Bu giysileri kendim yaptım.I made these clothes myself.
O, kendi alanındaki en iyi adamdır.He's the best man in his field.
Kendin için düşün.Think for yourself.
Kendini methediyorsun.You flatter yourself.
Sen kendine aşırı güvenendin.You were overconfident.
Vincent van Gogh 1890 yılında kendini öldürdü.Vincent van Gogh killed himself in 1890.
Herkes kendi yemeği için ödedi.Everyone paid for his own meal.
Kendini şartlara uyduruyor.She adapts herself to circumstances.
Onlar kendilerini güneşte ısıttılar.They warmed themselves in the sun.
Kendine biraz çeki düzen ver ve biz sinemaya gideceğiz.Tidy up a bit and we'll go to the movies.
Kendini tutmak zorundasın.You have to hold back.
Kendimi gerçekten berbat hissediyorum.I really feel terrible.
Kendimi buradaki iklime ayarlayamıyorum.I can't adjust myself to the climate here.
Neden kendi işlerine bakmıyorsun?Why don't you tend to your own affairs?
Kendini kontrol et. Heyecanlanma.Control yourself. Don't get excited.
Buna kendin katılma.Don't get yourself involved in that.
O kendini çok doğru bir biçimde ifade eder.He expresses himself very correctly.
O kendini kötü,zor bir duruma düşürdü.He found himself in a terrible fix.
Hasta bu sabah kendini nasıl hissediyor?How's the patient feeling this morning?
Bunu kendim yapabilirim.I can do this myself.
Ben işleri kendi tarzımla yaparım.I do things in my own way.
Bunu kendileri yapsınlar.Let them do it themselves.
Bu proje hakkında kendimizi kandırmayalım.Let's not fool ourselves about that project.
Kendin bak.Judge for yourself.
Kendin karar ver.Judge for yourself.
Kendini yargıla.Judge for yourself.
Çok kaptırma kendini.Don't get carried away.
Kendini sıkıştırma.Don't rush yourself.
Kendini bir sürü eleştiriye maruz bırakıyorsun.You're exposing yourself to a lot of criticism.
Kendimden nefret etmiyorum.I don't hate myself.
Kendime güvenmiyorum.I don't trust myself.
Tom kendini astı.Tom has hanged himself.
Tom kendini aptal yerine koyuyor.Tom is fooling himself.
Tom kendini koruyor.Tom is protecting himself.
Tom çok kendini adamış.Tom is very committed.
Tom çok kendini işine adamış.Tom is very dedicated.
Bunu kendine yapma.Don't do this to yourself.
Kendini kullandırtma.Don't let yourself be used.
Kendinizi kullandırtmayın.Don't let yourself be used.
Bana kendini dövdürtme.Don't make me hit you.
Bana kendini vurdurtma.Don't make me shoot you.
Kendinizi harika hissetmiyor musunuz?Don't you guys feel great?
Mutlu insanlar kendilerini öldürmez.Happy people don't kill themselves.
Her şeyi kendi başıma yaptım.I did everything by myself.
Buna kendim inanmadım.I didn't believe it myself.
Kendimi o kadar da özel hissetmiyorum.I don't feel so special.
Onu kendim anlamıyorum.I don't understand that myself.
İlgiyi kendine çekmek istiyorsun.You're drawing attention to yourself.
Şimdi kendini aptal hissetmiyor musun?Now don't you feel stupid?
Kendinizi tanıtın!Identify yourselves!
Ben kendi kendime iyi olacağım.I'll be okay by myself.
Onlar kendilerini feda etmeyecekler.They won't give themselves up.
Kendinizi yıpratmayın.Don't wear yourself out.
Ben kendi başıma yardım edemem.I couldn't help myself.
Eve gece geç saatte kendi başıma gitmemeliydim.I shouldn't have gone home late at night by myself.
Çocuğunu görmezse, kendini öldürür.He will kill himself if he doesn't see his child.
Tom niçin kendisi gelmedi?Why didn't Tom come himself?
Neden kendini kurtarmadın?Why didn't you save yourself?
Kendi yolunu seçmek zorundasın.You have to choose your own path.
Kendi yolunu bulmak zorundasın.You have to find your own way.