Ana içeriğe geç
Sözlük

kendilerine ile cümle

kendilerine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
İkisi de kendilerine yeni başkentler seçtiler.Beide hatten ihre Hauptstadt in Ye.
İsyan edenler oracıkta bir yadigar sarığı açarak kendilerine bayrak dahi yapmışlardı.Die inneren Wälle waren mit dem Aushub der Gräben aufgeschüttet worden und dienten als Wehrgang.
Kendilerine yüksek ihtimalle Tuha demekteydiler.Sie vermuteten, er würde ausgewählt werden, was sich als Irrtum entpuppte.
Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette bilirler.Ceux auxquels Nous avons donné le Livre savent qu'il est descendu de ton Seigneur avec la vérité.
Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.Et ceux qui avaient craint leur Seigneur seront conduits par groupes au Paradis.
Bunlar hiçbir şeyi kendi kendilerine inkar veya tasdik etmezler.Cela ne fait, cependant, pas d'eux des lâches ou des incapables.
Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.Par la suite, ils n'ont divergé qu'au moment où leur vint la science.
Yediler , kendilerine özel görevler verilmiş peygamberler; İbrahim, Halil, Musa, Harun, İdris, Yusuf ve İsa.Abraham, Isaac, Jacob, Aaron, Moïse et Josué sont reçus par eux et qualifiés de « prophètes de vérité ».
Kendilerine bir bağışlanma ve değerli bir rızık vardır.''On oscille en permanence entre l'excellent et le catastrophique ».
Onlar, kendilerine muhalif olanların çocuklarının, ebedi olarak cehennemde kalacağı­nı söylerler.Et tout comme eux, ils ont un point faible : le feu, qui annule leurs pouvoirs.
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.Et les gens apprennent ce qui leur nuit et ne leur est pas profitable.
Aralarında kıskançlık yoktur ve kendilerine ait olmayan şeyleri açgözlülük ve hırsla istemezler.Ils ne lavent pas leurs vêtements, ne les repassent pas, et ne portent pas d'habits propres.
Kendilerine özgü bütçeleri de yoktur.Ils n'ont pas de budget propre.
Eski İnananlar kendilerine onlar ise kendilerine Ortodoks Hristiyanlar demeye devam ettiler.Et, en effet, les believers n'ont pas tardé à proclamer la survie de leur idole.
Buraya yerleşerek kendilerine Éotheod dediler.C'est par eux, disent-ils, que furent remis par ordre les Éons.
Kendilerine geçmişini anlatmasını isterler.Il décide alors de leur en dire davantage sur sa vie passée.
456, dünyanın çocuk nüfusunun 10%'un kendilerine teslim edilmesini ister ya da insan ırkını yok edeceklerdir.Les 456 demandent que 10 % de la population mondiale des enfants leur soient remis.
Yaratıkların kendilerine çekmek için Morpheus ile ilişkili Mr. Sandman şarkısını kullandığını öğrenirler.Ils trouvent que la chanson associée à Morpheus, Mr. Sandman, attire les créatures à eux.
Aslında kurbanların hepsi zorlanarak kurban edilmiyorlardı; kendilerine imrenilecek bir gelecek vadediliyordu.Ceux-ci ne reculèrent pas d'un pouce et abattaient de leurs épieux tous ceux qui s'avançaient.
Ülke eyaletlerinin kendilerine ait bir ordusu yoktur.Le pays ne possède pas d'armée.
Sonra, bunun sadece kendilerine olup olmadığını tartışırlar.Dans ce cadre, il découvre qu’il n’est pas seul face à ceux-ci.
Kendilerine göre bir düzen kurup oyunlar oynayıp avlanırlar.Ils jouent avec Demented Are Go et Torment.
Ona bunu kendi kendilerine yaptıklarını söyle.S'il vous plaît, faites de même pour lui.
İnsanlara kendilerine en yakın olan kişi şeklinde görülebilir.C'est celui qui se sent le plus proche des humains.
Hep birlikte hareket ederlerse, kimsenin kendilerine bir şey yapamayacağını anlatır.Si vous saviez ce qui se passe, aucun de vous n'oserait être heureux.
Önce kendilerine bir lider seçmeleri gerekir.On doit alors se choisir un président.
Şam Fethi Cephesi ise daha sonra bu açıklamanın kendilerine ait olmadığını iddia etti.La sorcière répond que cela ne le regarde pas.
1942 yılında piyade taburları kendilerine ait altı adet tanksavar topuyla donatılmış müfrezelere kavuştu.À partir de 1942, chaque bataillon d'infanterie reçut son propre peloton de 6 canons anti-char.
Kendilerine has özel kokuları vardır.Ils utilisent également leurs odeurs.
Lyonlular kendilerine Lyonnais derler.Les policiers voient en eux les Lyonnais.
Bu dinin inananları kendilerine Pastafaryan demektedirler.Le Coran invite à choisir ses amis (ʾawliyâʾ) parmi les croyants.
Tessa Virtue ve Scott Moir, kısa dansta kendilerine ait dünya rekorunu kırdı.Virtue et Moir sont les détenteurs du record du monde pour la danse originale.
Bernstein’a göre,toplumsal katmanların kendilerine özgü dil kullanımları vardır.Bergounioux considère pour sa part que le langage intérieur conserve sa nature proprement linguistique.
Böylece bankalar küçük tasarruf sahiplerini kendilerine bağlamış olurlar.Ces banques permettent de drainer l’argent des petits épargnants.
Bunun yanı sıra kendilerine yapılan servisleri de gole çevirmek için uğraşırlar.De même, ils offrent leurs services en forfaits.
Biz de kendilerine teşekkür ediyoruz.Nous leurs sommes reconnaissants.
İkisi de bestenin kendilerine ait olduğunu iddia etti.Tous deux prétendaient que leur comté avait les meilleurs laboureurs.
Almanya ve İspanya yatırımların büyük çoğunluğunu kendilerine çekmeye devam etmektedirler.L'Allemagne et l'Espagne ont diminué fortement les subventions de ce secteur.
Kendilerine ait rütbeleri vardı.Ils avaient leurs propres hypothèses.
Her bir oyuncuya kendilerine ait bir klan verilir.De plus, ils appartiennent tous à un clan.
Kendilerine silah erzak yardımı isterler.Les armes sont mises en disposition de tir et leurs servants sont à leurs postes.
Kendilerine verilen emirleri yerine getirirler.Ainsi, ils auront atteint le but qu'ils s'étaient fixé.
Araplar putların kendilerine Allah katında şefaat edeceklerine inanırlardı.Le peuple de Hûd croyait en Allah mais était quand même polythéiste.
Bir gün mahallesi eşkiyalar basar ve ondan 4 gelinini de kendilerine vermelerini isterler.Il rencontre un jour Mère Vent qui lui confie ses quatre fils.
Özel bir giysi ve kendilerine has bir kalpak giyerler.Elles portent un costume distinctif, et se coiffent d'une façon particulière.
Aynı zamanda Sovyetlerin gençlere sadece eğer kendilerine komünist derlerse ekmek verdiğini öğrenir.Ce n'est que plus tard que les Géorgiens comprennent qu'ils ont à faire à un peuple païen.
Kısa sürede kendilerine ait bir fantezi dünyası yaratırlar.Il se déroule dans un univers de fantasy.
Karakterlerin her birinin kendilerine Unicode tarafıdan atanan bir kod noktası vardır.Chaque caractère est indiqué avec son équivalent Unicode.
Köy halkı bahçelerin de kendilerine yetecek kadar sebze ve meyve yetiştirirler.Les coteaux au-dessus sont quasi-vides d'habitants et occupés par des bois, des jardins et des vignes.
Takipçileri kendilerine kemetist demektedir.Leurs auteurs sont appelés Tossafistes.
Bunun yerine, kendilerine ölçünlü ödeme yapılıyor ve devletçe belirlenmiş bir süreliğine işe alınıyorlardı.Ils sont serviles à son égard, et créés pour une fin purement pratique.
İbrahim Paşa, kendilerine gücendiği ve husumet ettiği kişilerdan sadareti sırasında intikam almaya başladı.Abraham, désespéré car il avait placé tous ses espoirs en lui, le frappe alors violemment au visage.
Köyde; şipşi ve yaşayan insanların kendilerine özgü yemekleri yapılır.On ne fait que consommer et manger dans l’assiette d’autrui.
Devşirilir devşirilmez sünnet edilip, kendilerine bir Müslüman adı verilirdi.Ils créèrent les talismans sacrés (appelé [tjurunga) et les donnèrent aux gens.
Her ırk, Tet'in kendilerine atadığı temsili bir satranç taşına sahiptir.Chaque race des Exceeds possède une pièce d'échecs représentative, qui leur a été assignée par Teto.
Fakat bunlar yaptıkları ile kendilerine pek inanılmayacak birer müttefik olduklarını gösterdiler.Ils croient, alors, qu'un autre agit en eux, pour eux, sans eux.
Caillie'nin notlarına göre; kendilerine birçok hediye de verilmişti.Ils rapportaient des nouvelles d'Isaac Judaeus ainsi que de nombreux cadeaux.
Bu yüzden kendilerine yeni bir yol çizerler.Une nouvelle piste s'ouvre à eux.
Ama Diego'nun kendilerine rehberlik edebileceğini söyler.Il sait que Diego a des pouvoirs.
Tanrılar kendilerine yardım edenlere yardım ederler.Los dioses ayudan a los que se ayudan a si mismos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod