Ana içeriğe geç
Sözlük

kendilerine ile cümle

kendilerine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Magda ve kocası Joseph Goebbels, Kunz'un kendilerine yardım etmesinde ısrar ettiler.Magda e suo marito insistettero affinché Kunz li aiutasse ad uccidersi.
Diğer üyeler kendilerine geldiklerinde bir trambolin açarlar.Gli entranti faranno il loro ingresso uno alla volta.
Muaviye, kendilerine bir konuşma yapar.Mirasole merita un discorso a sé.
Bu şekilde kendilerine ateş koruması sağlanan istihkamcılar ileri çıktı.I vigili del fuoco lo stavano aggiustando.
Ayrıca kendilerine ait mezarlıkları vardı, bu da onların uzun süre orada yaşadığını gösteriyordu.Gli mostrai i cadaveri intorno a lui, avrebbero voluto anche loro restare lì...
Kendilerine babadan geçme bir yetenek verildiğine inanılır.Sono esseri dalle abilità eccezionali, creati dal Padre.
Pankartlar asıldı ve bölge halkına kendilerine destek vermeleri için çağrıda bulunuldu.Altre persone erano intrappolate in quello stesso luogo e avevano bisogno del suo aiuto.
Grup, ilk başta kendilerine Halogen demekteydiler.In origine la band si chiamava Halogen.
Boru çaldığı sırada Frodo ve Sam kendilerine farklı bir yol çizmiştir.Durante questa spedizione cattura casualmente Frodo e Sam.
Kendilerine 'sanırız Usame bin Ladin'i bulduk ve sizin göreviniz onu öldürmek.' dendi." ifadelerini kullandı.'Fu detto loro, "Pensiamo di aver trovato bin Laden, e il vostro lavoro è ucciderlo",' ricordò uno dei capi.
Kısa sürede kendilerine ait bir fantezi dünyası yaratırlar.Ben presto, però, sarà lei ad avere a che fare con un vero mostro.
Jack, kendilerine kurulan tuzağı bildiğini Michael'a sözler.Jack e Tom devono ora scoprire quale delle loro storie prevarrà.
Üç gemiyle çıkıp gelen Phokaialının kendilerine eziyet etmesine katlanmak istemediler.La cosa che non sapevano è che tre Marines vi si erano trincerati.
Başbakan yardımcılarının kendilerine bağlı kuruluşları bulunurdu.Con lui sono iniziati i Direttori veri e propri.
Bölgelerin coğrafik konumu kendilerine has hidrolojiksel özelliklerinden kaynaklanır.La presenza dei gruppi metilici sulla superficie fornisce loro proprietà idrofobe.
Beslenme yöntemleri kendilerine özgüdür ve emme yoluyla beslenirler.I loro unici scopi sono nutrirsi di carne umana e muoversi.
Romanyotların kendilerine ait bir Hahambaşısı bulunurken Sefaradlar bu ayrıcalıktan mahrum kaldılar.Cercando di rendere pari le chance di ogni combattente, i Romani dosavano questi vantaggi e questi svantaggi.
Osmanlılar bu romanlarda anlatılan hikâyeleri bu nedenle beğenmemiş ve kendilerine uygun görmemişlerdir.«Mi accorgo, Romani, che siete contrari a questa deliberazione, e non avete torto.
Her üç tanrıçanın Mekke'nin yakınında kendilerine adanmış farklı mabetleri vardı.Ognuna delle tre dee aveva un santuario separata nei pressi della Mecca .
Günümüzde kendilerine ait familyalarında sınıflandırılmaktadırlar.Oggi appartiene a privati che vi abitano.
Diğer özellikler fonsiyonların kendilerine tekliktir.Numerose e caratteristiche sono le fontane.
Burada ilerlemek ve yem, yiyecek ve su ihtiyacını karşılamak kendilerine kalmıştı.Costretto ad arrangiarsi da solo, si sforza di trovare cibo e rifugio.
Dişi ve erkek Pallas kedileri kendilerine özgü kokularıyla bölgelerini işaretler.In natura i gatti a testa piatta sono solitari e delimitano il loro territorio con marcature odorose.
Mülteciler sözleşme tarafından kendilerine verilen hak ve ayrıcalıklardan yararlanabilirler.Un rifugiato può godere di diritti e benefici in uno stato in aggiunta a quelli previsti dalla convenzione.
İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye kadar hep şüphe içindedirler.А покровителями и помощниками неверующих являются тагуты, которые выводят их из света к мракам.
Ya da orada kendilerine yeni bir hayat kurdular.Поэтому для них это будет уже другой мир, в котором они будут жить.
Kendilerine bir bağışlanma ve değerli bir rızık vardır.''Они принесут благость и надежду».
Onlar, kendilerine muhalif olanların çocuklarının, ebedi olarak cehennemde kalacağı­nı söylerler.Согласно Корану, после смерти лицемеры будут вечно пребывать в нижнем (самом мучительном) уровне ада.
Her üç tanrıçanın Mekke'nin yakınında kendilerine adanmış farklı mabetleri vardı.Каждое племя имело своих богов, идолы которых находились в Мекке.
Gelenler Hakkâri'nin Benekli yaylasına yerleştirildi ve kendilerine uçakla yiyecek maddesi atıldı.Они делят между собой одну территорию, однако, ищут пищу и спят раздельно.
Hakaslar gibi kendilerine Tadar (Tatar) kişi demektedirler.Шут: Шут — аналог клоуна.
Sonra, bunun sadece kendilerine olup olmadığını tartışırlar.Они рассказывают ему, что все их проблемы только из-за него одного.
Grup kendilerine "Tony Flow and the Miraculous Masters of Mayhem" diyordu.Первоначально — под псевдонимом Tony Flow & the Miraculously Majestic Masters of Mayhem.
Kutsal sözlerin rehberliğinde kendilerine yeni bir dünya yarattılar ve çocuklarına dev hayvandan bahsettiler.И построили они новый мир, как было провозвещано в священном тексте, и говорили о звере с детьми своими.
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.Но только рассуждения, только слова; от них никто не погибнет.
Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.Поиск своего Бога, своего пути.
Ancak, kendilerine bakan kişi ile bağ kurarlar.И только шуты по-прежнему забавляли ими народ.
O döneme kadar genellikle her okul ya da üniversite kendilerine özgü kurallarla futbolu oynuyorlardı.До того почти каждая школа и каждый футбольный клуб имели свои собственные своды правил.
Kendilerine Cenâb-ı Hakk’ın rahmeti niyaz olunur."Этим он заслужил себе славу милосердного.
Yezidiler kendilerine "Azday Halkı" adını verirler.В народе охагуро звали (яп.
Sıranın hemen kendilerine gelmesini isterler.Таким образом, скоро они по миру пойдут (то есть разорятся).
Kendilerine has yemekleri vardır.Стебли употребляются в пищу.
Özel güçleri olan vampirleri korurlar ve kendilerine katılmalarını isterler.Даже её приближённые вампиры боятся находиться рядом с ней.
Onlar, kendilerine fayda vereni değil de zarar vereni öğrenirler.”Они обучались тому, что приносило им вред и не приносило им пользы.
Kendilerine verilen emirleri yerine getirirler.Также они разогревали Testament (с их туром по Practice What You Preach).
Bunlar hiçbir şeyi kendi kendilerine inkar veya tasdik etmezler.Не должно быть никакого доверия к ним и никакого общего права с ними».
Bunun üzerine Duran Emmi, kendilerine yardımcı olmayı kabul etmiştir.Родственник, которому строили дом, обязан был накормить помощников.
Kendilerine saygı duyulduğu için hep önde otururlar.Они всегда настороже, так как раньше были выведены для пастушества.
Grubun kendilerine ait olan orijinal şarkıları "Take It Away" 2011 NBA finallerinde kullanılmıştır.Их собственная песня Take It Away была использована в качестве песни Финала НБА 2011 года.
Rita, kendilerine servis yapan kadın garsonun yakasındaki Diane adını görünce "Diane Selwyn" ismini hatırlar.Рита вспоминает имя «Дайана Сэлвин», увидев имя «Дайан» на бейдже обслуживавшей их официантки в «Winkies».
Ziyaretçiler bu kaselere para atarak kendilerine şans ve iyilikler getireceğine inanırlar.Бросить паука под шкаф принесет Вам удачу и деньги.
Sıvı aminlerin kendilerine has "balığımsı" bir kokuları vardır.По крайней мере молодые грибы обладают «фруктовым» запахом.
456, dünyanın çocuk nüfusunun 10%'un kendilerine teslim edilmesini ister ya da insan ırkını yok edeceklerdir.456 требуют отдать им 10 % детей планеты.
Bu süre boyunca pronoiar'lar, kendilerine ait bir Pronoia hibesi vererek takipçileri de çekebildiler.В течение этого времени, они сами могли привлечь к себе последователей, предоставив им свои пронии.
Onlar, kendilerine mahsus mânâları başkalarına ifşa etmezler.Подобные наплечники в быту других народов не известны.
Kendilerine has bir yazı sistemleri vardı.Химьяриты имели собственную письменность.
Bu dinin inananları kendilerine Pastafaryan demektedirler.Верующие шугнанцы — мусульмане-шииты (исмаилиты).
Kendilerine bir yer edinmeleri ve fark edilmeleri oldukça uzun sürdü.Им потребовалось некоторое время, чтобы узнать его.
Kendilerine yüksek ihtimalle Tuha demekteydiler.Он говорит, что вместе они совершили великое.
O zaman kendilerine ve çocuklarına sürekli iyilik gelirdi.Если же он отказывался признавать, то она и её сын оставались обычными невольниками.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod