Daima koruma olmadan gidenler insanlar ve kendilerine zarar veriyorlar.Chi si espone ripetutamente senza protezioni, subisce danni.
Daima koruma olmadan gidenler insanlar ve kendilerine zarar veriyorlar.Nếu mọi người đến đó nhiều mà không dùng biện pháp bảo vệ nào Họ đang tự hủy hoại bản thân mình
Daima koruma olmadan gidenler insanlar ve kendilerine zarar veriyorlar. Siz de onlardan biri olmayın.Najbardziej narażone na uszkodzenia słuchu są osoby nie stosujące żadnych zabezpieczeń.
Daima koruma olmadan gidenler insanlar ve kendilerine zarar veriyorlar.שאר האנשים נחשפים כל הזמן ללא שום הגנה,
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Acești oameni își pierd independența.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Arra gondolok, hogy ezek az emberek elveszítik önállóságukat.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Ces gens perdent leur indépendance.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Ci ludzie tracą niezależność.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Die mensen verliezen hun onafhankelijkheid.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Diese Menschen verlieren ihre Unabhängigkeit.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Es decir, esas personas pierden su independencia.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.제가 하고 싶은 말은, 그분들은 그들의 독립성을 잃었습니다
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Myslím tým, že tí ľudia strácajú nezávislosť.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Představte si, že tito lidé ztratili svoji nezávislost.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Quero dizer, estas pessoas perdem a sua independência.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Queste persone perdono la propria indipendenza.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Ti ljudje so namreč izgubili svojo samostojnost.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Ý tôi là, những người đó đã mất cuộc độc lập.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Αυτοί οι άνθρωποι χάνουν την ανεξαρτησία τους.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Такі люди втрачають свою незалежність.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Тези хора са загубили своята независимост.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.Я имею в виду, что такие люди теряют свою автономность.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.כלומר, אנשים אלה מאבדים את עצמאותם.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.أعني أنّ هؤلاء الناس يفقدون استقلاليّـتهم.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.他人に依存することになります
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Adoro disegnare i pesci delle profondità oceaniche perché sono talmente brutti, ma belli a proprio modo.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Eu adoro desenhar peixes abissais, porque eles são tão feios, mas belos de uma maneira muito própria.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Ik teken heel graag diepzeevissen, omdat ze zo lelijk zijn, maar op hun eigen manier mooi zijn.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Îmi place să desenez peștii din adâncul mării pentru că sunt atât de urâți, dar frumoși în felul lor.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.J'adore dessiner les poissons des profondeurs, parce qu'ils sont tellement laids, mais beaux à leur manière.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Me encanta dibujar peces de aguas profundas porque son tan feos y a la vez hermosos a su manera.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Szeretek mélytengeri halakat rajzolni, mert annyira csúnyák, de gyönyörűen a maguk módján.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Uwielbiam rysować ryby głębinowe, bo są takie brzydkie, a jednocześnie piękne na swój sposób.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Zbožňuji kreslení ryb z velkých hloubek, protože jsou tak ošklivé, ale svým vlastním způsobem krásné.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Обичам да рисувам дълбоководните риби, защото те са толкова грозни, но красиви по свой собствен начин.
Derin deniz balıklarını çizmeyi çok seviyorum... çünkü çok çirkinler. Ama kendilerine özgü güzellikleri var.Я люблю рисовать глубоководных рыб, потому что они такие мерзкие, но по-своему красивые.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Alle andere primaten rennen, wanneer ze bang zijn, een boom in, waar ze zich veilig voelen.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.다른 모든 영장류들은 두려움을 느끼면 나무 위로 올라갑니다. 안전하다고 느끼기 때문이죠.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.los otros primates, cuando tienen miedo suben corriendo a un árbol que es donde se sienten seguros.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Minden más főemlős, ha megijed, akkor felszalad a fára, ahol biztonságban érzik magukat.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Mọi loài linh trưởng khác, khi chúng sợ, chúng chạy lên cây, nơi chúng cảm thấy an toàn
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.On a passé la nuit dans les arbres, dans des hamacs.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Toate celelalte primate, când sunt speriate, se cațără într-un copac, unde se simt în siguranță.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Tutti gli altri primati, quando hanno paura, si arrampicano su un albero, dove si sentono al sicuro.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Wir haben auf den Bäumen übernachtet, in Hängematten.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Wszystkie inne naczelne, uciekają na drzewa dla bezpieczeństwa.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Все остальные приматы, когда они напуганы, лезут на дерево, где они чувствуют себя в безопасности.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Всички други примати, когато са изплашени, се покатерват на някое дърво, където се чувстват в безопасност.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.כל שאר הפרימאטים, כאשר הם פוחדים, מטפסים על עץ, שם הם חשים בטוחים.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.حينما تشعر كل الرئيسيات الأخرى بالخوف، فهي تصعد إلى شجرة حيث تحس بالأمان.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.木を駆け上がります そこは安心できるのです ツリーボートを使って木の上で一晩過ごしました
Dinleyicileriniz dalgınlaşır, çünkü kendi kendilerine şöyle der,Pierden su audiencia porque se dirán:
Dinleyicileriniz dalgınlaşır, çünkü kendi kendilerine şöyle der,Ваша аудитория будет потеряна, потому что они скажут себе:
Dinleyicileriniz dalgınlaşır, çünkü kendi kendilerine şöyle der,「このバカ ただ読んでるよ
Düşmanlarımız sürekli kendi kendilerine konuşmalı, onların kafası karışıkken onlarla savaşmalıyız.Az ellenségeink halálra fogják magukat beszélni, és mi a saját zavarukkal fogunk ellenük harcolni.
Düşmanlarımız sürekli kendi kendilerine konuşmalı, onların kafası karışıkken onlarla savaşmalıyız.Duşmanii noştri pot vorbi până mor, iar noi îi vom bate cu propria lor confuzie.
Düşmanlarımız sürekli kendi kendilerine konuşmalı, onların kafası karışıkken onlarla savaşmalıyız.I nostri nemici parleranno fino alla morte, e li annienteremo sfruttando la loro stessa confusione.
Düşmanlarımız sürekli kendi kendilerine konuşmalı, onların kafası karışıkken onlarla savaşmalıyız.Kẻ thù của chúng ta sẽ tự nói cho đến chết, và chúng ta sẽ chiến đấu khi họ đang bối rối.
Düşmanlarımız sürekli kendi kendilerine konuşmalı, onların kafası karışıkken onlarla savaşmalıyız.우리의 적들은 죽을때까지 말만 할것이고, 우리는 그들의 혼란을 무기로 그들과 싸울 것이다.
Düşmanlarımız sürekli kendi kendilerine konuşmalı, onların kafası karışıkken onlarla savaşmalıyız.Musuh-musuh kita semua akan mati, dan kita akan memerangi mereka dengan kebingungan mereka sendiri.