Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.A to hovoriac len-len že zdržali zástupy, aby im neobetovali.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.A to mluvíce, sotva spokojili zástupy, aby jim neobětovali.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.A to mówiąc, zaledwie uspokoili lud, że im nie ofiarował.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.Aun diciendo estas cosas, apenas lograron impedir que el pueblo les ofreciese sacrificios
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.E così dicendo, riuscirono a fatica a far desistere la folla dall'offrire loro un sacrificio
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.E dizendo isto, com dificuldade impediram as multidões de lhes oferecerem sacrifícios.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.És ezeket mondván, nagynehezen lecsendesíték a sokaságot, hogy nékik ne áldozzék.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.Genom sådana ord stillade de med knapp nöd folket, så att man icke offrade åt dem.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.In tako govoreč, sta le s težavo ustavila ljudstvo, da jima ni darovalo.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.이렇게 말하여 겨우 무리를 말려 자기들에게 제사를 못하게 하니라
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.Näin puhuen he vaivoin saivat kansan hillityksi uhraamasta heille.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.Og det var med Nød og næppe, at de ved at sige dette afholdt Skarerne fra at ofre til dem.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.Og ved å si dette fikk de med nød og neppe hindret folket fra å ofre til dem.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.Tuy sứ đồ nói như vậy, chỉ vừa đủ ngăn trở dân chúng dâng cho mình một tế lễ.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.Tuy sứ đồ nói như_vậy , chỉ vừa đủ ngăn_trở dân_chúng dâng cho mình một tế_lễ .
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.Und da sie das sagten, stillten sie kaum das Volk, daß sie ihnen nicht opferten.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.Και ταυτα λεγοντες μολις εμποδισαν τους οχλους, ωστε να μη προσφερωσι θυσιαν εις αυτους.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.И като казваха това, те едвам възпряха множествата да им не принасят жертва.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.се говорячи, ледве впинили народ, щоб не приносили їм посьвяту.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.ואף בדברים האלה כמעט לא עצרו כח לכלוא את העם מזבח להם׃
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.وبقولهما هذا كفّا الجموع بالجهد عن ان يذبحوا لهما.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.二 人 說 了 這 些 話 、 僅 僅 的 攔 住 眾 人 不 獻 祭 與 他 們
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.二 人 說 了 這些話 、 僅僅 的 攔住眾 人 不 獻祭與 他 們
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Albowiem takowi fałszywi Apostołowie są robotnicy zdradliwi, którzy się przemieniają w Apostoły Chrystusowe.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Ces hommes-là sont de faux apôtres, des ouvriers trompeurs, déguisés en apôtres de Christ.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Denn solche falsche Apostel und trügliche Arbeiter verstellen sich zu Christi Aposteln.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.For disse er falske apostler, svikefulle arbeidere, som skaper sig om til apostler for Kristus.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Kajti taki so krivi apostoli, ukanljivi delavci, izpreminjajoči se v apostole Kristusove.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.저런 사람들은 거짓 사도요 궤휼의 역군이니 자기를 그리스도의 사도로 가장하는 자들이니라
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Lebo takí falošní apoštolovia sú ľstivými robotníkmi, pretvarujúcimi sa na apoštolov Kristových.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Mert az ilyenek hamis apostolok, álnok munkások, a kik a Krisztus apostolaivá változtatják át magukat.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Nebo takoví falešní apoštolé jsou dělníci lstiví, proměňujíce se v apoštoly Kristovy.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Pois os tais são falsos apóstolos, obreiros fraudulentos, disfarçando-se em apóstolos de Cristo.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Porque los tales son falsos apóstoles, obreros fraudulentos disfrazados como apóstoles de Cristo
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Questi tali sono falsi apostoli, operai fraudolenti, che si mascherano da apostoli di Cristo
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Sillä semmoiset ovat valheapostoleja, petollisia työntekijöitä, jotka tekeytyvät Kristuksen apostoleiksi.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Thi sådanne ere falske Apostle, svigefulde Arbejdere, som påtage sig Skikkelse af Kristi Apostle.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Ty de männen äro falska apostlar, oredliga arbetare, som förskapa sig till Kristi apostlar.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Vì mấy người như vậy là sứ đồ giả, là kẻ làm công lừa dối, mạo chức sứ đồ của Ðấng Christ.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Vì mấy người như_vậy là sứ đồ giả , là kẻ làm_công lừa_dối , mạo chức sứ đồ của Ðấng_Christ .
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Διοτι οι τοιουτοι ειναι ψευδαποστολοι, εργαται δολιοι, μετασχηματιζομενοι εις αποστολους Χριστου.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Бо такі лжеапостоли, робітники лукаві, прикидають ся апостолами Христовими.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Ибо таковые лжеапостолы, лукавые делатели, принимают вид Апостолов Христовых.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.כי אנשים כאלה שליחי שקר הם פעלי רמיה מתחפשים לשליחי המשיח׃
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.لان مثل هؤلاء هم رسل كذبة فعلة ماكرون مغيّرون شكلهم الى شبه رسل المسيح.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.那 等 人 是 假 使 徒 、 行 事 詭 詐 、 裝 作 基 督 使 徒 的 模 樣
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.那 等 人 是 假 使徒 、 行事 詭詐 、 裝作 基督 使徒 的 模樣
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Cuanto más jueguen, más practicarán por su cuenta.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Cu cât se joacă mai mult, cu atât exersează singuri.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Họ càng chơi nhiều họ càng tự tập khỏe hơn.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Hoe meer ze spelen, des te meer ze uit zichzelf gaan oefenen.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Je mehr sie spielen, desto mehr werden sie selbst üben.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.연주를 더 많이 할 수록 스스로 연습을 더 많이 할 것입니다.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Minél többet játszanak, annál többet fognak önállóan gyakorolni.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Plus ils jouent plus, plus ils pratiqueront tout seul.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Quanto mais tocarem, mais vão praticar por eles próprios.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Όσο περισσότερο παίζουν, τόσο περισσότερο θα εξασκούνται από μόνοι τους.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Колкото повече свирят, толкова повече ще се упражняват самостоятелно.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Чем больше они будут играть, тем больше будут упражняться сами.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.ככל שהם ינגנו יותר, הם יתאמנו יותר בעצמם.