adına çalışan ajanlar olarak takdim ederler.Ils se présenteraient le plus souvent comme des agents travaillant pour le gouvernement fédéral américain.
Kadınlar Tamino’ya onu kendilerinin kurtardığını söylerler.Les trois dames révèlent à Tamino qu'elles lui ont sauvé la vie.
Grup içinde, konuşmayı severler, kendilerini öne çıkarırlar ve ilgi çekerler.En groupe ils aiment parler, s'affirment et attirent l'attention à soi.
Bunların birçoğu kendilerini çocuklara veya engellilere adamış olanlardır.La plupart d'entre eux venaient de milieux pauvres ou en difficulté.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Mais ceux-ci tombent sur un orphelinat en plein jour de portes ouvertes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod