Köy halkı ise kendilerine Manav veya eski Yörük der.주로 만상(灣商)이라 하며, 유만(柳灣) 또는 만고(灣賈)라고도 한다.
Dikbaşlılık ettiler, eski kölelik yaşamlarına dönmek için kendilerine bir önder bularak başkaldırdılar.세종은 일찍 문종에게 대리청정을 하게 하여 왕위계승을 둘러싼 혼란을 미연에 방지하고자 하였다.
Bu şekilde yaratılmış iplikler artık kendi kendilerine bükülmeye meyilli değildirler.그러나 무명(無名)의 조각가는 결코 그것을 부자연한 모양으로는 만들지 않았다.
Baştan beri mevcut olan kendilerine ait aralarında olan davaları ve çelişkileri çözdüler.이후 시작된 멤버들간의 불화와 논쟁에서 벗어나 보고자 하는 마음도 들어있었다.
Her çift birlikte kendilerine ait bölgeyi savunur.두 지역은 서로 그들의 지역에서의 자치를 주장했다.
Eski İnananlar kendilerine onlar ise kendilerine Ortodoks Hristiyanlar demeye devam ettiler.이에 대해 재가신자들이 믿고 실천하여 온 불교를 재가불교(在家佛敎)라고 한다.
Kadın müzeleri; kadınların eğitimi, güçlenmesi ve kendilerine olarak güvenlerinin artması için önemlidir.여성박물관들은 여성의 교육, 세력화, 그리고 자존감에 중요하다.
Çölden gelen bu kavim kendilerine eskiden “Azteca” diyen kavimdir.에바라 지구(荏原地区) : 이전의 에바라 정(荏原町)에 해당한다.
Kolların iç yan yüzlerinde kendilerine özgü uzunlamasına kas demetleri bulunur.천의(天衣)는 가볍게 두 팔에 걸쳐 있고 밑에서는 약간 옆으로 퍼져 있다.
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.세간에서 공통적으로 그들은 정(定)만 있고 혜(慧)가 없음을 안다.
Team Death Match: İki takım da kendilerine düşman olan askerleri öldürmeye çalışır.데스매치(Death Match, DM) : 모두가 적으로 적을 많이 죽여야한다.
Çünkü Osmanlılar isteklerin reddi halinde Kırımlıların kendilerine yüz çevirmelerinden çekinmektelerdi.백기는 이 군사들을 살려두면 훗날 난을 일으킬까 두려워하였다.
Bu kabileler, Sasanilere karşı Bizanslıları kendilerine daha yakın bir dost olarak görmüşlerdi.비판자들은 알자지라가 시청자를 늘리기 위해 선정주의를 취한다며 비난하였다.
Ancak uygulamada bu fiyatları kendi kendilerine geliştiremediler.그러나 밴드는 이 용어 자체를 사용하진 않았다.
Fakat bunu kendilerine antrenman gibi görüp daha da çok çalışmaktadırlar.그러나 그는 대세로 보아 강화가 불가피함을 역설하여 이로부터 강화가 논의되었다.
Eskiden pek bilinmeyen Kerpe, tanıyanların kıskançlıkla kendilerine sakladıkları bir yerdi.당시 신시내티 레즈는 유망주들이 꽤 많았지만 노장들의 텃세가 심했던 것으로 알려진 팀이었다.
Buna göre kendilerine itaat etmesini ve kızı Borghild'i Erik'e vermesi istenir.그리고는 에위스테인에게 자신들의 제후가 될 것과 에위스테인의 딸 보르그힐드를 에이리크의 아내로 내놓을 것을 요구했다.
Yalnızca Engels tarafından kendilerine sağlanan parayla Marx ailesi büyük bir yoksulluk içinde yaşadı.런던 망명기 초기에 마르크스는 오로지 혁명활동에만 골몰했기에 마르크스 가족은 극심한 빈곤을 겪어야 했다.
Sorulan IP adresi kendilerine aitse bu ARP isteğine, ARP Reply ile cevap verirler.IP 호스트 B는 자신의 IP 주소가 목적지에 있는 ARP 패킷을 수신하면 자신의 물리적 네트워크 주소를 A에게 응답한다.
Bu uzunhavalarda kendilerine ait bütün bilgileri sözlü olarak sonraki kuşaklara ulaştırmışlardır.또 자의(子儀) 당시의 현명한 대부들이 모두 이와 같이 천거하였으니 공의 사람됨을 알 수 있을 것이다.
Kendilerine has bir yazı sistemleri vardı.독자적인 문자 체계를 가지고 있다.
Ona bunu kendi kendilerine yaptıklarını söyle.당신 자신의 것을 만드십시오.
Böylece ikili kendilerine yeni müttefikler bulabilecekti.그러나 거기서 그들은 다른 장군을 찾아냈다.
Ne var ki Mevlâna ve Selahattin kendilerine karşı duyulan tepkiye aldırmadılar.이때 송진우는 정인보(鄭寅普)와 함께 순종의 '유칙' 위작(遺勅僞作)을 획책하였다가 발각되어 이루지 못하였다.
Kendilerine has pratik zekaları vardır.영리청(營吏廳): 영리들의 관청.
Jack'e kendilerine katılmaları konusunda ısrar ederler ancak Jack kabul etmez.그러자 피치는 잭에게 합류하자고 말하지만 잭은 이내 거절한다.
