Ana içeriğe geç
Sözlük

kendi ile cümle

kendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kendi başarısızlığı için başkalarını suçladı.She blamed others for her own failure.
Kendi başarısızlığın için başkalarını suçladın.You blamed others for your own failure.
Kendini öldürtme.Don't get yourself killed.
Ona güvenme. O başka herkes gibi kendisi için dışarı bakıyor.Don't trust him. Like everyone else, he's looking out for himself.
Komşumuz kendini büyüleyici bir at satın aldı.Our neighbour bought himself a charming horse.
Gitarist kendini kalabalığın içine fırlattı.The guitarist threw himself into the crowd.
Bir dili iyi öğrenmek istiyorsanız, onu kendiniz öğrenin.If you want to learn a language well, learn it yourself.
Gerisi kendiliğinden gelir.The rest follows naturally.
Önce kendini korumalısın.First, you must protect yourself.
Önce, kendini korumalısın.First, you must protect yourself.
Seni tanıdığım için kendimi şanslı hissediyorum.I feel fortunate to have known you.
Kendilerini yönetme hakkı istediler.They wanted the right to govern themselves.
Kendileri için çalışmak üzere serbest bırakıldılar.They were freed to work for themselves.
1847 yılında, onlar kendilerini bağımsız ilan ettiler.In 1847, they declared themselves independent.
Onlar kendi durumu için Başkan Hoover'ı suçladı.They blamed President Hoover for their situation.
Onlar kendi fikirlerinde hareket etme hakkına ve gücüne sahiptir.They have the right and power to act on their ideas.
Kendinden emin gözüküyordu.He seemed sure of himself.
O onun onu kendisi için okumasını istedi.He asked her to read it for him.
O tekrar vali olacağını kendisine söz verdi.He promised himself he would again be governor.
O, kendi borçlarını ödemek zorunda kaldı.He had to pay his own debts.
Britanyalılar Amerikalıların kendi yasalarını ihlal ediyor olduğuna inandı.The British believed the Americans were violating their law.
Birçok Cumhuriyetçiler kendi adayı için oy vermedi.Many Republicans did not vote for their own candidate.
Bu zalim soğuk bir adamı kendi sesinden korkutabilirdi.This cruel cold could make a man afraid of his own voice.
Hiç kimse mahkemede kendi aleyhine delil vermeye zorlanamaz.No one can be forced to give evidence against himself in court.
Hiç kimse tam olarak kaç kişinin kendilerini hippi kabul ettiklerini bilmez.No one knows exactly how many people considered themselves hippies.
Teksaslılar kendi ordularını organize etmeye başladılar.The Texans began to organize their own army.
Lincoln kendini sessizdi.Lincoln himself was silent.
Rusya Almanya ile kendi barış antlaşması imzaladı.Russia signed its own peace treaty with Germany.
Arkadaşlarının kim olduğunu bilmek istiyorsan kendine bir hapis cezası al.If you want to know who your friends are, get yourself a jail sentence.
Johnson kendi politikalarını savundu.Johnson defended his policies.
Brown kendisi kaçmak istemedi.Brown himself did not want to escape.
Marilyn Monroe'nun başarısı kendisini mutlu etmedi.Marilyn Monroe's success did not make her happy.
Kendi toplarının gürlemesi son derece gürültülüydü.The roar of their own cannons was extremely loud.
Avrupalılar kendileri için çalışan Hintlilere sık sık ödeme yaptı.The Europeans often paid Indians to work for them.
O, kendini yeterince çekici olarak düşündü.He thought of himself as being charming enough.
Kendisine "HAYIR" dedi. Yüksek sesle "EVET" dedi.She said "NO" to herself. She said "YES" aloud.
O kendine bir köpek satın aldı.He bought himself a dog.
Mümkün olduğu kadar açıkça kendini ifade et.Express yourself as clearly as possible.
Kadınlar kendilerini özel hissettiren erkekler gibidir.Women like men who make them feel special.
Ona gerçeği söylemek zorunda olduğumu biliyordum ama kendimi ikna edemedim.I knew I had to tell him the truth, but I couldn't bring myself to do it.
Ne kadar küçük olursa olsun, kendime ait bir odam olmasını tercih ediyorum.I'd rather have a room of my own, no matter how small it is.
Kendin için üzülme. Hepimiz aynı durumdayız.Don't feel sorry for yourself. We're all in the same boat.
Onun kendisi şiir olmadıkça, şiirle ilgili hiçbir tanım yeterli değildir.No definition of poetry is adequate unless it be poetry itself.
Benim kendi yatak odam var.I have my own bedroom.
Tüm milletler kendi sürekliliğini arar.Every nation seeks to perpetuate itself.
Dünyada bir birey için en elzem şey kendisini anlamasıdır.The most essential thing in the world to any individual is to understand himself.
O kendi kendine"HAYIR"dedi.Yüksek sesle "EVET" dedi.He said "NO" to himself. He said "YES" aloud.
Kendini öldürdü.He killed himself.
Tamamen kendime ait bir evim var.I have the house all to myself.
Jose kendini kötü karakterli bir kişi olarak gösterdi.José showed himself to be a person of bad character.
Kimse bizi sevmeyince kendimizi sevmekten vazgeçeriz.We stop loving ourselves when no one loves us.
Kendi yolundan falan çıkmanı istemiyorum.I don't want you to go out of your way or anything.
O gerçekten kendini incitti.He actually hurt himself.
Kendimi iyi hissetmiyorum. En yakın doktor muayenehanesi nerede?I don’t feel well. Where is the office of the nearest doctor?
1890'da, koloni kendi hükümetine sahip oldu.In 1890, the colony acquired its own government.
Eve döndüğünde kendisini odasına kapattı.When he returned home, he shut himself in his room.
Amerika, kendisinin dünyanın en özgür ülkesi olduğundan hoşlanıyor.America fancies itself the world's freest nation.
Onu kendin için göreceksin.You'll see it for yourself.
Mary dün kendini incitti.Mary hurt herself yesterday.
O her gün kendini tıraş eder.He shaves himself every day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod