Kendilerine has cemevlerinde 12 İmam hizmetini yürütmektedirler.We carry love within us 12.
Ekonomik durumları, kendilerine en çoğunu sunan adaylara oy vermelerine neden oldu.For example: Vote for the candidates that have above average utility.
Kendilerine mübah kılınanın çok azıyla, ölmeyecek kadar bir gıdayla yetinirler.'They live unwooed, and unrespected fade, Die to them selves.
Bunların her birinin Tapınakta kendilerine özel görevleri vardı.Each man had specific duties.
İnsanlar diğer insanları kendilerine benzer ya da farklı olarak gruplara ayırmaktadır.People tend to view others as either similar or different from oneself.
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.They should be aware of what they say, and refrain from eating too much."
Takımlar yeni sezona başlamadan önce kendilerine program belirlerler.These squads will be confirmed by each of the teams before the beginning of the season.
Bakanlar Kurulu üyeleri içlerinden birini kendilerine başkan seçer.The full members of the Council elect a Chairman from among themselves.
İkili kendilerine “Realest guys in the room” dediler.They were called "the big two" in the scene at that time.
Yanlarına kendilerine bağlı binlerce şövalyeyi alarak yola çıkarlar.(In fact) Several thousand persons used to accompany him as he moved from place to place.
Kendilerine, yardım etmesini, sorulan şeyin öğretilmesini, dilediler.They brought help but frightened even those they had come to help".
Yerçekiminin Aristocu açıklaması tüm yapılar kendilerine doğru ilerlerler.The Aristotelian explanation of gravity is that all bodies move toward their natural place.
Katılar kendilerine uygulanan kuvveti yönü ve şiddetini değiştirmeden aynen iletir.Strider persuades the hobbits to take him on as their guide and protector.
İkili arabayı terk eder ve kendilerine geceyi geçirmek için kullanacakları bir sığınak bulur.He leads them to a cottage where they are supposed to spend the night.
Karakterlerin her birinin kendilerine Unicode tarafıdan atanan bir kod noktası vardır.Each character appears with its equivalent Unicode code-point.
Ancak, kendilerine bakan kişi ile bağ kurarlar.Which, they were comprised only its founders.
Erkekler 6 ile 8 yıl arasında ergenliğe ulaşsalar da kendilerine ait bir alanları olmaz.She was prepared that after further 6, 8 or 10 years there would be nothing left.
Askerler kendilerine cülus bahşişi ödenmesini talep ettiler.The Spaniards therefore demanded that the Hornet be given up to them.
Elfler kendilerine Quendi derler, anlamı "Konuşanlar"dır.For example: They surely disbelieve who say: Lo!
Hanlar, Tanrının kendilerine verdiği "Kut"la yönetirdi.The act would have "returned" the bull to the god who sent it.
Bizanslılar birtakım diplomatik uygulamalarla kendilerine yarar sağladı.Byzantines availed themselves of a number of diplomatic practices.
Kendilerine yüksek ihtimalle Tuha demekteydiler.But they were soon overwhelmed.
Avarlar kendilerine bağladıkları kavimleri sınır bölgelerine yerleştiriyorlardı.The Persians also introduced Persian gardens into mosque designs.
Kendilerine özgü bütçeleri de yoktur.It did not then possess any budgetary resources of its own.
Mamâfih Batı Şeria ile Gazze'de yaşayanların kendilerine ait pişirme şekilleri vardır.However, in the West Bank and the Gaza Strip, the populations have a cooking style of their own.
Pankartlar asıldı ve bölge halkına kendilerine destek vermeleri için çağrıda bulunuldu.The police are contacted and residents help search for her.
İkisi de bestenin kendilerine ait olduğunu iddia etti.The old man deduced that it was theirs.
Çevrelerinde ne hayvanlarına vermeye su, ne de kendilerine kullanmaya su vardır.They slept on straw palliases, and there was no running water, nor private bathrooms.
