Fakat o, hiç farkında olmadıkları bir sırada kendilerine ansızın geliverecektir. Bunda kuşku yok.It will come upon them all too suddenly, and they will be caught unawares.
Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etsinler diye.So as to deny what We have given them.
Oysaki onlar, yağmur kendilerine indirilmeden önce iyice suskun ve ümitsiz idiler.Although before it came down they were despondent.
Ve muştula inananlara: Kendilerine Allah'tan büyük bir lütuf vardır.Give glad tidings to the believers that there is great bounty for them from God.
Kendilerine gelen her resulle mutlaka alay ederlerdi.No apostle ever came to them but they made fun of him.
Çünkü Rablerinin ayetlerinden kendilerine bir ayet gelince, ondan mutlaka yüz çevirmişlerdir.None of the signs of their Lord ever comes to them but they turn away from it.
Kendilerine yardım edilir ümidiyle Allah'tan başka ilahlar edindiler.And take other gods apart from God that they may perhaps give them help.
Onlar, kendilerine, "Allah'tan başka ilah yoktur" dendiğinde, kibirleniyorlardı.They were those who, when it was said to them, "There is no god but God," behaved with insolence,
Ama kazanmış oldukları şeyler, kendilerine hiçbir yarar sağlamadı.And yet nothing of what they did profited them.
Ne var ki, şiddetimizi gördüklerinde, ettikleri iman kendilerine yarar sağlamadı.But then their affirming served them nothing after they had seen Our torment.
Bunların üzerlerine öfke, kendilerine şiddetli bir azap vardır.Upon them is (God's) anger, and the punishment for them will be severe.
Kendilerine zulüm ve haksızlık gelip çattığında, yardımlaşırlar.And those who defend themselves when they are wronged.
Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek velileri yoktur.They will have no protector to help them other than God.
Ve onları, kendilerine tanımlamış olduğu o cennete koyacaktır.And will admit them into gardens with which he has acquainted them.
Rablerinin kendilerine verdiğini almış kişiler olarak.Receiving what is given them by their Lord.
Ne kalkıp kaçabildiler ne de kendilerine yardım eden oldu.And neither stand up nor defend themselves.
Çevrelerinde, kendilerine özgülenmiş genç uşaklar dolaşır; sanki sedeflerinde saklı inciler.And young attendants like pearls within their shells, will go round.
O gün, tuzakları kendilerine bir yarar sağlamayacak; onlara yardım da edilmeyecek!Their deception will not avail them in the least on that day, nor will they be helped.
Bir imtihan aracı olarak kendilerine dişi deveyi göndereceğiz.We shall send the she-camel to try them.
Allah'ın kendilerine öfkelendiği bir kavmi dost edinenleri görmedin mi?Have you not seen those who have taken a people who have roused the wrath of God, as friends?
Onların malları da çocukları da kendilerine, Allah'a karşı hiçbir şey sağlamaz.Neither their wealth nor children will avail them against God.
Biz, Nûh'u, "Toplumunu, kendilerine korkunç bir azap gelmeden önce uyar!" diye kavmine gönderdik.SENT NOAH to his people to warn them before the painful punishment came upon them.
Orada kendilerine karışımı zencefil olan bir kadehten içirilir.There will they drink a cup flavoured with ginger
Hakikatta onlar bize değil sadece kendilerine kötülük ediyorlardı.No harm was done to Us, they only harmed themselves.
Onlar, kendilerine fayda vereni değil de zarar vereni öğrenirler.And they learnt what harmed them and brought no gain.
Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir.Theirs the reward for what they did, as yours will be for what you do.
İsrailoğullarına sor ki kendilerine nice apaçık mucizeler verdik.Ask the children of Israel how many a clear sign We had given them.
Onlara Allah zulmetmedi; fakat onlar kendilerine zulmediyorlar.God did not wrong them, they wronged themselves.
İnkar edenler sanmasınlar ki, kendilerine mühlet vermemiz onlar için daha hayırlıdır.The unbelievers must not think that the respite We give them augurs well.
O zaman elbette kendilerine nezdimizden büyük mükafat verirdik.And We would have bestowed on them a great reward of Our own,
Ehl-i kitap senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor.The people of the Book demand of you to bring for them a book from heaven.
Bilahare kendilerine açık deliller geldikten sonra buzağıyı (tanrı) edindiler.Even then they made the calf, when clear signs had reached them.
Daha önce gizlemekte oldukları şeyler (günahlar) kendilerine göründü.What they were hiding has now become clear to them.
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir.Those were the people to whom We gave the Book and the Law and the Prophethood.
Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.They have to go back to their Lord, when He will tell them what they used to do.
"Ama onlar (emirlerimizi dinlememekle) bize değil kendilerine zulmediyorlardı.But (by disobeying) they did not harm Us, they harmed themselves.
Âyetlerimizi yalanlayan ve kendilerine zulmetmiş olan kavmin durumu ne kötüdür!Evil is the case of those who deny Our signs and wrong themselves.
Halbuki (putlar) ne onlara bir yardım edebilirler ne de kendilerine bir yardımları olur.Who can neither help them, nor help themselves?
Allah'ın dışında taptıklarınızın ne size yardıma güçleri yeter ne de kendilerine yardım edebilirler.While those you beseech apart from Him cannot help you or even help themselves.
Bedevilerden, (mazeretleri olduğunu) iddia edenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler.Some Arabs of the desert came with ready excuses, asking for leave to stay behind.
Şüphesiz ki Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez, fakat insanlar kendilerine zulmederler.Surely God does not wrong anyone; they wrong themselves.
Sonra o (kendilerine) zulmedenlere, "Ebedi azabı tadın!" denilecek.Then will the sinners be told: "Now taste everlasting torment.
Kendilerine ilim gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.So they did not differ until they came to have knowledge.
Onlara biz zulmetmedik; fakat, onlar kendilerine zulmettiler.We did not wrong them; they wronged themselves.
Zulmedenler ise, kendilerine verilen refahın peşine düştüler. Zaten günahkar idiler.Those who were wicked followed that which made them dissolute, and became sinners.
Eşyalarını açtıklarında sermayelerinin kendilerine geri verildiğini gördüler.When they unpacked their goods they said: "O father, what more can we ask?
Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin: "Ey Rabbimiz!Warn the people of that Day when the punishment would be inflicted upon them.
Kendilerine ilim verilmiş olanlar derler ki: "Şüphesiz bugün rezillik ve kötülük kafirleredir."Those endowed with knowledge will say: "Shame and evil surely are for unbelievers today."
Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik.We sent before you none (as apostles) but men, to whom We sent revelations.
Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar.They have fear of God for His power over them, and act as commanded.
Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar).So as to deny what We have bestowed on them.
Biz onlara zulmetmedik, fakat, onlar kendilerine haksızlık ediyorlardı.We did not wrong them, they wronged themselves.
Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk; kendilerine haklı ve yüksek bir şöhret nasip ettik.And bestowed on them some of Our blessings, and gave them high renown.
Onlar, kendilerine bir itibar ve kuvvet (vesilesi) olsun diye Allah'tan başka tanrılar edindiler.They have taken other gods apart from God that they might be a strength to them.
Rablerinden kendilerine ne zaman yeni bir ihtar gelse, onlar bunu, hep alaya alarak dinlerler.Never does a new reminder come to them from their Lord but they listen to it with dalliance.
Biz, senden önce de, kendilerine vahiy verdiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik.Never did We send a message before you but through a man, whom We inspired.
Bunun üzerine, kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) "Zalimler sizlersiniz, sizler!" dediler.Then they thought and observed: "Surely you are yourselves unjust."
Âyetlerimiz açık açık kendilerine okunduğunda, kafirlerin suratlarında hoşnutsuzluk sezersin.When Our clear messages are read out to them you can see denial on the faces of unbelievers.
Onlar, kendilerine ayetlerimizi okuyanların neredeyse üzerlerine saldırırlar.They can hardly restrain themselves from attacking those who recite Our revelations.
Kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz?We are hastening to reward them for good deeds?