Ana içeriğe geç
Sözlük

kendilerine ile cümle

kendilerine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Kendilerine, yardım etmesini, sorulan şeyin öğretilmesini, dilediler.大學士楊一清重其才,欲引以自助,后經人挑撥。
Oysa kendilerine, tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmemeleri emredilmişti.他號召人們服侍真主,又說除了真主沒有其他人能拯救他們(23:23)。
Sıranın hemen kendilerine gelmesini isterler.今已就道,後當聽其願去者。
Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.主和他們同工,用神蹟隨著,證實所傳的道。
Yaptıkları hatayı fark ederler ve hemen kendilerine çeki düzen verirler.何攀明辨曲直,洗刷了他們的冤屈。
Kendilerine bir bağışlanma ve değerli bir rızık vardır.''經常賣一些貴卻不實用的東西,但有時也很有用。
Partnerlerinin ölmesinin ardından, ya deprasyona girerler, ya da başka bir partner edinirler kendilerine.他们为真主而战斗;他们或杀敌致果,或杀身成仁。
Sınırdışı edilenlerin masrafları kendilerine aittir.抗命者即加以斬戮,歸順者仍加以褒美。
Ancak, kendilerine bakan kişi ile bağ kurarlar.諸葛亮只是曾把西縣的民眾與糧草遷移而已。
Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.……若本宗者,可云四心觀,既言『以邊智知諸相差別』故。
Kendilerine rahat vermeyen Ürdün Arapları’nın baskısıyla Adana’ya geldiler.他們在貝爾蘭分裂,來到阿門洲的精靈由歐威(Olwë)統領。
Kendilerine göre bir düzen kurup oyunlar oynayıp avlanırlar.他們决心生存下去,並創造了奇蹟。
Fakat kendilerine durmadan kin besleyen NOD halkına bu aşıyı vermemişlerdir.歐姆沒否認並擊敗了眾人,並將他們包於膠囊中丟於深海壕溝中。
Kendilerine Rasna (Rasana) derler.占卜的人說:「白虹,預示有兵亂。
Hakaslar gibi kendilerine Tadar (Tatar) kişi demektedirler.周遭的人都說他長得像野篦坊。
Köy halkı ise kendilerine Manav veya eski Yörük der.城上人稱:「所守者主上城池。
Kendilerine inanılmayacağını düşünebilirler.而他們可能覺得自己不受歡迎。
Ona bunu kendi kendilerine yaptıklarını söyle.-讓他自己去做。
Bu şekilde yaratılmış iplikler artık kendi kendilerine bükülmeye meyilli değildirler.所以然者,如來身者,不可造作,非諸天所及。
Yediler , kendilerine özel görevler verilmiş peygamberler; İbrahim, Halil, Musa, Harun, İdris, Yusuf ve İsa.在伊斯蘭教裡,挪亞是真主的五大使者之一,其他四人分別是亞伯拉罕(易卜拉欣)、摩西(穆撒)、耶穌(爾撒)以及穆罕默德。
Kendilerine burada yaklaşık dönüş zamanı bildirilir.這也暗示著他將於未來的某個時間點復活回歸。
Kendilerine has bir yazı sistemleri vardı.他们拥有自己的书写方式。
Asi askerler, Sankt Petersburg'daki diğer ordunun da kendilerine katılacağını zannettiler; ama yanıldılar.他们原本期望驻扎彼得堡的其他军队能够加入武装起义,然而事与愿违。
Bunun için de ilk olarak sıradan insanı kendilerine konu edindiler.其說始見於漢。
Enbiya-7: “Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber gönderdik.《古兰经》中启示说:‘派遣使者之前,我不惩罚(任何人)。
Buraya yerleşerek kendilerine Éotheod dediler.然後,耶穌給他們說:「現在你們舀出來,送給司席。
Asıl sırtlan klanlarının kendilerine ait olan ve savundukları bir bölgeleri vardır.驥乃大閱將士,分兵畫地,使各自防禦,邊境肅然。
Ancak kendilerine has parazit düşmanları vardır.他们的敌人中就有恶魔虎克船长(Captain Hook)。
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.同時,由於他們擔心會牽涉到此事,故他們只和言王談與此事無關的事。
Sonra, bunun sadece kendilerine olup olmadığını tartışırlar.但後來也察覺到瀧開始在意的不是自己。
Dikbaşlılık ettiler, eski kölelik yaşamlarına dönmek için kendilerine bir önder bularak başkaldırdılar.怨屋優先接受了先前的被他報復的對象久里濱的委託,將其社會性抹殺。
Kendilerine has özel kokuları vardır.有特殊气味。
Kendilerine yeterince vakit ayıramadıkları için birbirlerinden özür dileyen sevgililer sarılıp uyurlar.其欲治者,不知所由,以意穿鑿,各取一切,權譎自在,故一變之後不可復修也。
Ama denizden geçip kendilerine Vadedilmiş Topraklar'a geçme imkani yok görülmektedir.不僅可以航行於水面,亦可航行於陸地上,類似兩棲車輛。
Yanlarına kendilerine bağlı binlerce şövalyeyi alarak yola çıkarlar.乃於去冬謀棄舊遊牧,挈屬內附,因自彼逸出,行程萬千有餘里。
Daha sonra kendilerine bir köy kurmak ve yerleşik hayata geçmek isterler.俨后归之,欲与起兵,寻为城民所杀。
Kendilerine prensler tarafından fotoğraflar sunuldu.之後他們準備去見王子們。
Kendilerine has yemekleri vardır.也有將牠們烹調成龜湯。
Bunlar hiçbir şeyi kendi kendilerine inkar veya tasdik etmezler.其後不信,諸侯益亦不至。
On ay boyunca kendilerine avlanmayı ve erkek ayılardan korunmayı öğreten annelerinin yanından ayrılmazlar.諸將咸諫,以慕容永未有釁,連歲征役,士卒疲怠,請俟他年。
Bu kimliklerini, sadece kendilerine mânen yakın gördükleri insanlara uygun gördükleri zamanda âşikâr ederler.牠們以緩慢而出名,當被人類捕到時,甚至僅用一隻手就可以抓住牠們。
Onlar, kendilerine fayda vereni değil de zarar vereni öğrenirler.”若以之分防各口,不惟無益而且有害。
Ülke eyaletlerinin kendilerine ait bir ordusu yoktur.一般士族的官員則沒有自己的領地。
Yeni Zelanda halkı kendilerine Yeni Zelanda'da yaşayan uçamayan bir ulusal kuş olan Kivi diyorlar.紐西蘭人昵稱「Kiwi」,源自於紐西蘭的國鳥及國家象徵、一種不會飛的鳥——奇異鳥。
Eskiden pek bilinmeyen Kerpe, tanıyanların kıskançlıkla kendilerine sakladıkları bir yerdi.起初對經常一擊殲滅Secrets的蒼存有對抗和嫉妒的心,不停以前輩的身份自居。
Akışkanlar kendilerine uygun yüksek titreşimlerden etkilenme özelliğine sahiptirler.野津以善於奇襲為名,所屬部隊屢立戰功。
Takipçileri genellikle kendilerine Ekist demektedir.其信徒常称之为弘化法师。
Bulundukları ortamda hem kendilerine hem de bakıcılarına zarar verebiliyorlardı.與其和別人爭辯,不如讓他們自己去看。
Onlar, kendilerine muhalif olanların çocuklarının, ebedi olarak cehennemde kalacağı­nı söylerler.臣聞非孝者無親,其瑀之謂矣!」蕭瑀不能回答,但合掌時說:「地獄所設,正為是人。
Dişilerin kendilerine ait bir bölgeleri olur ancak erkeklerin bölgeleri pek sabit değildir.牠們在繁殖季節都是有領土的,但平時則小群的沒有定居的。
Blöfü yemeyen Naruto, bu sözler karşısında, Kendilerine yalan söyleyen insanlardan nefret ederim, demiştir.隋文帝受禅,后闻而流涕,自投于床曰:“恨我不为男,以救舅氏之难。
Aslında kurbanların hepsi zorlanarak kurban edilmiyorlardı; kendilerine imrenilecek bir gelecek vadediliyordu.」不報,未幾,勛以宣府下賊,賊殺之馮,烽火逼京師。
Buradaki hocalar da neredeyse istisnasız Yunandı ve kendilerine rhetor denirdi.其實好萊塢並不富裕,就像那裡的住客一樣。
Kendilerine has meslekleri (hepsi gümüşçüydü).菖(菖(あやめ),聲:持月玲依) 柊的巫女同伴。
Kendilerine verilen emirleri yerine getirirler.그들은 부하들을 평등하게 대우하는 것을 최우선으로 하고 있다.
Bunun üzerine Duran Emmi, kendilerine yardımcı olmayı kabul etmiştir.하느님께서 나를 보우하실 것이며, 그분의 성인들께서 나를 도우실 것이다!”
Hakaslar gibi kendilerine Tadar (Tatar) kişi demektedirler.그 바람소리가 채찍 소리와 비슷하다 하여 무치(일어로 '채찍')이라 불린다.
Asıl sırtlan klanlarının kendilerine ait olan ve savundukları bir bölgeleri vardır.자유지상주의자들은 성과 양심 같은 것을 포함하여, 여러 자유의 열렬한 지지자들이자 활동가들이다.
Çünkü uyandıkları zaman kendilerine verilen bazı mesajların gerçekleşmesine tanık olduklarını iddia ederler.주나라 무왕(武王)이 기자(箕子)에게 선정(善政)의 방법을 물었을 때 기자가 홍범구주로 교시하였다고 전해지기도 한다.
Sıranın hemen kendilerine gelmesini isterler.이는 공연과 같은 효과를 내기 위해 그들이 요청한 것이었다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod