Ana içeriğe geç
Sözlük

kendi ile cümle

kendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kendisi Leeds'te İngilizce hocası.He is a professor of English at Leeds.
İyi İngilizce ile kendini ifade etti.He expressed himself in good English.
O kendini yarışa hazırladı.He psyched himself up for the race.
O, çalışmalarında kendini kaybetti.He lost himself in his studies.
Onun kendine özgü bir düşünme tarzı yok.He doesn't have a mind of his own.
O kendini tıp çalışmasına adadı.He devoted himself to the study of medicine.
O, oraya kendisi gitti.He went there by himself.
İpi yakaladı ve kendini kurtardı.He caught hold of a rope and saved himself.
O, kendini öldüresiye içti.He drank himself to death.
O, kendi sınıfında İngilizcede öndedir.He is ahead of his class in English.
Kendini İngilizce olarak ifade edebilir.He can make himself understood in English.
O, İngilizce olarak kendini çok iyi ifade etti.He expressed himself very well in English.
Kendini İngilizce olarak ifade edemedi.He could not make himself understood in English.
O kendini müzik çalışmasına adadı.He applied himself to the study of music.
Bir müzisyen olarak kendini kanıtladı.He has established himself as a musician.
Yaşça kendinden küçük olanlara tepeden bakar.He is haughty to his juniors.
O kendini kimya çalışmasına adadı.He devoted himself to the study of chemistry.
Bir şey yapmaya başladığı zaman, o kendini ona adıyor.When he begins to do anything, he devotes himself to it.
O her şeyi kendine göre istiyor.He wants everything his own way.
Kendisi için her şeyi yapmayı sever.He likes to do everything for himself.
Her şeyi kendi başına yapmayı sever.He likes to do everything for himself.
O, kendini bu bilimsel çalışmaya atfetti.He applied himself to this scientific study.
Kendisi ülkemizin en iyi beyinlerinden biridir.He is one of the best brains in our country.
O, kendi eğitimiyle övünür.He boasts of his education.
O, kendi eğlencesi için piyano çalar.He plays the piano for his own amusement.
Kısa sürede kendini soğuk havaya alıştırdı.He soon accustomed himself to cold weather.
O, kendini koşullara uydurdu.He adapted himself to circumstances.
O bulunduğu duruma kendini alıştıramaz.He can't accommodate himself to his circumstances.
Kendisini bir kütük üstünde dengeledi.He balanced himself on a log.
O, kendini tehlikeye attı.He exposed himself to danger.
Kendini parkta bir bankta yatarken buldu.He found himself lying on a bench in the park.
Kendini sınıf arkadaşlarının alayına maruz bıraktı.He exposed himself to the ridicule of his classmates.
O açlık ve yorgunluk yüzünden bayıldı, ancak bir süre sonra kendine geldi.He fainted with hunger and fatigue, but came to after a while.
O asla kendi işinden bahsetmez.He never speaks of his own job.
O, kendi cebinden ödeyecek son kişidir.He is the last person to pay out of his own pocket.
Son zamanlarda kendini içkiye verdi.He has taken to drinking recently.
O kendini araştırmaya adadı.He dedicates himself to research.
Kendini nasıl ifade edeceğini bilmiyordu.He didn't know how to express himself.
O, kapının arkasında kendini sakladı.He hid himself behind the door.
Kendi ülkesinden sürgün edildi.He was exiled from his own country.
Kendisi bir arkeolog'un yardımcısıdır.He is an archeologist's assistant.
Kendine kendine gitmesi gerektiğini söyledi.He said to himself that he should go.
O, kendini işine verdi.He settled down to his work.
O, asla kendi geçimini yapmak zorunda kalmadı.He's never had to earn his own living.
Bu sabah kendini vurdu.He shot himself this morning.
Bir profesyonele göre, bugünkü oyunda kendisiyle ilgili garip bir açıklama yaptı.For a professional, he gave a poor account of himself in today's game.
Son zamanlarda kendini biraz gergin hissediyor.He's been feeling a little on edge recently.
O, karısı hastayken kendisi için yemekler pişirdi.He cooked meals for himself when his wife was sick.
Eşine sabah yedide kendisini uyandırmasını hatırlattı.He reminded his wife to wake him up at 7:00 a.m.
Kendisini boşamaması için karısını ikna etti.He persuaded his wife not to divorce him.
Dün oyunda kendini incitti.He got hurt in the game yesterday.
O, çocuklarını kendi etrafına topladı.He gathered his children around him.
O, kendini açıkça ifade etti.He expressed himself clearly.
Kendisi gördüğüm en uzun boylu insan.He is the tallest man that I have ever seen.
Kendisi gördüğüm en uzun boylu adam.He is the tallest man that I have ever seen.
Kendisi en hayran olduğum romancıdır.He is the novelist whom I admire most.
Sınavı geçme konusunda kendine güveniyor.He is confident that he will pass the examination.
O, dakikliği üzerine kendisiyle gurur duydu.He prided himself on his punctuality.
Tüm yapabildiği, kendisini desteklemektir.All he can do is support himself.
Kendi hırsının kurbanı oldu.He fell a victim to his own ambition.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod