Yoksa kendilerine, daha önce geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?Or has something come to them which had not come to their fathers?
Hayır; o, kendilerine hakkı getirmiştir. Onların çoğu ise haktan hoşlanmamaktadırlar.In fact, he has brought the truth to them, but most of them abhor the truth.
Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar;Who, when reminded of their Lord's revelations, do not fall for them like the deaf and blind;
Kendilerine, o çok esirgeyici Allah'tan hiçbir yeni öğüt gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.Never does a new reminder come to them from Ar-Rahman but they turn away from it.
Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerine (olsun) yardımları dokunuyor mu?.Other than God? Can they save you or even save themselves?"
Ondan (Kur an'dan) önce kendilerine kitap verdiklerimiz, ona da iman ederler.Those to whom We gave the Book before this do believe in it;
Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise şöyle dediler: Yazıklar olsun size!But those who knew better, said: "Alack-a-day!
Allah onlara zulmetmiyor, asıl onlar kendilerine zulmediyorlardı.It was not for God to wrong them, they wronged themselves.
Hayır, o (Kur'an), kendilerine ilim verilenlerin sinelerinde (yer eden) apaçık ayetlerdir.In fact, in the minds of those who have intelligence these are clear signs.
Kendilerine okunmakta olan Kitab'ı sana indirmemiz onlara yetmemiş mi?Is it not sufficient for them that We have revealed the Book to you which is read out to them?
Fakat onlar farkında değilken, o ansızın kendilerine geliverecektir.It will come upon them all too suddenly, and they will be caught unawares.
Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etsinler ve sefa sürsünler bakalım!And deny what We had given them, in order to go on enjoying themselves.
Zaten Allah onlara zulmedecek değildi; fakat onlar kendi kendilerine zulmetmekteydiler.It was surely not for God to wrong them, they wronged themselves.
Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler bakalım!So as to deny what We have given them.
Onların dönüşü ancak bizedir. İşte o zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz.They will be brought back to Us, when We shall tell them what they used to do.
Onlar, kendilerine Allah'tan başka ne bir dost bulurlar ne de bir yardımcı.They will never find a friend or helper apart from God.
Kendilerine öğüt verildiği vakit öğüt almazlar.And when they are warned they pay no heed.
Kendilerine yardım ettik de galip gelen onlar oldu.And helped them, so they were victorious.
Onların her biri gönderilen peygamberleri yalanladılar da bu yüzden (kendilerine) azabım hak oldu.Of all these there was not one who did not deny the messengers. So My retribution was justified.
Kapıları yalnızca kendilerine açılmış Adn cennetleri vardır.Gardens of Eden with gates open wide to them,
Yanlarında, eşlerinden başkasına bakmayan, kendilerine yaşıt güzeller vardır.With companions of modest look, the same in age, by their side.
Bunun sebebi, peygamberleri kendilerine apaçık mucizeler getirdikleri halde, inkar etmeleri idi.This was so because their apostles came with clear proofs to them, but they refused to believe.
Fakat azabımızı gördükleri zaman imanları kendilerine bir fayda vermeyecektir.But then their affirming served them nothing after they had seen Our torment.
Onlar kendilerine ilim geldikten sonra, sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler.Yet they did not differ about it until knowledge came to them, through rivalries among themselves.
Böylece ayetlerimiz üzerinde tartışanlar, kendilerine kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.Let those who dispute Our signs know that there is no way of escape for them.
Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur.They will have no protector to help them other than God.
Onlar, kendilerine gelen her peygamberi mutlaka alaya alırlardı.But never did a prophet come at whom they did not scoff.
Fakat kendilerine hak gelince: Bu bir büyüdür, biz onu tanımıyoruz, dediler.Yet when the truth had come to them, they said: "This is sorcery. We shall never believe in it."
