Ana içeriğe geç
Sözlük

kendi ile cümle

kendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, kendini yeni hayatına uydurdu.He adapted himself to his new life.
O, kendi kimliğini açığa çıkarmadı.He didn't reveal his identity.
O bir dedektif hikaye okuyarak kendini eğlendirdi.He amused himself by reading a detective story.
Kendisi iyi bir yüzücüdür ayrıca güzel de tenis oynar.He is a good swimmer and also plays tennis well.
Birkaç gündür kendinde değildi.He was unconscious for several days.
Kendisini siyasetten uzaklaştırdı.He distanced himself from politics.
Kendini sigortalattı.He insured himself.
Geçen hafta kendini terfi ettirmeyi başardı.He managed to get himself promoted last week.
Başkaları hakkında kötü konuşmamayı kendisine prensip olarak benimsemektedir.He makes it a rule never to speak ill of others.
Kendini birçok kültürel etkinliklere adadı.He devoted himself to many cultural activities.
O, o kadar meşguldu ki kendisi gitmek yerine oğlunu gönderdi.He was so busy that he sent his son instead of going himself.
O, kendine bakmıştı.He had taken care of himself.
Bahçede kardeşine kendisine yardım ettirdi.He had his brother help him with the gardening.
Kendisi partinin gelecek vaadeden genç insanlarından birisidir.He is one of the up and coming young men of the party.
Zehir alarak kendini öldürdü.He killed himself by taking poison.
O kendi kendine konuştu.He talked to himself.
Kendisine Fransızca öğretti.He taught himself French.
Kendini kitaplar okumaya adadı.He devoted himself to reading books.
Kendisi Japonya'daki en meşhur şarkıcılardandır.He is one of the most famous singers in Japan.
Kendisi Japonya'daki en meşhur bilim adamlarındandır.He is one of the greatest scientists in Japan.
O fırsatlarının çoğunu kendi yarattı.He made the most of his opportunity.
O onların kararına kendini teslim etmek zorunda kaldı.He had to submit himself to their decision.
O, ona kendisini daha sonra aramasını rica etti.He asked her to call him later.
O, onun kendisiyle evlenmesini istedi ve o onun teklifini kabul etti.He asked her to marry him and she accepted his proposal.
Onun kendisiyle evlenmesini istedi fakat o reddetti.He asked her to marry him, but she refused.
Mary'nin kendisiyle evlenmesini istedi, ve o kabul etti.He asked her to marry him, and she accepted.
Onun esprilerine gülmekten kendini alamadı.He could not help laughing at her jokes.
Çok üzgündü ve kendini astı.He was heartbroken and hanged himself.
Sırrı kendisine sakladı.He had kept the secret to himself.
Kendisi bunu bilmeyecek kadar akıllıdır.He is too wise not to know that.
Babasından kendisini mağazaya götürmesini rica etti.He asked his father to take him to the store.
Kendisine bir bisiklet alması için babasına yalvardı.He begged his father to buy him a bicycle.
Kendisi yenildiğini kabul etti.He admitted himself defeated.
Kendini yeni bir arabayla ödüllendirdi.He treated himself to a new car.
Kendini edebiyat çalışmasına adadı.He devoted himself to the study of literature.
Çok suskun biridir ve kendisiyle konuşulmadıkça ağzını açmaz.He is reticent and he never speaks unless spoken to.
Kendi hayatını riske atarak köpeği kurtardı.He rescued the dog at the risk of his own life.
Kendi canını tehlikeye atarak çocuğu kurtardı.He saved the child at the risk of his own life.
Uyandığında kendini bir bankın üstünde uzanırken buldu.He woke up to find himself lying on a bench in the park.
Uyandığında kendini hastanede bir yatakta yatarken buldu.He awoke to find himself lying on the bed in the hospital.
Akşam yemeğinden sonra bir dedektif hikayesi okuyarak kendini eğlendirdi.He amused himself by reading a detective story after supper.
Kendisini resmen aday olarak ilan etti.He officially announced himself as a candidate.
O kendi kendini yetiştirmiş bir adam.He is a self-made man.
Kendisi maddi yönden anne-babasına bağımlı değil.He is economically independent of his parents.
Kendi üzerine soğuk su döktü.He poured cold water over himself.
Kendi çocuklarını nasıl yetiştirdiklerinin ne önemi var?What does it matter how they bring up their own children?
Onların kendi çocukları olmadığı için küçük bir kızı evlat edinmeye karar verdiler.Since they had no children of their own, they decided to adopt a little girl.
Onların kendi sorunları var.They have their own troubles.
Parayı kendi aralarında bölüştürdüler.They divided the money among themselves.
Onlar kendi yollarına gittiler.They went their separate ways.
Odada kendilerine barikat yaptılar.They barricaded themselves in the room.
Güneşte kendilerini kuruladılar.They dried themselves in the sun.
Onlar kendilerini silahlarla silahlandırdılar.They armed themselves with rifles.
Kendi güvenliklerine önem vermediler.They paid no attention to their safety.
Kendilerini bir daire halinde biçimlendirdiler.They formed themselves into a circle.
Hata olduğu için kendilerini suçladılar.They blamed themselves for being wrong.
Onlar kendilerini balıkçı olarak kamufle etti ve bir tekne ile kaçtı.They disguised themselves as fishermen and escaped in a boat.
Onlar kalabalığın arasında kendilerine yol açtılar.They made their way through the crowd.
Onlar sadece kendi çocuklarının hatırı için birlikte kaldılar.They only stayed together for the sake of their children.
Onlar kendi görevlerini ihmal etmediler.They didn't neglect their own duty.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod