Bu melekler de kendilerine Allah tarafından ulaştırılan emirleri yerine getirirler.天使たちはアッラーの命令に基づき先に動く。
Bunlar hiçbir şeyi kendi kendilerine inkar veya tasdik etmezler.また迷信や祟りも一切信じなかった。
Onlar, kendilerine muhalif olanların çocuklarının, ebedi olarak cehennemde kalacağını söylerler.もし本当にに天孫の子ならば、火も害(そこな)うこと能(あた)わじ。
İnkârcılar, elçileri, kendilerine uğursuzluk getirmekle suçladılar.影の使者に襲われた者も影の使者になってしまうという。
İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye kadar hep şüphe içindedirler.不信者に対する審判の日における罰について述べられる。
Kendilerine Cenâb-ı Hakk’ın rahmeti niyaz olunur."その玄奘の弟子の慈恩大師基(窺基)が開いた宗派である。
Ya da orada kendilerine yeni bir hayat kurdular.あるいはそれに近いものを含む。
Köy halkı ise kendilerine Manav veya eski Yörük der.これを村正刃(むらまさば)とも千子刃(せんごば)とも言う。
Melekler insanlardan, kendilerine cüzi irade verilmemiş olmaları yönünden ayrılırlar.是(これ)若(も)し天神(あまつかみ)の御子ならば害(そこな)う所無けん」と言う。
Bu yüzden toprağın sahipleri olarak kendilerine sahibü'l arz da denilmiştir.牧嶋 達哉(まきしま たつや) 声:広野大地 本作の主人公。
Oysa kendilerine, tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmemeleri emredilmişti.いや、彼らはこれを知らないから、アッラーではないものをアッラーと呼ぶのだ。
Sıranın hemen kendilerine gelmesini isterler.そのため自分の欲求を即座に満たそうとする場合がままある。
Eski İnananlar kendilerine onlar ise kendilerine Ortodoks Hristiyanlar demeye devam ettiler.常に信者たちの実践と結びついていたのは「阿弥陀仏への念仏」であった。
Yanlarına kendilerine bağlı binlerce şövalyeyi alarak yola çıkarlar.千羽鶴は折鶴(おりつる)が笈摺(おいづる)にちなむことから奉納される。
Ancak, kendilerine bakan kişi ile bağ kurarlar.口頭の命令だけで召集された者もいる。
Biz de kendilerine teşekkür ediyoruz.我々はあなたたちに感謝しなければならない。
Kendilerine verilen emirleri yerine getirirler.これらは諸願成就を願って奉納されたものと考えられている。
O zaman kendilerine ve çocuklarına sürekli iyilik gelirdi.子や孫にも恵まれ、幸福な生活を送った。
Enbiya-7: “Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber gönderdik.そして間をあけて中央に「われは只万有への慈悲として、あなたを遣わしただけである。
Kendilerine göre bir düzen kurup oyunlar oynayıp avlanırlar.仄にも年上には敬語を使うことと躾けた。
Hakaslar gibi kendilerine Tadar (Tatar) kişi demektedirler.沓(くつ)に似ていることから沓形(くつがた)とも呼ばれる。
Kendilerine hangi isimle çağırdıkları bilinmemektedir.名は不明(諸説ある)。
Ona bunu kendi kendilerine yaptıklarını söyle.彼のために同じことをしてください。
Rehineleri bırakmaları halinde kendilerine zarar verilmeyeceği söylenmiştir.人質さえ取られなければ、監禁される事などなかっただろうとも言われている。
Kendilerine Rasna (Rasana) derler.羅刹(らせつ)とも言う。
Kendilerine mübah kılınanın çok azıyla, ölmeyecek kadar bir gıdayla yetinirler.勇ましく死を覚悟しながらも、この世に残すものに対する愛着や未練がかれらを包み込んでしまう。
Şamanların kendilerine özgü şapkaları (sen tsic’uus) olur.古泉 繭(こいずみ まゆ) 声 - さくらはづき 啓人の先輩。
456, dünyanın çocuk nüfusunun 10%'un kendilerine teslim edilmesini ister ya da insan ırkını yok edeceklerdir.今回は世界の子供人口の10%を要求、受け入れられなければ人類を滅ぼすと持ちかけた。
Localar bunu kendi kendilerine uygulamaya başladılar.なので、住民が自分で使うということになった。
Kendilerine özgü bütçeleri de yoktur.予算がないラジヲ。
