Bu yüzden bu grup konseyden ayrılmış ve kendilerine Sthaviravadin (eski yol) adını vermişlerdir.Те из страха за свою жизнь указали (путь), и они (монголы) прошли».
Kureyşliler, onu yalanlarlar ve doğruysa Mescid-i Aksa’yı kendilerine tarif etmesini isterler.Они, по словам Бердяева, завидуют богатым и хотят отобрать их богатства и передать их бедным.
Böylece kötülük yapan insanların kendilerine de zarar verdiklerine inanılır (Karma felsefesinde olduğu gibi).По народным поверьям, в шедим превращаются души нечестивцев.
Kendilerine yapılanı engellemeye çalışmadıklarından suçluluk duygusuna kapılıp sessizleşebilirler.Человек может не одобрять того, что он вознамерился сделать, даже сам того не осознавая.
Haftanın her günü, Şabat ve Yahudi bayramlarının çoğunda bu günlere dair kendilerine has sunular sunulurdu.Подобно всем еврейским праздникам, этот день проводят в молитве.
Seben-Bolu yolu üzerindeki düz arazide kendilerine sonradan yayla edinmişlerdir.Запрет в других землях последовал за ними.
Kendilerine has özel kokuları vardır.Жуки имеют специфический запах.
Yaptıkları hatayı fark ederler ve hemen kendilerine çeki düzen verirler.Воскресшие ознакомятся со своими делами и будут по ним судимы.
Kendilerine bölge bulmaları bazen yıllar sürebilir.Поиски партнёра могут продлиться несколько лет.
Hakas Türkleri gibi kendilerine Tadar (Tatar) kişi demektedirler.Ведь если вдуматься, то люди, как цветы, заслуживают тщательного ухода».
Biz de kendilerine teşekkür ediyoruz.Я просто хотела сказать спасибо.
Bu yüzden kendilerine yeni bir yol çizerler.И я желаю идти к ним новым путем.
Öğrenciler, kendilerine verilen tedrisatın erkek öğrencilere verilenden az olduğunu düşünmeye başlamışlardı.Он просто не мог думать на уровне молодых студентов.
Vizigotlar Roma sınırlarını korurken, kendilerine toprak verilecek ve yıllık ödeme yapılacaktır.Римляне превратили их в федератов-союзников, выплачивая им ежегодные субсидии.
Kurbanlar kendilerine şırınga edilince ölümünün son anına kadar tam olarak bilinçli oluyordu.От жертв до последнего момента скрывали, что их ожидает смерть.
Ancak kendilerine taraftar bulamamışlardır.Считает, что людям никто не способен помочь, кроме них самих.
Mertay ve Sabri, ülkeye geri dönmüş ve kendilerine bir ofis açmışlardır.Рид согласился и открыл собственную контору.
Kendilerine özgü savaş gemileriyle ünlüdürler.То есть станут универсальными боевыми кораблями.
Bazılarının kendilerine özgü karakterleri vardı.Они имели такие романтические лица!
Ayrıca kendilerine ait özel iş yerleri de açabilirler.Они тоже могли заниматься частными делами.
İkisi de bestenin kendilerine ait olduğunu iddia etti.Обе пекутся о его благополучии.
Büyüyüp ailelerinden ayrılınca kendilerine nehrin hemen yanına ev yapıp birlikte yaşamaya başlarlar.После они убегали от него, и, когда начинается дождь, он улетает.
Buraya yerleşerek kendilerine Éotheod dediler.Они же ответили: «Где соль гниёт?»
Dergi yazarları kendilerine "Büyük Doğucular" olarak adlandırdı.Современники называли её «великой ландграфиней».
Her çift birlikte kendilerine ait bölgeyi savunur.Живут парами, защищая свою территорию от других пар.
İkili kendilerine “Realest guys in the room” dediler.ولقبوا نفسهم ب"الرجال الحقيقيون في الغرفة".
Ayrıca, Hamas'ın "kendilerine saldırmayan Yahudiler ile bir sorunları olmadığını söylemiştir.وقال أيضاً إن حماس "لا توجد مشكلة مع اليهود الذين لم يهاجمونا".
Buraya yerleşerek kendilerine Éotheod dediler.فقالوا: هاتوا خطه، فحضروا إليه وأخذوا خطه.
Hakaslar gibi kendilerine Tadar (Tatar) kişi demektedirler.قال الأزهري: «الحِجْر حطيم مكة، كأنه حجرة مما يلي المثعب من البيت».
Sıranın hemen kendilerine gelmesini isterler.بفعلهم هذا سعوا إلى أن يقووا الاتصال بأوزوريس في الآخرة.
Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.ومن انتهاء الخلق إلى ربهم المتصرف في أمرهم كله تصرف المشيئة المطلقة.
Orkestra sanatçıları aynı yıl kendilerine bir yönetim kurulu seçtiler.وفي نفس العام، اختار الموسيقيون مجلس الإدارة بأنفسهم.
Bunlar hiçbir şeyi kendi kendilerine inkar veya tasdik etmezler.ولا هما (التصوف والفقه) إِلا بإِيمان، إِذ لا يصح واحد منهما دونه.
Köy halkı ise kendilerine Manav veya eski Yörük der.أمّا لونها فقالوا: أبيض أو أسود أو أخضر، ومناقيرها صُفر.
Çocuk onlara kendilerine bir oğul olarak cennetten gönderildiğini söyler.وأفصح الطفل أنه قد أرسل من السماء ليكون ابنهما.
Bu öğrenciler Ginny'nin fikriyle kendilerine "Dumbledore'un Ordusu " adını takar.وبفكرة (جيني)أطلق هؤلاء الطلاب علي أنفسهم اسم جيش دمبلدور.
Kendilerine Cenâb-ı Hakk’ın rahmeti niyaz olunur."وعبد الرحمن منفردًا بنفسه، مؤيدٌ برأيه، مستصحبًا عزمه.»
Hastalığa yakalananların çoğu fakirdir ve çoğu da hastalığın kendilerine bulaştığının farkında değildir.وقد كان أغلب المصابين بالدّاء من الفقراء، وأغلبهم لم يدرك حتى إصابته بالعدوى.
Osmanlılar bu romanlarda anlatılan hikâyeleri bu nedenle beğenmemiş ve kendilerine uygun görmemişlerdir.ولهذا السبب فإن الحكايات التي قيلت في هذه الروايات لم تنل إعجاب العثمانيين وبالتالي لم تكن مناسبة لهم.
Kadın müzeleri; kadınların eğitimi, güçlenmesi ve kendilerine olarak güvenlerinin artması için önemlidir.لمتاحف المرأة أهمية كبيرة في تعليم النساء وتمكينهنَّ وتزويدهنَّ بالثقة في النفس.
Kutsal sözlerin rehberliğinde kendilerine yeni bir dünya yarattılar ve çocuklarına dev hayvandan bahsettiler.وقاموا ببناء عالم جديد حسب تصورهم كما وعد به النص المقدس، وتحدثوا عن الوحش مع أطفالهم.
İhtiyaçları olan tek şey, kendilerine ait bir devletti.كل ما يحتاجونه هو أمة ودولة خاصة بهم.
Mülteciler sözleşme tarafından kendilerine verilen hak ve ayrıcalıklardan yararlanabilirler.يحق للاجئ أن يتمتع بحقوق ومزايا في دولة ما بالإضافة إلى تلك المنصوص عليها في الاتفاقية.
Arapaholar kendilerine Invnaina (bizim insanlardan) derler.وقال «فأعوان الطائفة الممتنعة, وأنصارها, منها فيما لهم وعليهم.»
O kişilerin kendilerine karşı duygularının üç aşamalı bir süreç ile belirlendiğini savunmuştur.وقد مر كفاحهم لتدعيم أنفسهم هناك بثلاث مراحل.
Fakat bunu kendilerine antrenman gibi görüp daha da çok çalışmaktadırlar.وما أصبحوا يتتظرون أعظم مما جهلوا معرفته، ثم أهلكهم الله بترحتين.
Kızgınlığın amacı insanların kendilerine tehdit olarak algıladıkları davranışı durdurma çabasıdır.والغضب هو النمط السلوكي الذي يهدف إلى تحذير المعتدين لوقف سلوكهم التهديدي.
Ancak, kendilerine bakan kişi ile bağ kurarlar.لا يقبل المحاربون (الذين هم دائمًا ذكور في الغالب) سوى غيرهم من الذكور ليكونوا قادتهم.
Fakat bunlar yaptıkları ile kendilerine pek inanılmayacak birer müttefik olduklarını gösterdiler.إنما كانوا أصحاب إيمان راسخ، فأنكروا على قومهم شركهم بالله، وطلبوا منهم إقامة الحجة على وجود آلهة غير الله.
Kendilerine Rasna (Rasana) derler.قال الشافعي معنى: ﴿وهم صاغرون﴾: خاضعون لحكم الإسلام.
Kendilerine şehrin varoşlarında bir askeri kamp tahsis edildi ama ellerindeki silahlar alındı.فأخرج حنظلة جميع ما في الخزائن من السلاح، ونادى في الناس.
Yahudiler, kendilerine ayrılan bölümlerde (Pale) yaşamak zorundaydı.أما باقي اليهود، فكانوا يعيشون في أماكن أخرى متفرقة.
Kendilerine has bayram gelenekleri ve mutlu okazyonları vardı.وتمتعت بالعديد من العادات والتقاليد والأهازيج الجميلة.
Elfler kendilerine Quendi derler, anlamı "Konuşanlar"dır.وفيه أن الكفار مخاطبون بفروع الشرع وهو الصحيح، وقيل: لا يخاطبون بها، وقيل: إنهم مخاطبون بالنهي دون الأمر.»
Antik Mısır tanrıları, Antik Mısır'da kendilerine tapınılan tanrı ve tanrıçalardır.المعبودات المصرية القديمة هي الآلهة والإلهات التي كانت تُعبد في مصر القديمة.
İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye kadar hep şüphe içindedirler.ولعمري إن كفرهم أشهر من كفر إبليس.»
Kişiler kaçışta kendilerine yardımcı olabilecek farklı yeteneklere sahiptirler.تعمل على مساعدة الأشخاص ذوات القدرات المختلفة.
Askerler kendilerine cülus bahşişi ödenmesini talep ettiler.وأصر الأمريكيون على تلقي البارود.
Yerel hükümetler yarı-özerktir ve kendilerine ait yasama ve yürütme organları vardır.الحكومات المحلية تتمتع بحكم شبه ذاتي، وتحتوي على الهيئات التنفيذية والتشريعية الخاصة بها.
Kendilerine öğretilse bile kabul etmez ve inanmazlar.إنهم ليسوا علي دين، وليسوا بمؤمنين وإنما هم كافرون.