Bir gruba bu parayi kendilerine harcamalarini, diger gruba da diger insanlar icin harcamalarini soyleyin.Jedněm z nich řeknete, aby je utratili sami pro sebe, a druhým, aby je utratili pro někoho jiného.
Bir gruba bu parayi kendilerine harcamalarini, diger gruba da diger insanlar icin harcamalarini soyleyin.한 그룹에는 이를 자신을 위해서 쓰도록 하고, 다른 그룹에게는 다른 사람을 위해 쓰도록 했습니다.
Bir gruba bu parayi kendilerine harcamalarini, diger gruba da diger insanlar icin harcamalarini soyleyin.Mówicie jednej by wydała pieniądze nie siebie, a drugiej by wydała pieniądze na innych.
Bir gruba bu parayi kendilerine harcamalarini, diger gruba da diger insanlar icin harcamalarini soyleyin.Se le pide a unos que se lo gasten en ellos mismos y a los otros en otra gente.
Bir gruba bu parayi kendilerine harcamalarini, diger gruba da diger insanlar icin harcamalarini soyleyin.Unui grup îi spuneți să îi cheltuiască pentru ei înșiși iar celuilalt pentru alți oameni.
Bir gruba bu parayi kendilerine harcamalarini, diger gruba da diger insanlar icin harcamalarini soyleyin.Vous dites à un groupe de les dépenser pour eux-mêmes et à l'autre groupe de les dépenser pour d'autres gens.
Bir gruba bu parayi kendilerine harcamalarini, diger gruba da diger insanlar icin harcamalarini soyleyin.Λέτε στη μια ομάδα να τα ξοδέψουν στους εαυτούς τους και στην άλλη να τα ξοδέψουν σε άλλους.
Bir gruba bu parayi kendilerine harcamalarini, diger gruba da diger insanlar icin harcamalarini soyleyin.Кажете на едната да похарчат парите за себе си, а на другата да похарчат парите за други хора.
Bir gruba bu parayi kendilerine harcamalarini, diger gruba da diger insanlar icin harcamalarini soyleyin.Одной группе людей велели потратить их на себя а другой - на других людей.
Bir gruba bu parayi kendilerine harcamalarini, diger gruba da diger insanlar icin harcamalarini soyleyin.אמרו לקבוצה אחת להוציא את זה על עצמם ולקבוצה השניה להוציא את זה על אחרים.
Bir gruba bu parayi kendilerine harcamalarini, diger gruba da diger insanlar icin harcamalarini soyleyin.وان تخبر الاولى ان تصرف الاموال على نفسها والثانية على الاخرين
Bir gruba bu parayi kendilerine harcamalarini, diger gruba da diger insanlar icin harcamalarini soyleyin.もう一方には他人のために使うよう言うのです その日の終わりに彼らの幸福度を測ると
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,Ada sekelompok ilmuwan, insinyur, dan astronot yang menyebut diri mereka
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine, "B612 Foundation" adını verdiler.Det finns ett gäng astronomer, ingenjörer och astronauter som kallar sig för "B612-Stiftelsen".
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine, "B612 Foundation" adını verdiler.Er is een groep van wetenschappers, ingenieurs en astronauten die zichzelf de B612 Stichting noemen.
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine, "B612 Foundation" adını verdiler.Há um grupo de cientistas, engenheiros e astronautas que se designam por Fundação B612.
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine, "B612 Foundation" adını verdiler.Létezik egy tudósokból, mérnökökből és űrhajósokból alakult csoport, a B612 Alapítvány.
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,B612 재단이라고 이름이 붙은 모임이 있습니다. 과학자, 엔지니어, 우주인들이 모인 그룹인데.
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,C'è un gruppo di scienziati, ingegneri e astronauti che si definiscono
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,Có một nhóm các nhà khoa học và kỹ sư và phi hành gia, và họ gọi nhau là
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,Es gibt eine Gruppe Wissenschaftler und Ingenieure und Astronauten, und die nennen sich die
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,Există un grup de cercerători şi ingineri şi astronauţi iar ei se numesc
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,Existuje skupina vedcov, inžinierov a astronautov, a tí sa medzi sebou volajú
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,Existuje skupina vědců, inženýrů a astronautů, která si říká
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,Hay un grupo de científicos, ingenieros y astronautas llamados
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,Il y a un groupe de scientifiques et d'ingénieurs et d'astronautes qui s'appelle la Fondation B612.
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,Istnieje pewna grupa naukowców, inżynierów i astronautów, którzy nazywają siebie
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,Obstaja skupina znanstvenikov in inženirjev in astronavtov in imenujejo se
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,Υπάρχει μια ομάδα από επιστήμονες και μηχανικούς και αστροναύτες και αποκαλούν τους εαυτούς τους
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,Има група от учени и инженери и астронавти, които наричат себе си
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,Существует группа ученых, инженеров, астронавтов, входящих в
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,(צחוק)
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,ثمة مجموعة من العلماء والمهندسين ورواد الفضاء يطلقون على أنفسهم
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,あるグループは自らを "B612"財団と呼んでいます
Bir grup bilim insanı, mühendis ve astronot, kendilerine,有一群自稱為B612基金會 科學家,工程師
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Det hendte engang at trærne vilde salve sig en konge, og de sa til oljetreet: Vær konge over oss!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Die Bäume gingen hin, daß sie einen König über sich salbten, und sprachen zu dem Ölbaum: Sei unser König!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Drevesa so šla, da si pomazilijo kralja, in so dejala oljki: Kraljuj nad nami!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Engang tog Træerne sig for at salve sig en Konge. De sagde da til Olietræet: Vær du vor Konge!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Foram uma vez as árvores a ungir para si um rei; e disseram � oliveira: Reina tu sobre nós.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.하루는 나무들이 나가서 기름을 부어 왕을 삼으려 하여 감람나무에게 이르되 너는 우리 왕이 되라 하매
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Los árboles iban a elegir un rey sobre ellos y dijeron al olivo: "¡Reina sobre nosotros!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Puut lähtivät voitelemaan itsellensä kuningasta. Ja he sanoivat öljypuulle: `Ole sinä meidän kuninkaamme`.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Raz boly odišly stromy pomazať nad sebou kráľa a povedaly olive: Kraľuj nad nami!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Sešlo se některého času dříví, aby pomazalo nad sebou krále. I řekli olivě: Kraluj nad námi.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Si misero in cammino gli alberi per ungere un re su di essi. Dissero all'ulivo: Regna su di noi
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Zeszły się drzewa, aby pomazały nad sobą króla, i rzekły do oliwnego drzewa: Króluj nad nami.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Υπηγον ποτε τα δενδρα να χρισωσι βασιλεα εφ' εαυτων και ειπον προς την ελαιαν, Βασιλευσον εφ' ημων.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.еднъж дърветата отишли да помажат цар, който да ги владее, и рекли на маслината: Царувай над нас.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Пошли некогда дерева помазать над собою царя исказали маслине: царствуй над нами.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.הלוך הלכו העצים למשח עליהם מלך ויאמרו לזית מלוכה עלינו׃
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.مرّة ذهبت الاشجار لتمسح عليها ملكا. فقالت للزيتونة املكي علينا.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.有 一 時 樹 木 要 膏 一 樹 為 王 、 管 理 他 們 、 就 去 對 橄 欖 樹 說 、 請 你 作 我 們 的 王
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.有 一 時樹 木 要 膏一樹為王 、 管理 他 們 、 就 去 對 橄欖樹說 、 請 你 作 我 們 的 王
Bir kez daha, Edinburgh'da Afrikalı Çocuklar Korosuylaydım, ki kendilerine bayılıyorum.A tohle je zase v Edinburghu s báječným africkým dětským sborem, který zbožňuju.
Bir kez daha, Edinburgh'da Afrikalı Çocuklar Korosuylaydım, ki kendilerine bayılıyorum.A toto je v Edinburghu so skvelým africkým detským zborom, ktorý zbožňujem.
Bir kez daha, Edinburgh'da Afrikalı Çocuklar Korosuylaydım, ki kendilerine bayılıyorum.E ancora, a Edimburgo, con il maginifico African Children's Choir, che io adoro.
Bir kez daha, Edinburgh'da Afrikalı Çocuklar Korosuylaydım, ki kendilerine bayılıyorum.E mais uma vez, em Edimburgo, com o maravilhoso Coro Infantil Africano que eu simplesmente adoro.
Bir kez daha, Edinburgh'da Afrikalı Çocuklar Korosuylaydım, ki kendilerine bayılıyorum.En nog een keer, in Edinburgh, met het prachtige Afrikaans Kinderkoor, die ik geweldig vind.
Bir kez daha, Edinburgh'da Afrikalı Çocuklar Korosuylaydım, ki kendilerine bayılıyorum.Itt pedig Edinburghben vagyok, a csodálatos Afrikai Gyermekkórussal, akiket egyszerűen imádok.