Ana içeriğe geç
Sözlük

kendi kendine ile cümle

kendi kendine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bir oyunda, kişilerden birinin kendi kendine yaptığı konuşmadır.Un discurs este o cuvântare publică în care o persoană vorbește în fața altora.
Kendi kendine yeterli bir ekonomiye sahip değildir.Ea nu are o viață proprie.
O kendi kendine mırıldanıyor.Ea mormăie pentru ea însăși.
Bununla beraber, bu, kendi kendine verilmiş bir unvandır ve diğer beş köy tarafından resmen tanınmaz.Ez azonban egy önkényes cím és a másik öt falu sem ismerte el.
Doğrusunu isterseniz, benim resimlerimi gören biri kendi kendine şu basit soruyu sorar: 'Bunun manası ne?'Amint nézik a képeket, az emberek ezt az egyszerű kérdést teszik fel maguknak: Mit akar ez jelenteni?
Artık kendi kendine konuşmuyor.Már nem önmaga többé.
Ailesini yıllar önce kaybeden Makoto, yalnız yaşamakta ve kendi kendine bakmaktadır.Makoto mindkét szülője meghalt évekkel a történet kezdete előtt, egyedül él és visel gondot magára.
Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.A gondolkodás a lélek önmagával folytatott hangtalan beszélgetése.
Sanki herkes kendi kendine konuşuyor.Az ember mindent önmagához viszonyít.
Majör depresif nöbetler, çoğu kez, zaman içerisinde tedavi uygulanarak ya da kendi kendine geçmektedir.Az időleges hörgőszűkület általában kezelés hatására vagy magától elmúlik.
Daha sonra kendi kendine kontrpuan çalıştı.Ekkoriban került önmagával ellentétbe.
Yatağın üstünde oturup tesbih çekerek kendi kendine bir şeyler söylüyordu.Élete utolsó pillanatában ágya mellett térdelt és imádkozott.
Kendi kendine işleyen bir ahlak düzeni, yasasız ve devletsiz işleyebilir.Csak egy olyan nemzet tudja fenntartani magát, amely könyörtelenül kormányoz.
Kendi kendine Fransızca öğrendi.Magánúton megtanul franciául.
Newton kendi kendine eylemsizlik çerçevelerinin rolünü tanıdı.Newton itse tunnisti inertiaali­järjestelmien merkityksen.
Kendi kendine söylenir.Itseään kysyvä kello.
2014'te ikinci stüdyo albümü Reason to Stay'i kendi kendine yayınladı.Vuonna 2014 hän julkaisi itse toisen studioalbuminsa nimeltä Reason to Stay.
İnsanlar ona kendi kendine erişebilir.Samalla voi löytää jotain itsestään.
Malezya, ekonomik açıdan kendi kendine yeterlidir.Malesia on energiantuotannossaan lähes omavarainen.
Sanki herkes kendi kendine konuşuyor.Kaikki ovat yhtyeen itsensä tekemiä.
Artık kendi kendine konuşmuyor.Michael ei ole enää oma itsensä.
Fardier kendi kendine hareket eden ilk otomobildir .Auto oli ensimmäinen Super Agurin itse valmistama.
Faraday daha ziyade kendi kendine yetişmiş bir bilim adamıdır.Faraday oli lisäksi suosittu ja etevä tieteen popularisoija.
Bu yüzden kendi kendine bir gün gerçekten yazacağını söyleyerek bekledi.Hän halusi käyttää enemmän aikaa kirjoittaakseen oikeasti jotain.
2014'te ikinci stüdyo albümü Reason to Stay'i kendi kendine yayınladı.Το 2014, κυκλοφόρησε το δεύτερο στούντιο άλμπουμ "Reason to Stay" .
Tıp çalışmalarına ağırlık verdiği bu dönemde bestecilik yönünü kendi kendine geliştirmeye uğraştı.Στην προσπάθειά του να βελτιώσει τις θεραπευτικές μεθόδους της εποχής, προσβλήθηκε ο ίδιος.
Büyürken, Bieber kendi kendine piyano, bateri, gitar ve trompet çalmayı öğrendi.Μεγαλώνοντας έμαθε να παίζει πιάνο, ντραμς, κιθάρα και τρομπέτα.
PPT’de danışana kendi kendine yardım becerisi kazandırılmaya çalışılır.Και το αγωνιζόμενο προλεταριάτο θα βοηθήσει μόνο του τον εαυτό του...
Büyürken, Bieber kendi kendine piyano, bateri, gitar ve trompet çalmayı öğrendi.Da han voksede op, lærte Bieber sig selv at spille klaver, trommer, guitar og trompet.
