Ana içeriğe geç
Sözlük

kendi ile cümle

kendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun söylediği şeye inanmaktan kendimi alamıyorum.I cannot help believing what he says.
Onun kendini beğenmiş tavrını sevmiyorum.I don't like his holier-than-thou attitude.
Onun saç kesimine gülmemek için kendimi tutamadım.I could not help laughing at his haircut.
Onun saç tıraşına gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help laughing at his haircut.
Onun karısı onun saldırı sonucu ölümünden sonra, üzüntüden dolayı kendini kaybetti.When his wife heard of his violent death, she was beside herself with grief.
O, odayı kendine aldı.He had the room to himself.
O, yeni okuldaki hayata kendini alıştırmayı çok zor buldu.He found it very difficult to adjust himself to life in the new school.
Onun gitmesini ve kendisini huzur içinde bırakmasını istiyor.He wants her to go away and leave him in peace.
Kendi kendine, "Başaracağım!" dedi.He said to himself, "I will do it."
Kendi kendine, "Yapacağım!" dedi.He said to himself, "I will do it."
Otuz yaşında kendini öldürdü.He killed himself at the age of thirty.
Dört dilde kendini ifade edebilir.He can make himself understood in four languages.
Onun kendi tarzı vardı.He would have his own way.
O, her zaman kendi bildiğini okumak ister.He always wants to have his own way.
O, her zaman kendini müziğe adadı.He has always devoted himself to music.
O, her zaman kendi bildiğini okumaya çalışır.He always tries to have his own way.
O her zaman küçük şeyler hakkında kendini rahatsız eder.He always troubles himself about minor things.
O her zaman kendini ön planda tutar.He always puts himself first.
O, sözde kendini yetiştirmiş bir adam.He is what is called a self-made man.
O bir yalan söyleyerek kendini rezil etti.He disgraced himself by telling a lie.
O sevinçten kendini kaybetmişti.He was beside himself with joy.
O bir cep ısıtıcısı ile kendini ısıttı.He warmed himself with a pocket heater.
O kendini kaybetti ve bana kötü sözler söylemeye başladı.He lost his temper and began calling me names.
Toplantıda kendi sınıfını temsil etti.He represented his class at the meeting.
O son zamanlarda kendini çalışmalarına adadı.He has devoted himself to his studies recently.
O, kendine bu büyük odayı aldı.He has this large room to himself.
O, ona kendi oğlu gibi davranacağına söz verdi.He promised that he would treat John as his own son.
O kendini tamamen kitabına vermişti.He was completely absorbed in his book.
O, sobada kendini ısıttı.He warmed himself at the stove.
Gülmemek için kendini tutuyor.He's keeping a straight face.
Bu göreve kendisi başvurdu.He applied himself to the task.
Büyük odayı kendisine aldı.He has the large room to himself.
Haberi biliyordu ama kendisine sakladı.He knew the news, but he kept it to himself.
O, sırrı kendine sakladı.He kept the secret to himself.
Problemi kendisi çözdü.He solved the problem by himself.
Bunun kendi hatası olmadığına beni ikna etti.He convinced me that it was not his fault.
Ona gülmekten kendini alamadı.He couldn't help laughing at it.
Onu kendine saklayacağına söz verdi.He promised to keep it to himself.
O, bir havlu ile kendini kuruladı.He dried himself with a towel.
Kendisi için çok büyük bir ceket giydi.He wore a coat too large for him.
O, paranın kendi payına düşenini almakta tereddüt etmediHe did not hesitate in taking his share of the money.
O, hiç tereddüt etmeden kendi arabasını sattı.He sold his own car without hesitation.
Onun kendi çapında bir şair olduğunu düşünüyorum.I think he is something of a poet.
Sonunda kendi sorununa bir çözüm buldu.He finally hit upon a solution to his problem.
O sonunda bir politikacı olarak kendisi için bir isim yaptı.He finally made a name for himself as a politician.
O, kendisini bir baston ile destekledi.He supported himself with a stick.
O, masayı kendine ayırdı.He had the table to himself.
O tenisi çok sevmez ama o gerçekten futbolla kendinden geçer.He doesn't like tennis much, but he really gets carried away with football.
O, kendine yarım yamalak bir akşam yemeği pişirebildi.He was able to cook himself dinner, after a fashion.
Onun kendisine büyük güveni var.He has great confidence in himself.
Kendisiyle geçinmek çok zordur.He is rather hard to get along with.
O, karısının onu neden terk ettiğini kendi kendine merak etti.He wondered to himself why his wife had left him.
O kendi gölgesinden korkar.He is afraid of his own shadow.
O kendini kötü bir şekilde yaktı.He burned himself badly.
Kendine az güveni var.He has little confidence in himself.
Kendini gönüllü çalışmaya adadı.He devoted himself to the volunteer activity.
O kendi arabasını tamir eder.He repairs his own car.
O henüz kendine gelmedi.He has not yet recovered consciousness.
O artık kendini tutamadı.He could no longer restrain himself.
Kendi esprilerine sık sık güler.He often laughs at his own jokes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod