Ana içeriğe geç
Sözlük

kendi ile cümle

kendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin kendisine verdiği hediyeye minnettar oldu.Tom appreciated the gift that Mary gave him.
Beth o çok kirli olduğu için Chris'in kendini öpmesine izin vermeyecek.Beth won't let Chris kiss her because he's very dirty.
Beth, o son derece kirli olduğu için Chris'in kendisini öpmesine izin vermeyecek.Beth won't allow Chris to kiss her because he's awfully dirty.
Bay Smith Jane'e kendisi ile evlenmesini rica etti.Mr. Smith asked Jane to marry him.
Amerika Birleşik Devletleri, kendisini dünyanın en özgür ülkesi olarak hayal ediyor.The United States fancies itself the world's freest nation.
O, kendi gölgesinden başka bir şey değildi.He was only a shadow of his former self.
Bu, Mary'nin kendisi tarafından yaptığı elbise.This is a dress that Mary made by herself.
Bunlar Mary'nin kendi başına yaptığı elbiseler.These are clothes that Mary made by herself.
O buraya gelmeden önce kendini gizle!Hide yourself before he comes here!
Kendimi iyi hissetmiyorum. En yakın sağlık merkezi nerede?I don't feel fine. Where is the nearest medical center?
Einstein kendini bir filozof kabul etti.Einstein regarded himself a philosopher.
Başımı kaybetmemek için kendimi kontrol ediyorum.I'm controlling myself not to lose my head.
Kendine sormak zorundasın "İnandığıma neden inanıyorum?".You have to ask yourself "Why do I believe what I believe?".
Devam et ve kendini eve geri gidiyorken bulacaksın.Keep that up and you'll find yourself going back home.
Onsuz kendimi yalnız hissettim.I felt lonely without her.
O tiyatroya sıkça gider, ancak her zaman kendi başına.He goes very often to the theater, but always by himself.
Evde benim kendi odam var.At home I have a room of my own.
Kendinden daha iyi bir arkadaş veya ebeveyn yoktur.There is no better friend or parent than oneself.
Kendimi ihanete uğramış hissediyorum ama yine de onu seviyorum.I feel betrayed, but I still like her.
Mary Tom'a aşık ve o onun kendini fark etmesini istiyor.Mary has a crush on Tom and she wants him to notice her.
Büyükbabam kendi mobilyasını yapardı.My grandfather used to make his own furniture.
Gezegenler kendiliğinden ışık yaymazlar.Planets don't emit light by themselves.
Kendi güneşimizden daha büyük bir sürü yıldız var.There are a lot of stars larger than our own sun.
Dersin içeriğini yeniden anlatmak için kendi sözlerini kullan.Use your own words to retell the content of the lesson.
Tom kendisinin evrenin merkezi olduğunu düşünür.Tom thinks that he's the center of the universe.
O, onun hikayesine kendini inandıramadı.He couldn't bring himself to believe her story.
Tom kendinden çok emin.Tom is cocksure.
Kendine biraz sıcak çay yap.Make yourself some hot tea.
Onu kendi gözlerimle görmek istiyorum.I want to see it with my own eyes.
Nüfusun yüzde 20'den fazlasının kendi arabası var.More than 20% of the population owns a car.
Kendine güven başarının anahtarıdır.Self confidence is the key to success.
Kendi kendine gelin güvey olmuş.He had reckoned without his host.
Bu aptalca tutumlar ile, Maria sadece kendi kibrini kanıtlıyor.With these stupid attitudes, Maria only proves her own arrogance.
Bu aptalca tavırlarıyla Maria kendi kibrini kanıtlamaktan daha fazlasını yapmaz.With these stupid attitudes, Maria doesn't do more than proving her own arrogance.
Tom'un, ev ödevini kendi başına yapmadığından şüpheleniyorum.I suspect that Tom doesn't do his homework by himself.
Çift meşe ağacının üzerine kendi baş harflerini kazıdı.The couple carved their initials into the oak tree.
Kendimi yaşlı hissediyorum.I feel old.
Bizden herkes kendi davranışıyla sorumlu.Everyone of us is responsible for their own conduct.
Kendim için biraz üzülmeye başladığımı itiraf etmek zorundayım.I have to admit I was starting to feel a little sorry for myself.
Şimdi onun için kendimi üzgün hissediyorum.Now I feel sorry for her.
Hiç kimse kendisinin düşmanı değildir.Nobody is his own enemy.
Sonunda kendi arabam var.Finally, I have my own car.
Bebekler kendilerine bakabilme yetisine sahip değillerdir.Babies are not capable of looking after themselves.
Kendinden bahsetmeyi severdi.She liked talking about herself.
Öğretmen bizim kendi anavatanımızın geleceği olduğumuzu söyledi.The teacher said that we are the future of our home country.
O kendinde değil.He's unconscious.
Benim kendi nedenlerim var.I have my own reasons.
İtalya kendi tarihindeki en kötü ekonomik krizin içinde.Italy is having the worst economical crisis in its history.
Çevreyi korumak için herkes kendine düşeni yapabilir.Anyone can do their bit to protect the environment.
Ev ödevini kendin mi yaparsın?Do your homework by yourself.
Kendini iyi hissetmediği için yatakta kaldı.He stayed in bed because he wasn't feeling well.
Kendinden utanmıyor musun?Aren't you ashamed of yourself?
Hayatta en önemli şey kendiniz olmaktır.The most important thing in life is to be yourself.
O, kendine bakamaz.He can't take care of himself.
Kendi alanında önde gelen bir otorite.He's a leading authority in his field.
Kendini aldatma.Don't deceive yourself.
Kendini kandırma.Don't deceive yourself.
Ne bok yediğine dair Tom'un kendisinin bile fikri yok.Tom has no idea what the fuck he's doing.
Tom kendine söyleneni yaptı.Tom did what he was told.
Ceketini çıkar ve kendini evindeymiş gibi hisset.Take your coat off and make yourself at home.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod