Ana içeriğe geç
Sözlük

kendilerine ile cümle

kendilerine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bu durum, her bakteri türünün kendilerine özgü bir dile sahip olmalarını sağlıyor.Це зроблено, щоб надати виняткове видове пристосування до цих мов.
Bu durum, her bakteri türünün kendilerine özgü bir dile sahip olmalarını sağlıyor.Это придает тонкие видовые различия этим языкам.
Bu durum, her bakteri türünün kendilerine özgü bir dile sahip olmalarını sağlıyor.דבר זה מעניק ייחודיות לשפה של כל מין חיידקים.
Bu durum, her bakteri türünün kendilerine özgü bir dile sahip olmalarını sağlıyor.وهذا يقوم على منح الاصناف المميزه خصائص لهذه اللغات
Bu durum, her bakteri türünün kendilerine özgü bir dile sahip olmalarını sağlıyor.詳細な情報を与えるのです それぞれの分子は特定の相手のレセプターにしか結合しません
Bugün, onlar ilk kez bir rüyayı kendilerine ait bir evi konuşuyorlarDanes razpravljajo o svojih sanjah, o tem, da bi prvič postali lastniki svojih latnih domov.
Bugün, onlar ilk kez bir rüyayı kendilerine ait bir evi konuşuyorlarDnes diskutujú o sne prvýkrát vlastniť ich domy.
Bugün, onlar ilk kez bir rüyayı kendilerine ait bir evi konuşuyorlarDziś rozmawiają o swoim marzeniu posiadaniu po raz pierwszy własnych domów
Bugün, onlar ilk kez bir rüyayı kendilerine ait bir evi konuşuyorlarHeute diskutieren sie den Traum, ihre Häuser zum ersten Mal selbst zu besitzen.
Bugün, onlar ilk kez bir rüyayı kendilerine ait bir evi konuşuyorlarHoje discutem o sonho de construir a sua casa própria pela primeira vez.
Bugün, onlar ilk kez bir rüyayı kendilerine ait bir evi konuşuyorlarIdag diskuterar de om drömmen om att äga sitt hem för första gången.
Bugün, onlar ilk kez bir rüyayı kendilerine ait bir evi konuşuyorlarMa azt az álmot tárgyalják, hogy először birtokolhatják a saját otthonaikat.
Bugün, onlar ilk kez bir rüyayı kendilerine ait bir evi konuşuyorlarMereka sedang berdiskusi tentang impian memiliki rumah pertama kalinya
Bugün, onlar ilk kez bir rüyayı kendilerine ait bir evi konuşuyorlarOggi stanno discutendo del sogno di possedere la loro casa per la prima volta.
Bugün, onlar ilk kez bir rüyayı kendilerine ait bir evi konuşuyorlarΣήμερα, συζητούν το όνειρο της απόκτησης των δικών τους σπιτιών, για πρώτη φορά.
Bugün, onlar ilk kez bir rüyayı kendilerine ait bir evi konuşuyorlarДнес дискутират за възможността да притежават за първи път собствен дом.
Bugün, onlar ilk kez bir rüyayı kendilerine ait bir evi konuşuyorlarСегодня они обсуждают мечту впервые стать собственниками своих домов.
Bugün, onlar ilk kez bir rüyayı kendilerine ait bir evi konuşuyorlarהיום הם דנים בחלום, להיות בעלים .של בית, בפעם הראשונה בחייהם
Bugün, onlar ilk kez bir rüyayı kendilerine ait bir evi konuşuyorlar権利証書のためだけではなく
Bu Kasetçilerin her Grateful Dead konserinde kendilerine ayrılmış özel bir bölümü var.Los grabadores de cinta tienen una sección especial en cada concierto de Grateful Dead.
Bu Kasetçilerin her Grateful Dead konserinde kendilerine ayrılmış özel bir bölümü var.Αυτοί που το κάνουν έχουν ένα σηγκεκριμένο χώρο σε κάθε συναυλία του συγκροτήματος.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.(98:7) В столпе облачном говорил Он к ним; они хранили Его заповеди иустав, который Он дал им.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Dari tiang awan Ia berbicara kepada mereka, mereka taat kepada semua hukum dan perintah-Nya
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.El le -a vorbit din stîlpul de nor; ei au păzit poruncile Lui şi Legea, pe care le -a dat -o El.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.En columna de nube hablaba con ellos; y ellos guardaban sus testimonios y el estatuto que les había dado
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Er redete mit ihnen durch eine Wolkensäule; sie hielten seine Zeugnisse und Gebote, die er ihnen gab.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Hij sprak met hen in de wolkkolom; zij hebben altijd gedaan wat Hij zei. Zijn woord was voor hen wet.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.I en skystøtte talte han til dem; de holdt hans vidnesbyrd og den lov han gav dem.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Il leur parla dans la colonne de nuée; Ils observèrent ses commandements Et la loi qu`il leur donna.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.I molnstoden talade han då till dem; de höllo hans vittnesbörd och den lag som han gav dem.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.i Skystøtten taler han til dem, de holder hans Vidnesbyrd, Loven, han gav dem;
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.여호와께서 구름 기둥에서 저희에게 말씀하시니 저희가 그 주신 증거와 율례를 지켰도다
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Na coluna de nuvem lhes falava; eles guardavam os seus testemunhos, e os estatutos que lhes dera.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Ngài ở trong trụ mây phán với họ : Họ giữ các chứng_cớ Ngài , Và luật_lệ mà Ngài ban cho .
