Tom işleri kendi hızınızda yapar.Tom does things at his own pace.
Tom kendini nasıl iyi ifade edeceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to express himself well.
Tom onu kendi başına yaptı.Tom did it on his own.
Tom onu kendi tarzında yaptı.Tom did it in his own way.
Tom onu kendisi yaptı.Tom did it himself.
Tom her şeyi kendisi yaptı.Tom did it all by himself.
Tom kendi başına yemek istediğine karar verdi.Tom decided that he wanted to eat by himself.
Tom kendini anlatamıyordu.Tom couldn't make himself understood.
Tom Kendini Fransızca olarak ifade edemedi.Tom couldn't make himself understood in French.
Tom gülmekten kendini alamadı.Tom couldn't keep from laughing.
Tom uyumaktan kendini alamadı.Tom couldn't help falling asleep.
Tom kendisine yardım edecek birini bulamadı.Tom couldn't find anyone to help him.
Tom soğuk suya atlamak için kendini ikna edemedi.Tom couldn't bring himself to jump into the cold water.
Tom kendini şanslı olarak addetti.Tom considered himself lucky.
Tom kendini asarak intihar etti.Tom committed suicide by hanging himself.
Tom kendine bakamaz.Tom can't take care of himself.
Tom kendi başına çekip çeviremez.Tom can't manage on his own.
Tom kendini Fransızca olarak ifade edemez.Tom can't make himself understood in French.
Tom kendi adını bile yazamaz.Tom can't even write his own name.
Tom kendini Fransızca olarak ifade edebilir.Tom can make himself understood in French.
Tom kendine Evrenin Sahibi adını koydu.Tom called himself the Master of the Universe.
Tom birkaç arkadaşın yardımıyla kendine ev yaptı.Tom built the house himself along with the help of a few friends.
Tom oğluna kendi evinin yanında bir ev yaptı.Tom built his son a house next to his own.
Tom kendi evini inşa etti.Tom built his own house.
Tom bu kamerayı eşi için değil, kendisi için satın aldı.Tom bought this camera for himself, not for his wife.
Tom kendine bir kamera satın aldı.Tom bought himself a camera.
Tom kazara kendini havaya uçurdu.Tom blew himself up accidentally.
Tom kendi başına akşam yemeği yedi.Tom ate dinner by himself.
Tom bir tabanca ve bir bıçakla kendini silahlandırdı.Tom armed himself with a gun and a knife.
Tom her zaman en az beş dakika önce varmayı kendine vazife edinir.Tom always makes a point of arriving at least five minutes ahead of time.
Tom her zaman kendi bildiğini zorunda.Tom always has to have his own way.
Tom için üzülmekten kendimi alamıyorum.I can't help feeling sorry for Tom.
Tom'un eski eşlerinin neredeyse hepsi kendisiyle hâlâ konuşuyor.Almost all of Tom's ex-wives still talk to him.
Tom kendini Mary'ye affettirmek için ne söylemeli?What does Tom need to say to get Mary to forgive him?
Tom Mary'nin kendisinin favori şarkısını söylemesini istedi.Tom wanted Mary to sing his favorite song.
Tom Mary'nin sorunu çözmesi için kendisine yardım etmesini istedi.Tom wanted Mary to help him solve the problem.
Tom Mary'ye kendi kızı gibi davrandı.Tom treated Mary like his own daughter.
Tom Mary'ye akşam yemeğinden sonra kendisini aramasını söyledi.Tom told Mary to give him a call after dinner.
Tom Mary'ye kendine gelmesini söyledi.Tom told Mary to behave herself.
Tom Mary'ye kendini öldüreceğini söyledi ama bunu yapmaya cesareti yoktu.Tom told Mary that he was going to kill himself, but he didn't have the courage to do it.
Kendisine yardım ettiği için Tom Mary'ye teşekkür etti.Tom thanked Mary for helping him.
Tom Mary'nin kendisini eve götürme teklifini reddetti.Tom refused Mary's offer to drive him home.
Tom Mary'yi yeni arabasını kendisine ödünç vermesi için ikna etti.Tom persuaded Mary to lend him her new car.
Tom kendisiyle çıkması için Mary'yi ikna etti.Tom persuaded Mary to go on a date with him.
Tom kendisi için bira, Mary için kırmızı şarap ısmarladı.Tom ordered beer for himself and red wine for Mary.
Tom, Mary için cin tonik, kendisi içinse bira sipariş etti.Tom ordered a beer for himself and a gin tonic for Mary.
Tom Mary'nin kendisini izlediğini fark etti.Tom noticed that Mary was following him.
Mary'ye kendini affettirmek için Tom ne söyleyeceğini biliyor.Tom knows what to say to make Mary forgive him.
Tom Mary'nin oraya kendi başına gitmesi konusunda ısrar etti.Tom insisted that Mary go there by herself.
Tom Mary'nin ona verdiği kemeri kullanarak kendini astı.Tom hanged himself using the belt that Mary had given him.
Tom Mary'ye kendisi için bir sandviç yaptırdı.Tom had Mary make him a sandwich.
Tom kendisinin masum olduğu konusunda Mary'yi kolayca ikna etti.Tom easily convinced Mary that he was innocent.
Tom Mary'nin bütün ev ödevini kendi başına yaptığını düşünmüyor.Tom doesn't think that Mary did all her homework by herself.
Tom Mary'nin kendisine yaklaşmasına izin vermiyor.Tom doesn't let Mary get near him.
Tom Mary'nin kendisinden niçin hoşlanmadığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary doesn't like him.
Tom Mary hakkında endişelenmekten kendini alamadı.Tom couldn't help worrying about Mary.
Tom Mary hakkında düşünmekten kendini alamadı.Tom couldn't help thinking about Mary.
Tom Mary'ye kendini yalnız bıraktırmadı.Tom couldn't get Mary to leave him alone.
Tom bunun kendi hatası olmadığı konusunda Mary'yi ikna etti.Tom convinced Mary that it wasn't his fault.
Tom Mary'yi düşünmekten kendini alamıyor.Tom can't help thinking about Mary.