Arkadaşım kendini çok hasta hissediyor.My friend feels very ill.
O, kendi cüzdanını kaybetti.She lost her purse.
Belki mutsuzum ama kendimi öldürmeyi amaçlamıyorum.Maybe I am unhappy, but I don't intend to kill myself.
Kelimelerin kendileri benim dilimin ucunda ama ben sadece bunu söyleyemiyorum.The words themselves are on the tip of my tongue, but I just can't say it.
İsveç'in kendi dili vardır.Sweden has its own language.
O kendine bir erkek arkadaş buldu.She's found herself a boyfriend.
Kendine iyi bak. Hasta olma.Take care of yourself. Don't get sick.
Onlar kendi gazetelerini okuyor.They are reading their newspapers.
Onlar kendilerine hayranlık duyuyorlardı.They were admiring themselves.
İnsanları aldatmak yanlıştır, fakat kendinizi aldatmak daha kötü.It's wrong to deceive people, but worse to deceive yourself.
Kendi kendine "Sonra nereye gideceğim?" dedi.She said to herself, "Where shall I go next?"
Köpeğine kendin bakmalısın.You must take care of your dog yourself.
Tom kendini masanın altına sakladı.Tom hid himself under the table.
Kendimi ona tanıtmak için şansım yoktu.I haven't had the chance to introduce myself to her.
Kendi dilinde bir şarkı söyle, lütfen!Sing a song in your language, please!
Kendisini düşünmemesine saygı duyuyorum.I respect her selflessness.
Kendini düşünmemene saygı duyuyorum.I respect his selflessness.
Kendi macera hikayelerini seç.Choose-your-own-adventure stories.
Eğer bu hapları alırsan kendini daha iyi hissedersin.You'll feel better if you take these pills.
Kendinizi prezentabl yapın.Make yourself presentable.
Sahilde yürüyen güzel kadını fark etmekten kendimi alamadım.He couldn't help but notice the beautiful woman walking down the beach.
O kendi elmasını soyuyor.He peels his apple.
O kendini oradaki insanlara tanıttı.She introduced herself to the people who were there.
Kendini kaldırılmış hissetti.She felt herself being lifted up.
O kendini öldürmek üzereydi.She was on the verge of killing herself.
Kendi mezarını kazıyor.She's digging her own grave.
Amerikan güçleri Irak'ta kendi misyonunun tamamlandığını duyurdu.American forces announced the completion of their mission in Iraq.
Eğer karım olsaydım kendimi asardım.If you were my wife, I'd hang myself.
Kendi görüşüme göre, Twitter kuşu dünyamızdaki en kötü kuştur.In my opinion, Twitter bird is the most evil bird in our world.
Kendi işine bakmalısın.You should mind your own business.
Bir gün kendi evime sahip olmayı umuyorum.I hope to own my own house someday.
Eğer Katsumi kendi bildiğini okumazsa derhal sinirlenir.If Katsumi doesn't get his own way, he gets angry right away.
Kendime en çok ihtiyacım olduğunda neredeydim?Where was I when I needed myself most?
Bunu kendin mi yaptın?Did you make this yourself?
Bir Noel hediyesi olarak kendime bu çok hızlı patlamış mısır makinesini aldım.I bought myself this superfast popcorn machine as a Christmas present.
Kendini kötü hissetme. Her zaman senden daha kötü olan biri vardır.Don't feel so bad. There's always someone worse off than you.
Ne söylersen söyle, ben onu kendi yolumla yapacağım.Whatever you say, I'll do it my way.
Diyetime rağmen, bir dilim çikolatalı kek almaktan kendimi alamadım.In spite of my diet, I couldn't help taking a slice of chocolate cake.
Sanırım kendime sıçacağım.I think I'm gonna shit myself.
Mayuko kendi giysilerini tasarladı.Mayuko designed her own clothes.
Eski işini bırakıp kendi işine başlaması kararı gerçekten işe yaradı.His decision to quit his old job and start his own business really paid off.
Çocuk parkının kendi kabadayısı vardır.Every playground has its bully.
O, kendini Tanrı'nın kadınlara lutfü olarak düşünüyor.He thinks he's God's gift to women.
Ben onu kendi gözlerimle gördüm.I saw him with my own eyes.
Gerçekten kendinizi oldukça açık ifade ettiniz.You really expressed yourself quite clearly.
Korkmamız gereken tek şey, korkunun kendisidir.The only thing we have to fear is fear itself.
Bir pire kendi yüksekliğinde 200 kere atlayabilir.A flea can jump 200 times its own height.
Son zamanlardaki olaylar sebebiyle, kendimi işime vermem tamamen imkansız.Due to recent events, it is completely impossible for me to focus on my work.
Kendi çocuklarından birine sahip olmak yerine bir çocuk evlat edinmeye karar verdiler.They decided to adopt a child rather than having one of their own.
İnsanlar kendilerini yıkamalılar.People should wash themselves.
Başka herkese yalan söyleyebilirsin ama kendine yalan söyleyemezsin.You can lie to everyone else, but you can't lie to yourself.
Her öğrencinin kendi bilgisayarı vardır.Each student has their own computer.
Bekle, kendini vurma!Wait, don't shoot yourself!
O onun kendi hatasıydı.It was his own fault.
Kendini oyalamayı bırak.Stop fooling around!
Ben kendi sigaramı sararım.I roll my own cigarettes.
O kız için kendi yazdığı bir melodiyi çaldı.He played a tune for the girl that he'd written himself.
O zamanlar kendimi çok iyi hissettiğimi hatırlıyorum.I recall feeling so good at that time.
Kendimden utanıyorum.I'm ashamed of myself.
Git kendini becer.Go fuck yourself!