Oysa kendilerine gerçeği açıklayan bir elçi gelmişti.The Apostle who explained all things clearly had come to them,
O gün, dostun dosta hiçbir faydası olmaz, kendilerine yardım da edilmez.The day when friend will help no friend in the least, nor will they be helped,
Ama onlar kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler.And they did not differ until after knowledge came to them, through mutual jealousies.
Bu, kendilerine verilen doğru bir sözdür.They will be among the inmates of Paradise: A true promise they have been made.
Onları, kendilerine tanıttığı cennete sokacaktır.And will admit them into gardens with which he has acquainted them.
Kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar!How then will they be warned when it has come upon them?
Bilakis onlar, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.But no! They called the truth a lie when it came to them; so they are in a confused state.
Rablerinin kendilerine verdiğini alarak.Receiving what is given them by their Lord.
O gün planları kendilerine hiçbir fayda vermez ve yardım da görmezler.Their deception will not avail them in the least on that day, nor will they be helped.
Bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.And early in the morning the decreed punishment came upon them.
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi?Have you not seen those who have taken a people who have roused the wrath of God, as friends?
Onların malları da oğulları da Allah'a karşı kendilerine bir fayda vermez.Neither their wealth nor children will avail them against God.
Şeytan onları etkisi altına aldı da kendilerine Allah'ı anmayı unutturdu.Satan has got the better of them. and made them forget to remember God.
Mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur.Do not retain your (marriage) ties with unbelieving women.
Fakat o, kendilerine açık deliller getirince: Bu apaçık bir büyüdür, dediler.Yet when he has come to them with clear proofs, they say: "This is only magic."
(Peygamberi) müminlerden henüz kendilerine katılmamış bulunan diğer insanlara da göndermiştir.And for others among them who have not joined them yet.
Kendilerine yakıcı bir azap gelmeden önce kavmini uyar, diye Nuh'u kendi kavmine gönderdik.SENT NOAH to his people to warn them before the painful punishment came upon them.
Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.Then I called them loudly and more openly,
(Kendilerine:) "İşlediklerinizin karşılığı olarak şimdi afiyetle yeyin için" (denir)."Eat and drink with relish as reward for what you had done."
Onlar, kendilerine: "Allah'ın huzurunda eğilin!" denildiği vakit eğilmezler:When it is said to them: "Bow in homage," they do not bow.
Kendilerine mühürlü halis bir içki sunulur.They will be served the choicest wine, sealed
Onlar kendilerine Kur'an okununca secde de etmezler.And when the Qur'an is recited to them do not bow in adoration?
Onlar ebedi olarak onun altında kalırlar. Ne azabları hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.Under which they will live, and their suffering will neither decrease nor be respite for them.
Allah onlara zulmetmedi. Fakat kendileri, kendilerine zulmediyorlar.God did not wrong them, they wronged themselves.
Kâfirler, kendilerine mühlet vermemizin, şahısları için hayırlı olduğunu sanmasınlar.The unbelievers must not think that the respite We give them augurs well.
O halde onlardan nikah ile faydalanmanıza karşılık mehirlerini kendilerine verin ki, bu farzdır.Then give those of these women you have enjoyed, the agreed dower.
Ve o zaman elbette kendilerine katımızdan büyük mükafat verirdik.And We would have bestowed on them a great reward of Our own,
Kendilerine güven veya korku hususunda bir haber geldiğinde onu hemen yayıverirler.And when any tidings of peace or war come to them they spread the news around.
Sonra kendilerine açık deliller geldiği halde buzağıyı (tanrı) edinmişlerdi.Even then they made the calf, when clear signs had reached them.
Onlar da kendilerine hatırlatılan şeylerin çoğunu unutmuşlardı.But they too forgot to take advantage of the warning they were given.
Eğer bir melek indirseydik, iş bitirilmiş olurdu, sonra kendilerine hiç göz açtırılmazdı.Had We sent an angel down the matter would have come to end, and they would have had no respite.
Kendilerine yardımımız gelinceye kadar yalanlanmaya ve eziyet olunmaya sabrettiler.Yet they bore with fortitude the falsehoods and the hurt until our help arrived.