Oyuncuların kendilerine oy vermesi yasaklandı.会員は自作に投票することを禁じられている。
Sonra, bunun sadece kendilerine olup olmadığını tartışırlar.その理由によってそれらは他のものではなくそれら自身なのである。
Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.主である焔緋の命令には忠実に従う。
Seben-Bolu yolu üzerindeki düz arazide kendilerine sonradan yayla edinmişlerdir.形は旣に異土に埋むるとも、魂は故鄕に歸らんことを庶ふ。
Böylece kötülük yapan insanların kendilerine de zarar verdiklerine inanılır (Karma felsefesinde olduğu gibi).それ故に生き物の命を徒らに奪うものに対しては怒りを露わにする。
O kişilerin kendilerine karşı duygularının üç aşamalı bir süreç ile belirlendiğini savunmuştur.彼は彼女に求愛すると、彼女は3つの難題を課す。
Kendilerine has pratik zekaları vardır.恪(慕容恪)は智勇共に申し分ない。
Kendilerine ait bir toprakları vardı.彼らはそこで自分たちの土地を手に入れた。
Kendilerine has bir yazı sistemleri vardı.彼は独特な語彙を持っていた。
Teröristler ondan yeni silahından kendilerine yapmalarını isterler.ガマー銃 新しい武器が欲しいということで作られた。
Fakat kendilerine durmadan kin besleyen NOD halkına bu aşıyı vermemişlerdir.かれらは中つ国の民を支配して、サウロンに直接挑むことは許されなかった。
İkili arabayı terk eder ve kendilerine geceyi geçirmek için kullanacakları bir sığınak bulur.箕面市には終日二輪車通行止め、夜間は自動車通行止めとなる区間がある。
Saçları da okulda kendilerine sorun çıkaracak kadar uzundur artık.大学時代は高校在籍時から伸ばした髪が、腰まで届くほどの長髪になる。
Grup daha sonra kendilerine "Cake" ismini vermiştir.その後アザラシの名前は"タマちゃん"と命名。
Her çift birlikte kendilerine ait bölgeyi savunur.双方が相手側の地を作る。
Hûrremîler yani Yeni-Mezdekîler’in de kendilerine has dinî kitapları mevcuttu.アナニヤ(ギ:Hananias)とは新約聖書(使徒言行録)の登場人物である。
Yerliler kendilerine bir evet-hayır sorusu sorulduğunda 'Bal' ya da 'Da' şeklinde yanıt verirler.そのため、彼らにイエス・ノー質問をするたびに、彼らはBalまたはDaと答える。
Kendilerine yardımcı olabilecek üç arkadaşa kadar seçim yapabilirler.3人までの協力プレイが可能。
Kendilerine inanılmayacağını düşünebilirler.納得できないことを受け入れることはなかったと言われる。
Hristiyan azınlık da bulunmaktadır ve kendilerine ait kiliseleri vardır.キリスト教も広まっており、教会も建てられている。
Yavrular kendilerine bakacak duruma gelince anne ve babalarından uzaklaşarak kendilerine av sahaları ararlar.) 義鑑から偏諱を賜った人物(上記)の子孫が祖先から「鑑」の字を取って名前に用いているケース。
Kendilerine has yemekleri vardır.また保存食でもある。
Toplumların kendilerine özgü ad verme gelenekleri vardır.日本人にはおにぎりを用いる伝統がある。
Kendilerine ait bir parça toprak edinip oraya yerleşmeye dair ortak bir hayalleri vardır.天界武者の中には地上で功績のあった武者が転生した者もいる。
Kendilerine verilen sihirli çalgı aletleri sayesinde karşılaştıkları tehlikelerden kurtulurlar.魔道具 付与魔法によって魔法の力が込められた道具。
Ayrıca her ikisi de kendilerine tepki gösteren gruplar tarafından infaz edilmiştir...しかし、笮融も許劭に扇動された部下に殺されてしまった。
İkili kendilerine “Realest guys in the room” dediler.なお、2人の仮面ライダーは互いを「本郷」「一文字」と本名で呼び合っていた。
İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye kadar hep şüphe içindedirler.不同於某些不信者所言,祂於形相(semblance)上受苦,他們自身僅只存在於形相。
Kendilerine Cenâb-ı Hakk’ın rahmeti niyaz olunur."此中說以慈悲喜捨。
Kendilerine verilen emirleri yerine getirirler.主教們現在應表現出與他們的牧職相稱的行為。