İkili arabayı terk eder ve kendilerine geceyi geçirmek için kullanacakları bir sığınak bulur.어느 날 천은 막차를 놓치고 밤을 지내기 위해 DVD방에 들른다.
Kendilerine has özel kokuları vardır.특유의 향미가 있다.
Aslında kurbanların hepsi zorlanarak kurban edilmiyorlardı; kendilerine imrenilecek bir gelecek vadediliyordu.하지만 이들은 모두가 조계에 거주하는 것은 아니었으며, 일부만이 조계 내부에 거주하였다.
Romalılar Kilikya eyaleti olarak bölgeyi kendilerine bağladılar.이로써 일본 제국은 한국을 식민 통치 지역으로 편입하였다.
Lyonlular kendilerine Lyonnais derler.넬슨의 시민들은 넬스니언즈(Nelsonians)라고 부른다.
Kendilerine has pratik zekaları vardır.המחושים לרוב אלתיים (נגמרים במעין אלה).
Buraya yerleşerek kendilerine Éotheod dediler.אמר: "יאמרו: 'רבן דחפו'".
Dul eşi, annesi ve erkek kardeşi cenaze töreninde hazır bulundu ve Hitler kendilerine başsağlığı diledi.אלמנתו, אמו ואחיו נכחו בהלווייה וקיבלו ברכות ניחומים אישיות מהיטלר עצמו.
Ona bunu kendi kendilerine yaptıklarını söyle.אנא עשו אותו דבר למענו.
Ruslar kendilerine teslim edilmesi için baskı yapıyorlardı.הוא שלח תשדורת לרוסים על רצונו להיכנע.
Bu yüzden kendilerine yeni bir yol çizerler.זה מראה שעלינו על דרך חדשה.
Burada madenleri işlemeyi öğrendiler ve bu madenlerden kendilerine paha biçilmez hazineler yarattılar.מוקשים אלו נשלטים מרחוק, וניתן להפוך אותם גם למוקשים בלתי מבוקרים.
Kendilerine ait bir toprakları vardı.הן רצו אומה משלהן.
İnsanlara kendilerine en yakın olan kişi şeklinde görülebilir.אנשים זוכרים טוב יותר דברים שעשו הקרובים להם.
Sonra, bunun sadece kendilerine olup olmadığını tartışırlar.עולה מכאן שהם גם לא מתרים בו.
Gerekçe bildirilmemiş, sadece kendilerine ihtiyaç olmadığı söylenmiştir.לא ברור מדוע אך הם לא נדרשו לכך.
Jack'e kendilerine katılmaları konusunda ısrar ederler ancak Jack kabul etmez.אביו תיכנן לתת את החברה לג'ק, אך ג'ק לא רצה אותה.
Biz de kendilerine teşekkür ediyoruz.הוא בא להודות להם.
Ülke eyaletlerinin kendilerine ait bir ordusu yoktur.יש המכנים אותו אף טרור מדינתי.
Almanya ve İspanya yatırımların büyük çoğunluğunu kendilerine çekmeye devam etmektedirler.בספרד ובאנגליה נעשים מאמצים גדולים לחסל את המין הפולש.
Bunların her birinin Tapınakta kendilerine özel görevleri vardı.לכל אחת מהדתות היו בתי תפילה משלה בעיר.
Ayrıca kendilerine ait mezarlıkları vardı, bu da onların uzun süre orada yaşadığını gösteriyordu.כמו כן יהודים רבים מצאו בשטח בית הקברות הרחב מקומות מסתור בהם התגוררו לאורך זמן.
Beslenme yöntemleri kendilerine özgüdür ve emme yoluyla beslenirler.האפרוחים מלקטים מזון בעצמם אך נשארים צמודים לאימם.
Kendilerine inanılmayacağını düşünebilirler.ואז אתה קולט שלא מאמינים לך.
Kendilerine bir bağışlanma ve değerli bir rızık vardır.''В тях винаги побеждават доброто и разумът.
Oysa kendilerine, tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmemeleri emredilmişti.Той призовал хората да служат на Аллах като им казвал, че никой друг освен Аллах може да ги спаси.
Grup kendilerine "Tony Flow and the Miraculous Masters of Mayhem" diyordu.Първото име на групата е Tony Flow and the Miraculous Masters of Mayhem.
İsimlerinin yanı sıra grup üyeleri kendilerine verdikleri 0'dan 8'e kadar olan numaralarla tanınırlar.Освен това вместо с истинските им имена, членовете на групата предпочитат да ги наименуват с числа от 0 до 8.
Fakat bunlar yaptıkları ile kendilerine pek inanılmayacak birer müttefik olduklarını gösterdiler.Изневярата помежду им преминва отвъд онова, в което са вярвали.
Kendilerine has özel kokuları vardır.Някои видове имат специфична миризма.
Çevrelerinde ne hayvanlarına vermeye su, ne de kendilerine kullanmaya su vardır.Нямат нито ниви, нито добитък, нито постоянни селища.
Bu yüzden toprağın sahipleri olarak kendilerine sahibü'l arz da denilmiştir.Имотите им са разграбени, а земите – конфискувани.
İkisi de bestenin kendilerine ait olduğunu iddia etti.И двете жени претендират, че детето е тяхно.
Kendilerince dillerine ve kendilerine ne dendiği bilinmiyor.Как са се наричали самите те и какъв е езикът им е неизвестно.