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Ngài ở trong trụ mây phán với họ: Họ giữ các chứng cớ Ngài, Và luật lệ mà Ngài ban cho.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Parlava loro da una colonna di nubi: obbedivano ai suoi comandi e alla legge che aveva loro dato
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.V oblakovem stebru jim je govoril; hranili so pričevanja njegova in postavo, katero jim je dal.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.V oblakovom stĺpe hovorieval k nim; ostríhali jeho svedoctvá a jeho ustanovenie, ktoré im dal.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.V sloupu oblakovém mluvíval k nim; kteřížto když ostříhali svědectví jeho, i ustanovení jim vydal.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.W słupie obłokowym mówił do nich; a gdy strzegli świadectw jego i ustaw, które im podał,
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.Εν στυλω νεφελης ελαλει προς αυτους εφυλαξε τα μαρτυρια αυτου και τα προσταγματα, τα οποια εδωκεν εις αυτους
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.В облачния стълб Той им говореше; Те опазиха сведетелствата Му И повеленията, които им даде.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.בעמוד ענן ידבר אליהם שמרו עדתיו וחק נתן למו׃
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.‎بعمود السحاب كلمهم. حفظوا شهاداته والفريضة التي اعطاهم‎.
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.他 在 雲 柱 中 對 他 們 說 話 . 他 們 遵 守 他 的 法 度 、 和 他 所 賜 給 他 們 的 律 例
Bulut sütunu içinden onlarla konuştu, Uydular Onun buyruklarına, Kendilerine verdiği kurallara.他 在 雲柱 中對 他 們說話 . 他 們 遵守 他 的 法度 、 和 他所賜給 他 們的 律例
Bunlar farklı girdi değişkenleri. Kendilerine gelen hiçbir yay yok.Mindkettő önálló belépő változó, egyikre sem mutatnak nyilak.
Bunlar farklı girdi değişkenleri. Kendilerine gelen hiçbir yay yok.הם משתני כניסה שונים. אין ביניהם קשתות נכנסות.
Bunlar farklı girdi değişkenleri. Kendilerine gelen hiçbir yay yok.ここで注意が必要です
Bunların bozuklukları, kendilerine özgü hastalıklara neden olur.E todos os casos famosos apresentam desordens específicas.
Bunların bozuklukları, kendilerine özgü hastalıklara neden olur.또한 특정한 장애와 관련된 많은 유명한 사례들도 있습니다
Bunların bozuklukları, kendilerine özgü hastalıklara neden olur.Najbardziej znane przypadki dotyczą specyficznych schorzeń.
Bunların bozuklukları, kendilerine özgü hastalıklara neden olur.Und die berühmtesten Fälle haben alle mit bestimmten Erkrankungen zu tun.
Bunların bozuklukları, kendilerine özgü hastalıklara neden olur.Všechny známé případy nějak souvisí se specifickými poruchami.
Bunların bozuklukları, kendilerine özgü hastalıklara neden olur.Y los famosos casos todos tratan trastornos específicos.
Bunların bozuklukları, kendilerine özgü hastalıklara neden olur.Но в тези гени има и други белези.
Bunların bozuklukları, kendilerine özgü hastalıklara neden olur.Самые известные примеры связаны с некоторыми заболеваниями.
Bunların bozuklukları, kendilerine özgü hastalıklara neden olur.ومشهور فى جميع الحالات التعامل مع اضطرابات نوعية.
Bunlar on yıl için kendilerine bırakılmış olan ve belki de onlar gibi yayıldı kardelen, binlerce.Chúng đã được cho bản thân trong mười năm và có lẽ họ đã lan rộng, giống như snowdrops, vào hàng ngàn.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Bueno, eran universitarias, así que lo gastaron en cosas para sí mismas como pendientes y maquillaje.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod