Tom'un kendini öldürdüğünü sanmıyorum.I don't think Tom killed himself.
Kendim dışında kimseye güvenmem.I don't trust anyone except myself.
Bu resmi kendim çizdim.I drew this picture myself.
Tom'u kendi olması için teşvik ettim.I encouraged Tom to be himself.
Kendimi biraz sorumlu hissediyorum.I feel a little responsible.
Partinizi mahvetmekten kendimi kötü hissediyorum.I feel bad about ruining your party.
Şimdiden kendimi daha iyi hissediyorum.I feel better already.
Kendimi bir yabancı gibi hissediyorum.I feel like an outsider.
Şimdi daha kendinden emin hissediyorum.I feel more confident now.
Bu konuda kendimi kuvvetli hissediyorum.I feel strongly about this.
Senin yanında kendimi çok rahat hissediyorum.I feel very comfortable with you.
Kendimi sanki hiç seçeneğim yokmuş gibi hissettim.I felt as if I had no choice.
Kendimi gerçekten oraya aitmişim gibi hissettim.I felt like I really belonged there.
Kendimi gerçekten oraya aitmiş gibi hissettmiştim.I felt like I really belonged there.
Bunu kendi başıma çözdüm.I figured it out by myself.
Kendime yiyecek bir şey hazırladım.I fixed myself something to eat.
Bu havuçları kendim yetiştirdim.I grew these carrots myself.
Sanırım ben sadece kendimden geçtim.I guess I just got carried away.
Yapılacak işlerim vardı bu yüzden kendimi yalnız hissetmek için zamanım olmadı.I had stuff to do so I didn't have time to feel lonely.
Kendimi savunmak zorundaydım.I had to defend myself.
Her şeyi kendim yapmak zorundaydım.I had to do everything by myself.
Bunu kendi başıma yapmak zorunda kaldım.I had to do it by myself.
Kendim için öğrenmek zorundaydım.I had to find out for myself.
Onu kendim için görmek zorundaydım.I had to see it for myself.
Tom'a kendim söylemek zorunda kaldım.I had to tell Tom myself.
Onu Tom'a kendim söylemek zorunda kaldım.I had to tell Tom that myself.
Demirci kendi demir ocağında çalışıyor.The smith is working at his forge.
Savaşçı kendini korumak için savaşıyor.The warrior fights to protect himself.
Düştüm ve kendimi incittim.I fell down and hurt myself.
Tom düştü ve kendini incitti.Tom fell down and hurt himself.
O bir anne gorilin kendi bebeğini tuttuğu gibi kedi yavrusunu tuttu.She held the kitten like a mother gorilla would hold her own baby.
Onların aldığı hediye kendileri içindir.The present they bought is for themselves.
Kendimi savunma hakkına sahibim.I have a right to defend myself.
Kendimi savunma hakkım var.I have a right to defend myself.
Benim kendimi savunma hakkım var.I have a right to defend myself.
Kendimi savunmaya hakkım var.I have a right to defend myself.
Her zaman kendimi şanslı düşündüm.I've always considered myself lucky.
O soruyu yüz kere kendim sordum.I've asked myself that question a hundred times.
O soruyu kendime bir milyon kez sordum.I've asked myself that question a million times.
O soruyu kendime bin defa sordum.I've asked myself that question a thousand times.
Kendimi bildim bileli doktorların etrafındayım.I've been around doctors all my life.
Aynı soruyu kendime soruyorum.I've been asking myself the same question.
Kendime aynı şeyi soruyorum.I've been asking myself the same thing.
Ayda bir ya da iki kez google'da kendimi arıyorum.I've been googling myself once or twice a month.
Kendi işimi yürütmeye karar verdim.I've decided to go into business for myself.
Benim kendi yerim var.I've got my own place.
Benim kendi sorunlarım var.I've got my own problems.
Benim kendi planlarım var.I've got plans of my own.
Her şeyi kendim yapmak zorunda kaldım.I've had to do everything by myself.
Kendi asistanıma sahibim.I have my own assistant.
Şimdi kendi restoranım var.I have my own restaurant now.
Artık kendi restoranım var.I have my own restaurant now.
Kendi TV şovum var.I have my own TV show.
Kendi televizyon programım var.I have my own TV show.
Bunu kendim halletmek zorundayım.I have to deal with this myself.
Bunu kendim halletmem gerekiyor.I have to deal with this myself.
Ben sizin kendinizin tadını çıkarmanızı umarım.I hope you're enjoying yourselves.
Ben sadece kendime o aynı soruyu sordum.I just asked myself that same question.
Bunu kendim tamamen anlamıyorum.I don't completely understand it myself.
Kendimi soruları yanıtlıyor gibi hissetmiyorum.I don't feel like answering questions.