Kendilerine ait bir toprakları vardı.Това са тези, които притежават земя.
Takipçileri kendilerine kemetist demektedir.Самите тонто се наричат Дилжее.
Köy halkı bahçelerin de kendilerine yetecek kadar sebze ve meyve yetiştirirler.Към него се присъедяват и някои финикийски градове, келтиберите и лузитаните.
Ülke eyaletlerinin kendilerine ait bir ordusu yoktur.Забележки: 1 Страната няма Въоръжени сили.
Ranger'lar hayvanları sevgileriyle kendilerine bağlarlar.Чинчилите са любвеобилни животни, които се привързват към своите собственици.
Kendilerine has bu kuklaların içerisindeki muskalar yok edilirse, bountlarda ölür.При поглъщането им в мухите попадат и ларвите на паразитите.
Biz de kendilerine teşekkür ediyoruz.Те също биват дарувани.
AAA, sadece komünistlere değil kendilerine muhalif birçok kesime saldırmıştır.Не само йонийците стигнали до такива колонизаторски решения.
Yalnızca Engels tarafından kendilerine sağlanan parayla Marx ailesi büyük bir yoksulluk içinde yaşadı.Samo sa novcem koji je jedino Engels mogao zaraditi, obitelj Marx je živjela u teškom siromaštvu.
Sonra, bunun sadece kendilerine olup olmadığını tartışırlar.Blizanke su same rekle kasnije da ne žele biti razdvojene.
Yerel hükümetler yarı-özerktir ve kendilerine ait yasama ve yürütme organları vardır.Lokalna uprava ima polu-autonomiju i sadržava izvršnu i zakonodavnu vlast.
Grup daha sonra kendilerine "Cake" ismini vermiştir.Ta osobina im je i donijela ime "potkovnjak".
Ancak Abdülkadir, İngilizlerden kendilerine sunulandan daha fazlasını istemektedir.Bio je poznat kao više naklonjen Arapima, nego Britancima, za razliku od svojih prethodnika.
Yeni Zelanda halkı kendilerine Yeni Zelanda'da yaşayan uçamayan bir ulusal kuş olan Kivi diyorlar.Boli to obrie nelietavé vtáky, ktoré žili na Novom Zélande.
Kendilerine keskin sınırlandırmalar koyabilirler.Môžu byť ohraničené zlomami.
Askerler kendilerine cülus bahşişi ödenmesini talep ettiler.Posádka musel presvedčiť stovky ľudí aby im zapožičali svoju elektrickú zásuvku.
Bunların her birinin Tapınakta kendilerine özel görevleri vardı.Každá z nich mala predpísaný rituálny účel.
Bu yüzden kendilerine yeni bir yol çizerler.Preto sa rozhodli postaviť nový.
18. yüzyılda halk bu aleti kendilerine uyarlamış ve kullanmıştır.V prvej tretine 18. storočia ho prestavali a rozšírili.
Grup kendilerine "Tony Flow and the Miraculous Masters of Mayhem" diyordu.Skupina se je izvirno imenovala Tony Flow and the Miraculously Majestic Masters of Mayhem.
Antik kaynakların iddiasına göre, askerler kendilerine söz verilen ödemenin ancak yarısını almışlardı.Antični viri poročajo, da zato, ker so dobili samo polovico svoje obljubljene plače.
Ülke eyaletlerinin kendilerine ait bir ordusu yoktur.Nobena dežela ni imela svoje vojske ...
Bizanslılar birtakım diplomatik uygulamalarla kendilerine yarar sağladı.Bizantinci so izkoriščali številne diplomatske prakse.
Hastalığa yakalananların çoğu fakirdir ve çoğu da hastalığın kendilerine bulaştığının farkında değildir.Večina okuženih je revna in večina se jih okužbe sploh ne zaveda.
Bakanlar Kurulu üyeleri içlerinden birini kendilerine başkan seçer.Člani med seboj izberejo predsednika.
Bu yüzden kendilerine yeni bir yol çizerler.Načrtujejo še nove poti.
Hamzalı Köyünde’ki kadın ve erkeklerin kendilerine has giysileri mevcuttur.Na bolj poseljenih območjih moški in ženske nosijo oblačila zahodnega tipa.
Sonra, bunun sadece kendilerine olup olmadığını tartışırlar.A sami pravijo, da si tega ne želijo.
Kendilerine has özel kokuları vardır.Poleg tega imajo manj vonja.
İhtiyaçları olan tek şey, kendilerine ait bir devletti.Vse, kar zanjo potrebuješ, je srce.
Daha sonraları bütün ülkeler kendilerine ait kundağı motorlu obüslerin yapımına başladı.Kmalu so tudi druge tovarne začele izdelovati motorna kolesa po istem načelu.
İsimlerinin yanı sıra grup üyeleri kendilerine verdikleri 0'dan 8'e kadar olan numaralarla tanınırlar.Be tikrų vardų, grupės nariai taip pat vadinami numeriais nuo 0 iki 8.
Antik kaynakların iddiasına göre, askerler kendilerine söz verilen ödemenin ancak yarısını almışlardı.Antikos šaltiniai nurodo, kad jie gavo tik pusę pažadėto užmokesčio.
Grup, ilk başta kendilerine Halogen demekteydiler.Iš pradžių jie save pavadino Halogen.
Yerel hükümetler yarı-özerktir ve kendilerine ait yasama ve yürütme organları vardır.Vietinės vyriausybės yra pusiau autonominės ir turi savo paties vykdomuosius ir leidžiamuosius organus.
Kendilerine ait bir toprakları vardı.Jiems priklausė ir Savojos žemės.
İngiliz yerleşimcilerin ikinci etkisi arazi ve su kaynaklarını kendilerine ayırmaları olmuştur.Kita britų įsikūrimo pasekmė buvo žemės ir vandens išteklių pasisavinimas.
Grup kendilerine "Tony Flow and the Miraculous Masters of Mayhem" diyordu.Grupė buvo pavadinta „Tony Flow And Miraculously Majestic Masters of Mayhem“ ir tapo to koncerto sensacija.
Bunların her birinin Tapınakta kendilerine özel görevleri vardı.Kiekviena filė turėjo savo oficialius asmenis, savo šventyklas.
Takipçileri kendilerine kemetist demektedir.Save jie vadino amaraviais.
Takipçileri genellikle kendilerine Ekist demektedir.Jie paprastai vadinami apsišaukėliais.
Sonra, bunun sadece kendilerine olup olmadığını tartışırlar.Tai verčia manyti, ar tik jis nebus keliavęs per tas vietas.
Böylece ikili kendilerine yeni müttefikler bulabilecekti.Abu priešininkai ieškojo sau sąjungininkų.
Diğer üyeler kendilerine geldiklerinde bir trambolin açarlar.Jie sąveikauja vieni su kitais per jų susikurtus avatarus.
Para Para dansı hayranları sıklıkla kendilerine "Paralists" adını verirler.Turistai parko kraštovaizdžius neretai pavadina „marsietiškais“.
Kendilerine özgü değildir ayrıca, benzersiz bir kombinasyon özellikleri mevcut.Tokia materija netik egzotiška, bet ir turi unikalių savybių.
Bizanslılar birtakım diplomatik uygulamalarla kendilerine yarar sağladı.Bizantija naudojo daugybę diplomatinių praktikų.
Kendilerine mahallenin serserileri diyorlardı ve şarkılarının temasının ‘Thug Life’ olmasının sebebi buydu.Jis juos vadino partonais, nes buvo aišku, kad tai hadronų dalys.
Daha sonra Elfler kendilerine üç güç yüzüğü dövdü; Nenya, Narya ve Vilya.Haldjatele oli antud kolm sõrmust: Narya, Nenya ja Vilya.
Bebekler de kendilerine has sesler ile yanıt verirler.Emakassid suhtlevad poegadega ka häälitsuste teel.
Kısa sürede kendilerine ait bir fantezi dünyası yaratırlar.Ta on enda ümber loonud fantaasiamaailma, mis muutub tema reaalsuseks.
Buradaki pek çok hanedan kendilerine bağlılık yemini etmiştir.Paljud naised on vandunud talle igavest armastust.
Ülke eyaletlerinin kendilerine ait bir ordusu yoktur.USA armeele pole maailmas ühelgi riigil vastast.
Gerekçe bildirilmemiş, sadece kendilerine ihtiyaç olmadığı söylenmiştir.Sellel oli lihtne põhjus: nad lihtsalt ei arvanud, et neid vaja läheb.
Dergi yazarları kendilerine "Büyük Doğucular" olarak adlandırdı.Varajased kolonistid nimetasid neid hotentottideks.
Teröristler ondan yeni silahından kendilerine yapmalarını isterler.Nad soovisid, et keegi teine võtaks neil üheaegselt relvad ära.
Dişi ve erkek Pallas kedileri kendilerine özgü kokularıyla bölgelerini işaretler.Kurameerimise ajal märgistavad isane ja emane oma territooriumi lõhnaga.
Pegasus canavarın ağzından fışkırttığı alevlerin kendilerine ulaşamayacağı bir yüksekliğe çıkmış.Herakles kihutas kuldi sügavasse lumme, milles loom ei saanud liikuda.
Misk öküzlerinin savunma tarzıları kendilerine özgüdür.Karjaeluviis kaitseb neid kiskjate eest.
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..Bienvenidos a la presentación de: "Sumas básicas"