Ana içeriğe geç
Sözlük

kendi ile cümle

kendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kafeterya kendi kendine servis.The cafeteria was self-service.
Kredi firmaları kendi müşterilerine aylık faturalar gönderir.Credit companies send their customers monthly bills.
Ben yeni planın ayrıntıları ile kendimi tanıtmam gerekiyor.I must acquaint myself with the details of the new plan.
Tanrı insanı kendi suretinde yarattı.God created man in his own image.
Bir kişinin kazanabileceği en değerli beceri, kendini düşünebilme yeteneğidir.The most valuable skill one can acquire is the ability to think for oneself.
Sen kendi işine baksan daha iyi olur.You'd better mind your own business.
Bir insanın mutluluğu neye sahip olduğuna değil, kendisinin ne olduğuna bağlıdır.A man's happiness doesn't depend on what he has, but on what he is.
Akıllı insanlar başkalarının hatalarıyla kendi hatalarını düzeltirler.By other's faults wise men correct their own.
Arada sırada kendinizi başkasının yerine koymak iyidir.It's good to put yourself in someone else's place now and then.
İnsanlar genellikle kendi mahremiyetleri pahasına ünlü olurlar..People usually become famous at the cost of their privacy.
Bir insan kendi annesini sevmelidir.One should love one's own mother.
Bence herkes biraz pişmanlık ile kendi çocukluğuna geri bakar.I think everyone looks back on their childhood with some regret.
Her insan kendi evinin efendisidir.Every man is master in his own house.
Her horoz kendi çöplüğünde öter.Every cock crows on his own dunghill.
İnsanlar o zaman kendi ağırlığı taşıdı.People carried their own weight then.
İnsanlar genellikle kendi hataları fark etmezler.People often don't notice their own faults.
Hiç kimse kendi başına kendisi için yaşayamaz.No one can live by and for himself.
İnsan kendine karşı dürüst olmalı.One ought to be true to oneself.
Biri kendi hatalarından öğrenir.One learns from one's own mistakes.
Her insanın kendi güçlü noktaları vardır.Every man has his own strong points.
İnsanlar kendilerini korumak için sığınaklar tasarladı.People devised shelters in order to protect themselves.
İnsanlar kendi aralarında mücadele ederken melekler yukarıdan izlerler.Angels watch from above as men fight amongst themselves.
O, insanlara kendi dinlerinden dolayı acı çektirdi.He persecuted people for their religion.
İnsanlar tarihin başlangıcından beri kendi parmaklarıyla yemek yedi.People have eaten with their fingers from the beginning of history.
Kendinizi kandırmayın.Don't kid yourself.
Kendinizi aptal yerine koymayın.Don't kid yourself.
Kendimi bilgilendirmek için gazete okurum.I read the newspaper to keep myself informed.
Kamu oyu dengesi kendi lehine kalır.The balance of public opinion remains in his favor.
Başarılı olman ya da olmaman sadece senin kendi çabana bağlıdır.Whether you succeed or not depends on your own efforts.
O kendine geldi.He came to himself.
Ayıldığımda kendimi yerde yatıyor buldum.When I came to, I found myself lying on the floor.
Adalet kendini gösterecek.Justice will assert itself.
Gerçeği söylemek gerekirse, kendimi yalnız hissettim.To tell the truth, I felt lonely.
Ben kendime geldiğimde kendimi hastanede buldum.When I came to, I found myself in the hospital.
Öğrencilerin teker teker ayağa kalktılar ve kendilerini tanıttılar.The students stood up one by one and introduced themselves.
Her öğrencinin kendi sırası vardır.Each student has his own desk.
Kendi sınıflarını temizlemenin, öğrencilerin yararına olduğunu düşünüyorum.I think it is good for students to clean their classroom.
Kendine özgülük Batıda çok önemlidir.Individuality is very important in the West.
Bir bebek kendisine bakamaz.A baby is incapable of taking care of itself.
Öğretmenin şakasına gülmekten kendimi alamadım.We couldn't help laughing at the teacher's joke.
Öğretmen öğrencilerini kendi etrafında topladı.The teacher gathered his students around him.
Geçen geceki partide kardeşim biraz fazla içti ve kendinden geçti.At the party the other night, my brother drank a bit too much and passed out.
Yalnızken, büyükbabam bazen kendi kendine konuşur.My grandfather sometimes talks to himself when he's alone.
Büyükbabam kendisi için mobilya yapardı.My grandfather used to make furniture for himself.
Büyükbaba kendi yaşı için hâlâ çok aktif.Grandfather is still very active for his age.
Büyükanne masayı kendi başına taşıdı.Grandmother carried the table by herself.
Arkadaşlarını kendi istekleriyle seçmek istiyorlar.They want to choose their mates by their own will.
O kadar çok gürültü vardı ki Profesör Bayley kendini duyuramadı.There was so much noise that Professor Bayley couldn't make himself heard.
Kendimi gürültünün üstünde duyuramadım.I couldn't make myself heard above the noise.
Oğlum kendi davranışından utanıyor.My son is ashamed of his behavior.
Ona kendi işine bakmasını söyle.Tell him to mind his own business.
Bunu başka biri için değil, kendin için yap!Do it for yourself; not for someone else.
Başkalarına yardım etmek, kendine yardım etmektir.To help others is to help yourself.
Kendinizin şişman olmasına izin vermeyin.Don't allow yourself to become fat.
Osamu Dazai kendini öldürdü.Osamu Dazai killed himself.
Osamu Dazai otuz dokuz yaşındayken kendini öldürdü.Osamu Dazai killed himself at the age of thirty-nine.
Taro, kendi sınıfında herhangi bir çocuktan daha uzun.Taro is taller than any other boy in his class.
Sağanak yağışlardan sonra, nehir kendi kıyılarının dışına taştı.After the heavy rains, the river overflowed its banks.
Boş ver, onu kendim yapabilirim.Never mind, I can do it by myself.
Başkan kendine rağmen güldü.The president laughed in spite of himself.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod