Ana içeriğe geç
Sözlük

kendi ile cümle

kendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O çocukların kendilerine bakacak kimsesi yok.Those children have no one to care for them.
Onu kendim yapmak istiyorum.I want to do it myself.
Bu bana Kraliçenin kendisi tarafından verildi.It was given to me by the Queen herself.
O benim kendi işim.That is my own affair.
Onu ben kendim yaptım.I made it myself.
O çok kötü, lütfen kendine dikkat et.That's too bad. Please take care of yourself.
Kendimi bu kadar tanıyorum.I know that much myself.
Divana otur ve kendini rahat hisset.Sit on the sofa and feel at ease.
O hikayeyi duyduğumda gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help laughing when I heard that story.
Hikayenin kendi deneyimlerine dayalı olduğuna dair bir kanıt yoktur.There is no evidence that the story is based on his own experience.
Yaşlı adam bazen kendi kendine konuşur.The old man sometimes talks to himself.
Yaşlı adam kendi başına yaşamaktadır.The old man lives by himself.
Sorunu niçin kendin araştırmıyorsun? O senin sorumluluğun.Why don't you look into the problem yourself? It's your responsibility.
Sorun zamanla kendiliğinden çözülecektir.The problem will resolve itself eventually.
O konuda kendi düşüncelerim var.I have my own thoughts on that subject.
Ağaç kendiliğinden devrildi.The tree fell down by itself.
O kız o kadar güzel ki kendine en hakim erkekleri bile çekiyor.That girl is so beautiful that she attracts even the most self-possessed men.
Anne bebeği beslemek için kendi sütünü kullanır.The mother used her own milk to nourish the baby.
Savaş tutuklusu kendini büyük bir onurla taşıdı.The prisoner of war bore himself with great dignity.
Yazar kendi kitabında çok yetenek göstermez.The author doesn't display much talent in his book.
Sırrı kendinize saklayın.Keep the secret to yourself.
Üzücü sahneyi kendisi için resmederken gözleri gözyaşlarıyla doluydu.Her eyes were filled with tears when she pictured the sad scene to herself.
Çiftçi kendi bahçesindeki elmaları çalan çocuğu yakaladı.The farmer caught the boy stealing the apples in his orchard.
Görevi yürütmenin çok zor olacağını kendisi biliyordu.She knew herself that it would be very difficult to carry out the mission.
Hırsız kendini polis olarak gizlemiş.The thief disguised himself as a policeman.
Hırsız yaşlı bir kadın olarak kendini gizledi.The thief disguised himself as an old lady.
Adam kendi başına hareket edemeyecek kadar çok şişman.The man was too fat to move by himself.
Adam kendi adını bile yazamadı.The man couldn't so much as write his own name.
Adam kendi beynini uçurdu.The man blew out his own brains.
Adam kendini savunmak için yalvardı.The man pleaded self-defence.
Üç içkiden sonra, adam kendinden geçti.After three drinks, the man passed out.
Adam kendi antenini kurmaya çalıştı.The man tried to install his own antenna.
Dedektif kendini yaşlı bir beyefendi olarak kamufle etti.The detective disguised himself as an old gentleman.
Sözcüğe kendin için sözlükte bak.Look up the word in the dictionary for yourself.
Bakan kendi ifadesiyle çelişti.The minister contradicted his own statement.
Kendimi gürültüye alıştırmam uzun zaman aldı.It took a long time to accustom myself to the noise.
Kumaşı kendi gözlerinle görsen iyi olur.You had better see the cloth with your own eyes.
Çocuk kendisini aptal yaptı.The boy made a fool of himself.
Çocuk yardım için çığlık attı ama kendini duyuramadı.The boy screamed for help, but couldn't make himself heard.
Oğlan bayıldı, ama yüzüne su attığımızda kendine geldi.The boy fainted, but he came to when we threw water on his face.
Kız kendi gölgesinden korkuyordu.The girl was afraid of her own shadow.
Kız bayıldı, fakat biz onun yüzüne su döktüğümüzde o kendine geldi.The girl fainted, but she came to when we threw water on her face.
Küçük çocuk babasının kollarında kendini güvende hissetti.The little boy felt secure in his father's arms.
Küçük çocuk babası tarafından kendisine verilen parayı kaybetti.The little boy has lost the money given to him by his father.
Mektup, kraliçe'nin kendi eliyle yazılmış.The letter was written in the Queen's own hand.
Genç doktor kendini yoksul ve hastalara yardım etmeye adadı.The young doctor devoted himself to helping the poor and sick.
Fotoğraf sanatçısının kendini ifade etme sorunu vardı.The photo artist had trouble expressing himself.
Belediye başkanı şehir parasını kendi kullanımı için tahsis etti.The mayor appropriated city money for his own use.
O suya atlamak için kendini ikna edemedi.She could not bring herself to jump into the water.
O yazar çok popülerdir. Çünkü kendini iyi ifade ediyor.The writer is very popular because he expresses himself well.
Yazar çalışma odasında kendini öldürdü.The author killed himself in his study.
Görünce gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help laughing at the sight.
Parayı kendi aramızda bölüştük.We divided the money between us.
Balıkçı kendini yüzen bir tahta vasıtasıyla kurtardı.The fisherman saved himself by means of a floating board.
Makine kendi kendine çalışır.The machine works by itself.
Resmin kendine ait bir cazibesi var.The picture has a charm of its own.
Ben toplantıda kendimi sunacağım.I will present myself at the meeting.
Restoran kendi yolunda gidiyor.The restaurant goes its own way.
Biz hata için kendimizi üzgün hissettik.We felt sorry for the error.
Korku filmini tekrar izlemek için kendimi ikna edemedim.I couldn't bring myself to see the horror movie again.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod