Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Dit waren studenten, dus veel bestedingen waren dingen zoals oorbellen en make-up.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Ei bine, fiind studenţi, o grămadă din ce au cheltuit pentru ei înşişi a fost pe lucruri ca cercei şi farduri.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Eram universitárias, por isso gastaram o dinheiro sobretudo em brincos e maquilhagem.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Ezek egyetemi hallgatók voltak, szóval általában fülbevalókat és sminket vettek maguknak.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.대체로 자신을 위해서는 귀걸이와 화장품 따위를 샀습니다.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Nun, das sind Studenten, also gaben sie eine Menge des Geldes für Dinge wie Ohrringe und Make-up aus.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Šlo je za študente in z denarjem, ki so ga porabili zase, so si kupili na primer uhane ali ličila.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.רכשו דברים כמו עגילים ואיפור.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.كانت أشياء مثل الأقراط و الماكياج
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.他には 姪にぬいぐるみを買ったという女性や
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.Aceste a fost lăsat să se timp de zece ani şi, probabil, au avut răspândit, cum ar fi ghiocei, în mii.
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.Dessa hade lämnats åt sig själva i tio år och de kanske hade spridit sig, precis som snödroppar, i tusentals.
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.Disse var blevet overladt til sig selv i ti år, og måske havde de spredt, ligesom vintergækker, til tusinder.
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.Estes tinham sido deixados a si mesmos de 10 anos e talvez eles se espalharam, como o snowdrops, em milhares.
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.Ezek hagytak magukra tíz év, és talán már elterjedt, mint az hóvirág, a több ezer.
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.이들은 십 년간 자신 왼쪽 있었다 아마도 그들은 같은 퍼집니다
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.Nämä oli jätetty itse kymmenen vuotta ja ehkä heillä oli levinnyt, kuten Lumikellot, tuhansiin.
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.Questi erano stati lasciati a se stessi per dieci anni e forse si era diffusa, come la bucaneve, in migliaia.
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.Te zostały pozostawione same sobie przez dziesięć lat i być może miał się, jak przebiśniegi, w tysiące.
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.Tie boli ponechané samy sebe desať rokov a možno, že sa rozšírila, ako snežienky, na tisíce.
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.Ti so bili prepuščeni sami sebi, za deset let in morda so jih širijo, kot je zvončki, v tisoče.
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.Ty byly ponechány samy sobě deset let a možná, že se rozšířila, jako sněženky, na tisíce.
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.Αυτά τα είχε αφήσει για να για δέκα χρόνια και ίσως να είχε εξαπλωθεί, όπως το snowdrops, σε χιλιάδες.
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.Вони були надані самі собі протягом десяти років і, можливо, вони поширюються, як і проліски, на тисячі.
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.אלה הושארו על עצמם במשך עשר שנים, ואולי הם התפשטה, כמו
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.وقد غادر هؤلاء لأنفسهم لمدة عشر سنوات ، وربما كانوا قد انتشر ، مثل
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.スノードロップ、数千に。それが前になるどのくらい彼女は疑問に思いました
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Así que pudieron hacer eso por su cuenta.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Chúng có thể tự làm điều đó.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Das konnten sie also alleine tun.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Deci au putut face asta singuri.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Dus ze kunnen dat op zichzelf doen.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Erre maguktól képesek voltak.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Et donc ils pouvaient faire ça tout seuls.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.He oppivat sen itsekseen.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Jadi, mereka mampu melakukan pembelajaran itu dengan sendirinya.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.아이들 스스로 해낼 수 있었습니다.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Portanto elas conseguiram fazer aquilo sozinhas.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Potrafiły to zrobić same.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Så de kunde lära sig det alldeles själva.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Så de kunne lære det af sig selv.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Sono riusciti a farlo da soli.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Takže si s tým poradili samy.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Takže to zvládli sami.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Μπορούσαν λοιπόν να το κάνουν αυτό από μόνα τους.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Значи можеха да го направят сами.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.И они добились этого сами.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.Отже вони змогли навчитись цьому самостійно.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.את זה הם יכלו לעשות בעצמם.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.لذلك فقد تمكّنوا من أن يفعلوا ذلك بأنفسهم.
Bunu kendi kendilerine gerçekleştirdiler.このあと
Burada huzur içinde uyuyorlar, çünkü kendilerine kötü bir şey olmayacağından eminler.Aquí, están durmiendo plácidamente porque están seguros de que nada malo les puede suceder.
Burada huzur içinde uyuyorlar, çünkü kendilerine kötü bir şey olmayacağından eminler.보다시피 다들 평화롭게 자고 있죠. 자신에게 나쁜 일이 일어날 수 없다고 믿기 때문이죠.
Burada huzur içinde uyuyorlar, çünkü kendilerine kötü bir şey olmayacağından eminler.פה, הם ישנים בנחת, מפניי שהם בטוחים ששום דבר רע לא יקרה להם.
Buradaki halüsinasyonu görenler de dünyanın belli kısımlarının kendilerine ait olduğunu düşünenler.Bagian berhalusinasi diwakili oleh mereka yang mengakui bagian dari bumi sebagai milik mereka.
Buradaki halüsinasyonu görenler de dünyanın belli kısımlarının kendilerine ait olduğunu düşünenler.La parte allucinante è rappresentata da quelli che ammettono parti della Terra come loro proprietà.
Buradaki halüsinasyonu görenler de dünyanın belli kısımlarının kendilerine ait olduğunu düşünenler.La parte alucinante está representada por aquellos que admiten partes de la tierra como sus posesiones.
Buradaki halüsinasyonu görenler de dünyanın belli kısımlarının kendilerine ait olduğunu düşünenler.Халюциниращата част е представена от тези, които твърдят, че части от Земята са техни.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.Abia au putut să împiedice, cu vorbele acestea, pe noroade, să le aducă jertfă.
Bu sözlerle bile halkın kendilerine kurban sunmasını güçlükle engelleyebildiler.A peine purent-ils, par ces paroles, empêcher la foule de leur offrir un sacrifice.