İnsanlar ona kendi kendine erişebilir.Det kunne anvendes på ham selv.
Fotoğrafçılığı büyük ölçüde kendi kendine öğrendi.På klaveret fandt han sig selv nogenlunde til rette.
Özeğitimcilik, kendi kendine eğitim demektir.Bevidsthed er det at være bevidst om sig selv.
Kendi kendine yemek yemeği ve giyinebilmeyi beceremiyordu.Han kunne blandt andet knapt spise eller tage føde til sig.
Sanki herkes kendi kendine konuşuyor.Det høres ut som de snakker med seg selv.
İnsanlar ona kendi kendine erişebilir.Og kan de stole seg selv?
Erik Mongrain, 14 yaşında gitarı kendi kendine öğrenmeye başladı.Erik Mongrain begynte å spille gitar som 14-åring.
Rekabet baskısı yoktur, kendi kendine yarışma vardır.I dette mesterskapet var det ingen lagkonkurranse, kun individuelle konkurranser.
Bas gitar çalmayı kendi kendine öğrenmiştir.Han lærte seg selv å spille gitar.
Bütün arkadaşları ona arkalarını dönmüştür ve onu kendi kendine bırakırlar.Hans tilhengere samlet seg bak ham og han fikk fortsette.
Kendi kendine Fransızca öğrendi.Han lærte seg selv baskisk.
İnsan emeği olmadan kendi kendine yetişebilmektedir.Demikian manusia juga akhirnya dipengaruhi oleh kekuasaan, bukan manusia mempengaruhi kekuasaan.
Willem Barents, 20 Haziran'da, adada kendi kendine ölmüştür.Namun, Barentsz sendiri meninggal pada 20 Juni.
Filamentasyon aynı zamanda kendi kendine odaklanan bir yüksek güçlü lazer darbesine değinmektedir.Hal ini juga dipersenjatai dengan laser kuat untuk mempertahankan diri.
Bu yüzden kendi kendine bir gün gerçekten yazacağını söyleyerek bekledi.Saya tidak percaya kalau dia menulis tentang dirinya sendiri.
İnsanın kendi kendine yeterli olabilmesi gerektiğini savunmuştur.Manusia dapat berusaha sendiri untuk menjadi sempurna.
Bart umutsuz bir şekilde yürür ve bilinçsizce, kendi kendine Fransızca konuşmaya başlar.Tanpa berbicara menggunakan bahasa Prancis, dia mulai putus asa mencari istrinya.
BMP, TIFF (TIF) resim yüklemeleri kendi kendine PNG biçimine dönüştürülür.File BMP dan TIFF yang sudah diunggah akan otomatis dikonversi ke format PNG.
Çünkü yakıt pompası kendi kendine türbini döndüremezdi.Pipa gas masih belum di sambung ke pulau.
Kendi kendine hayal kurarken "belki ABD başkanı olurum" dedi.Nhưng một ngày nào đó, tôi có thể trở thành Tổng thống Hoa Kỳ."
Sistem kendi kendine başlamıyordu.Tâm chẳng được tự tại.
Çoğunlukla kendi kendine öğrenerek 1868’de Heidelberg Üniversitesinden doktor unvanı aldı.Chủ yếu tự học, năm 1868 ông nhận bằng tiến sĩ tại Đại học Heidelberg.
Özeğitimcilik, kendi kendine eğitim demektir.Tập ổn định trong cùng nghĩa với tập độc lập.
Rekabet baskısı yoktur, kendi kendine yarışma vardır.Khi còn sản xuất hàng hoá, còn phân công lao động thì còn có cạnh tranh.
İnsanın kendi kendine yeterli olabilmesi gerektiğini savunmuştur.Ngươi nên tìm cách để củng cố chính mình.
Newton kendi kendine eylemsizlik çerçevelerinin rolünü tanıdı.ニュートン自身も慣性系の役割を認識していた。
İnsan emeği olmadan kendi kendine yetişebilmektedir.人そのものには粘液をかける以外の危害は加えない。
Nyks'in kendi kendine doğurduğu çocuklardan biridir.彼らはニュクスが1人で生んだ子と言われる。
Kendi kendine yetebilirlik için çok çaba sarfetse de Kuzey Kore diğer ülkelerden ekonomik yardım almıştır.しかし、経済的自立の願望に反して、北朝鮮は他の諸国からの経済援助に依存し続けている。
Kendi kendine söylenir.自分で言っちゃぁいけませんね。
Linda ne olduğunu kendi kendine sorgular.レナは何のことを考えているか、幸福かと問う。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kendi kendine ile cümle - Sayfa 8 - kendi kendine kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App