Bu nedenle kendilerine ait mal varlıkları üzerinde ortaklarının elbirliği mülkiyeti vardır.As such, they have legal obligations to their owners.
Müslümanlar, Muhammed'in ölümünden sonra kendilerine bir halife seçtiler.They were compiled by Islamic scholars after Muhammad's death.
İç yönetimleri kendilerine aitti.They could rule themselves.
Peki, sizce fareler kendi kendilerine anti-depresan almışlar mıdır?So do you think the mice self-administered antidepressants?
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.And then over the summer, they're offered a summer job.
Birçok piyanist, kendilerine "Pardon, acabaMost pianists would have a heart attack if you said,
Bence tüm ebeveynlerin bu soruyu kendilerine sormaları gerekiyor.This is what all parents out there should be asking themselves.
Kişilikleri, kendilerine has özellikleri, duyguları, sıcaklıklarıTheir personality, the unique identity, their emotions and warmth.
Maçı izleyen kadınlar da var... ...fakat kadınlar sadece kendilerine özel olan bir tepede olacaklar.There are women supporters, but they'll watch from a ladies-only hill.
"Filistinliler veya onlardan birkaçı bunu kendilerine uygulamayı zorlattılar.""Well, the Palestinians, or some of them, have brought this on themselves."
Düşmanlarımız sürekli kendi kendilerine konuşmalı, onların kafası karışıkken onlarla savaşmalıyız.Our enemies shall talk themselves to death, and we will fight them with their own confusion.
Ve kendi kişiliklerini tamamen kendilerine has yollarla ortaya koyuyorlar.And their own personalities come out in totally unique ways.
Kendilerine ayıracakları vakti feda eder.They sacrifice personal indulgence.
Aksi halde diğer öğrencilerin projeleri kendi kendilerine yapma şansını ellerinden almış olursunuz.It deprives your peers of the chance to go out and do the project on your own.
Ya da kendilerine,Or they might have asked themselves,
Kurumlar, kendilerine engel denmesini hiç sevmezler.Institutions hate being told they're obstacles.
Ve daha sonra bankalarını suçluyorlar kendilerine krediyi veren kötü adamlar oldukları için.And then they blame the banks for being the bad guys who gave them the mortgages.
Kendilerine Büyük Ağabeyler diyorlar.They call themselves the Elder Brothers.
Bizim gibi, sadece kendilerine ait olan hayatın merkezindeler.Like us they are the psychological centers of a life that is uniquely their own.
Ancak bunu açıklama yapmadan veya bunu neden yaptıklarını kendilerine sormadan yapıyorlar. Çünkü: 1.We have shown in the prison experiment what such a job can make you do.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.I'm just talking about a platform for people to help themselves and to help others.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.If there's money on the table, they keep it all.
Kendilerine saygı duymayı öğrenmeliler.They need to learn to respect themselves.
Ve bir polis memurun kendilerine ceza yazmasına inanamadım.They love it. And I can't believe a policeman is going to give themselves a ticket.
Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.I mean, those people lose their independence.
1 yaşına gelen bebekler kendilerine bir şeyler okunmasını çok severler. Müzik dinlemeyi de öyle.At 12 months of age the babies like to be read to.
Kendilerine CCHR diyorlar.They're called the CCHR.
Burada huzur içinde uyuyorlar, çünkü kendilerine kötü bir şey olmayacağından eminler.Here, they are sleeping peacefully, because they are sure that nothing wrong can happen to them.
Artık kendilerine yabancı hale gelen bir şeyi anlamlandırmaya çalışıyorlar.They're trying to disambiguate something that has now become unfamiliar to them.
Ve insanlar kendi kendilerine düşündüler,And the people thought for themselves,
Kendilerine yol boyunca birkaç hata yapma izni verdiler.They allowed themselves a few mistakes along the way.
Parayı kendilerine harcayan takımlar, eskisi gibi aynı kazanma yüzdesine sahip.The teams that spend money on themselves are just the same winning percentages as they were before.