Ana içeriğe geç
Sözlük

kendilerine ile cümle

kendilerine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Da toge Stridsmændene Paulus, som det var dem befalet, og førte ham om Natten til Antipatris.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.De soldaten deden wat hun was opgedragen en brachten Paulus die nacht naar Antipatris.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Die Kriegsknechte, wie ihnen befohlen war, nahmen Paulus und führten ihn bei der Nacht gen Antipatris.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.보병이 명을 받은 대로 밤에 바울을 데리고 안디바드리에 이르러
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Krigsfolket tok nu Paulus, som det var blitt dem pålagt, og førte ham om natten til Antipatris,
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Niin sotamiehet, saamansa käskyn mukaan, ottivat Paavalin ja veivät hänet yötä myöten Antipatrikseen.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Os soldados, pois, conforme lhes fora mandado, tomando a Paulo, o levaram de noite a Antipátride.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Ostaşii, după porunca, pe care o primiseră, au luat pe Pavel, şi l-au dus noaptea pînă la Antipatrida.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Så togo nu krigsmännen Paulus, såsom det hade blivit dem befallt, och förde honom om natten till Antipatris.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Secondo gli ordini ricevuti, i soldati presero Paolo e lo condussero di notte ad Antipàtride
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Tedaj so vojaki, kakor jim je bilo naročeno, vzeli Pavla in ga odpeljali po noči v Antipatrido.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Tedy žoldnéři, jakž jim poručeno bylo, pojavše Pavla, přivedli jej v noci do Antipatridy.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Vậy , quân_lính đem Phao-lô đi theo như mạng lịnh mình đã lãnh đương ban_đêm , điệu đến thành An-ti-ba-tri .
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Vậy, quân lính đem Phao-lô đi theo như mạng lịnh mình đã lãnh đương ban đêm, điệu đến thành An-ti-ba-tri.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Żołnierze tedy tak, jako im było rozkazano, wziąwszy Pawła, prowadzili go nocą do Antypatrydy.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.А конниците, като влязоха в Кесария и връчиха писмото на управителя, представиха му и Павла.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Воїни ж, як звелено їм, узявши Павла, повели в ночі в Антипатриду.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.Итак воины, по данному им приказанию, взявПавла, повели ночью в Антипатриду.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.ויקחו אנשי הצבא את פולוס כאשר צוו ויביאהו לילה אל אנטפטריס׃
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.فالعسكر اخذوا بولس كما أمروا وذهبوا به ليلا الى انتيباتريس.
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.於 是 兵 丁 照 所 吩 咐 他 們 的 、 將 保 羅 夜 裡 帶 到 安 提 帕 底
Askerler, kendilerine verilen buyruk uyarınca Pavlusu alıp geceleyin Antipatrise götürdüler.於是 兵丁 照 所 吩咐 他 們的 、 將保 羅夜 裡帶 到 安提 帕底
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.Az az tény, hogy az ember még önmaga kockáztatása árán is, de megbünteti a csalókat.
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.De fapt, oamenii vor acţiona pentru a-i pedepsi pe trişori, chiar şi atunci când plătesc un preţ.
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.De hecho, la gente actúa para castigar a los tramposos, aún con un costo para ellos mismos.
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.En fait, les gens vont agir pour punir les tricheurs, même si ça leur coûte personnellement.
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.In feite zullen mensen handelen om bedriegers te bestraffen, zelfs als dat henzelf wat kost.
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.사실 사람들은 스스로 대가를 치르더라도 속임수를 쓰는 자를 벌하려는 경향이 있있습니다.
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.Le persone, in verità, puniscono i disonesti anche quando ciò ha un costo per loro.
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.Lidé totiž přistupují k trestání podvodníků, a to dokonce za ceny vytváření vlastních nákladů.
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.Tatsächlich handeln Menschen, um Betrüger zu bestrafen, selbst auf ihre eigenen Kosten.
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.Trên thực tế, con người sẽ có hành động trừng phạt kẻ xấu, bằng bất cứ giá nào.
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.W zasadzie, ludzie będą działać by karać oszustów, nawet własnym kosztem
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.Για την ακρίβεια οι άνθρωποι θα τιμωρήσουν τους άδικους, ακόμα και με προσωπικό κόστος.
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.Всъщност, хората ще накажат измамниците, дори от това да загубят и те.
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.На самом деле, люди готовы наказывать обманщиков даже себе в убыток.
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.למעשה, אנשים יפעלו להעניש בוגדים, אפילו במחיר פגיעה בעצמם.
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.في الواقع، سوف يعمل الناس على معاقبة المحتالين، حتى على حساب أنفسهم.
Aslında insanlar dolandırıcıları kendilerine zarar verecekse bile cezalandırırlar.そして ごく最近 神経生理学的実験において
Atalarımızın kendilerine yeterince güveni yok mu veya varoluş duygularını kaybettiler mi?Nos ancêtres n'ont pas assez de confiance ou ont-ils perdu leur sens de l'existence?
Atalarımızın kendilerine yeterince güveni yok mu veya varoluş duygularını kaybettiler mi?Ya no debemos usarlo, sino usar el año nuevo lunar.
Avrupalı sömürgecilerin kendilerine bıraktıkları sınırların arkasında.유럽식민국이 그어 놓은 국경때문입니다.
Avrupalı sömürgecilerin kendilerine bıraktıkları sınırların arkasında.בגבולות שהושארו מאחור על-ידי כובשים ארופאיים.
Avrupalı sömürgecilerin kendilerine bıraktıkları sınırların arkasında.معا على الحدود التي تركتها المعسكرات الأوروبية .
Avrupalı sömürgecilerin kendilerine bıraktıkları sınırların arkasında.この地域で国境を別に考えることはできるのでしょうか
Avrupa yolunda: Batı Balkanlar’ın kendilerine yardım etmelerine yardımcı olmakA caminho da Europa: ajudar os Balcãs Ocidentais a ajudarem-se a si próprios
Avrupa yolunda: Batı Balkanlar’ın kendilerine yardım etmelerine yardımcı olmakAuf dem Weg nach Europa: Hilfe zur Selbsthilfe für die westlichen Balkanstaaten
Avrupa yolunda: Batı Balkanlar’ın kendilerine yardım etmelerine yardımcı olmakEn el camino hacia Europa: ayudar a los Balcanes Occidentales a ayudarse a sí mismos
Avrupa yolunda: Batı Balkanlar’ın kendilerine yardım etmelerine yardımcı olmakEn route vers l’Europe: aider les Balkans occidentaux à se prendre en charge
Avrupa yolunda: Batı Balkanlar’ın kendilerine yardım etmelerine yardımcı olmakIn marcia verso l’Europa: aiutare i Balcani occidentali ad aiutare se stessi.
Avrupa yolunda: Batı Balkanlar’ın kendilerine yardım etmelerine yardımcı olmakMatkalla Eurooppaan: autetaan länsibalkanilaisia auttamaan itseään.
Avrupa yolunda: Batı Balkanlar’ın kendilerine yardım etmelerine yardımcı olmakNa ceste do Európy: Pomáhame krajinám západného Balkánu, aby si vedeli pomôcť samé
Avrupa yolunda: Batı Balkanlar’ın kendilerine yardım etmelerine yardımcı olmakNa cestě do Evropy: pomáháme západnímu Balkánu ke svépomoci
Avrupa yolunda: Batı Balkanlar’ın kendilerine yardım etmelerine yardımcı olmakNa poti v Evropo: pomagamo zahodnemu Balkanu, da bo pomagal sam sebi
Avrupa yolunda: Batı Balkanlar’ın kendilerine yardım etmelerine yardımcı olmakOp weg naar Europa: hulp voor zelfhulp op de westelijke Balkan
Avrupa yolunda: Batı Balkanlar’ın kendilerine yardım etmelerine yardımcı olmakPå väg mot Europa: Hjälp till självhjälp för västra Balkan.
Avrupa yolunda: Batı Balkanlar’ın kendilerine yardım etmelerine yardımcı olmakPå vej mod Europa: hjælp til selvhjælp på Vestbalkan
Avrupa yolunda: Batı Balkanlar’ın kendilerine yardım etmelerine yardımcı olmakPe drumul spre Europa: Ajutor acordat Balcanilor de Vest pentru a se ajuta între ei
Avrupa yolunda: Batı Balkanlar’ın kendilerine yardım etmelerine yardımcı olmakÚton Európába: Segítség a Nyugat-Balkánnak, hogy segíthessen magán
Avrupa yolunda: Batı Balkanlar’ın kendilerine yardım etmelerine yardımcı olmakΣτο δρόο για την Ευρώpiη: βοηθώντα τα υτικά Βαλκάνια να piροχωρήσουν ε τι δικέ του δυνάει
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod