O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Dia mengambil saya untuk pembantu rumah tangga nya," katanya kepada dirinya sendiri saat dia berlari.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Ele me levou para sua empregada doméstica", disse ela para si mesma enquanto corria.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."El mi-a luat-o cameristă lui", a spus ea la ea ca ea a fugit.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Elvitt az ő szobalány", mondta magában ahogy futott.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Er hat mich für seine Hausmädchen", sagte sie zu sich selbst, als sie lief.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Han tog mig till sin piga, sa hon till sig själv när hon sprang.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Han tog mig til sin tjenestepige," sagde hun til sig selv, da hun løb.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Hän vei minut hänen sisäkkö, 'hän sanoi itselleen, kun hän juoksi.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki.'Hij nam me mee naar zijn huishoudster,' zei ze tegen zichzelf als ze liep.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Il m'a pris pour sa bonne, dit-elle d'elle-même comme elle a couru.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki.그녀가 도망로 '그의 하녀 나를 데려 갔고,'그녀는 자신에게 말씀 하셨다.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Me llevó a su empleada doméstica", se dijo mientras corría.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki.'Mi ha preso per la sua cameriera,' si disse mentre correva.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Saj me vzel za svojo Služavka," si je rekla, ko je tekel.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Vzal ma na jeho slúžka, 'povedala si, keď bežala.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Vzal mě na jeho služka," řekla si, když běžela.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Wziął mnie za pokojówkę, powiedziała do siebie, jak biegła.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Μου πήρε για οικιακή βοηθός του", είπε στον εαυτό της καθώς έτρεχε.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Він взяв мене за покоївку, 'сказала вона собі, як вона бігла.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Он взял меня за горничную, 'сказала она себе, как она бежала.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Той ме хвана за прислужницата си," каза тя за себе си, тъй като тя се завтече.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."הוא לקח אותי המשרתת שלו," היא אמרה לעצמה כשהיא רצה.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."أخذني للخادمة له ،" وقالت لنفسها كما انها تدير.
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."どうして彼は私が誰だか見つけたとき、彼はなるだろう驚いた!
Okyanusu uzunlamasına tarar ve gökyüzüne bakar. Ardından kendi kendine sessizce der ki,Estudia el océano todo, dirige la vista al cielo y se dice en un murmullo:
Onlara kendi kendine yetebilirligi anlatalim, ve onlarin kazanilmis bir ilgileri olacak.지속가능성이 일어나도록 하는 문제에 대해 애초부터 관심을 갖게 해야 합니다.
Onlara kendi kendine yetebilirligi anlatalim, ve onlarin kazanilmis bir ilgileri olacak.Les hacemos comprender lo que es la sostenibilidad, para que ellos tengan un interés personal en que ocurra.
Onlara kendi kendine yetebilirligi anlatalim, ve onlarin kazanilmis bir ilgileri olacak.Nechme je porozumět tomu, co to je udržitelnost, tak aby měly opravdový zájem o ní usilovat.
Onlara kendi kendine yetebilirligi anlatalim, ve onlarin kazanilmis bir ilgileri olacak.Niech zrozumieją, na czym polega zrównoważony rozwój i jak bardzo jest on w ich interesie.
Onlara kendi kendine yetebilirligi anlatalim, ve onlarin kazanilmis bir ilgileri olacak.ושיש להם אינטרס שזה יתממש.
Onlara kendi kendine yetebilirligi anlatalim, ve onlarin kazanilmis bir ilgileri olacak.وبأن لديهم مصلحة في أن يحدث ذلك.
Onlara kendi kendine yetebilirligi anlatalim, ve onlarin kazanilmis bir ilgileri olacak.そしてこれを実現するひとつのやり方に 私がいただいた賞金を使おうと思ったのです
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaHis navado govoriti samega sebe v nizkem glasu vztrajno rasla nad njim, pa čeprav
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaHänen tapana puhuvan itsekseen hiljaisella äänellä kasvoi tasaisesti häneen, mutta vaikka
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaHans vana att tala för sig själv med låg röst växte stadigt på honom, men även
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaJego zwyczaj mówić do siebie półgłosem rósł na niego, ale jednak
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaJeho zvyk hovoriť sám k sebe tichým hlasom na neho stále rástla, ale napriek tomu
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaJeho zvyk mluvit sám k sobě tichým hlasem na něj stále rostla, ale přesto
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaKebiasaannya berbicara sendiri dengan suara rendah tumbuh terus kepadanya, tetapi meskipun
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsa낮은 목소리로 혼잣말을 그의 습관 그를 따라 꾸준히 증가하지만,하지만
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaLa sua abitudine di parlare da solo a bassa voce crebbe costantemente addosso, ma se
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaObiceiul său de a vorbi cu el însuşi într-o voce scăzută a crescut în mod constant asupra lui, dar, deşi
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaSeine Angewohnheit, sich selbst zu reden mit leiser Stimme wuchs stetig auf ihn, aber wenn
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaSeu hábito de falar sozinho em voz baixa cresceu continuamente sobre ele, mas embora
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaSon habitude de parler à lui-même à voix basse, a augmenté régulièrement sur lui, mais bien
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaSu costumbre de hablar consigo mismo en voz baja creció constantemente sobre él, pero a pesar de
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaSzokása beszélni magának egy halkan folyamatosan nőtt rajta, és bár
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaThói quen của ông nói chuyện với chính mình bằng một giọng thấp đã tăng đều đặn cho mình, nhưng mặc dù
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaZijn gewoonte om te praten met zichzelf in een lage stem groeide gestaag op hem, maar hoewel
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaΣυνήθειά του να μιλάει για τον εαυτό του με χαμηλή φωνή αυξήθηκε σταθερά πάνω του, αλλά αν
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaЕго привычка разговаривает сам с собой вполголоса неуклонно росло на нем, но хотя
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaЙого звичка розмовляє сам із собою стиха неухильно росло на ньому, але хоча
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaНавика му да говори за себе си с нисък глас расте непрекъснато върху него, но въпреки че
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaنما من عادته يتحدث مع نفسه بصوت منخفض باطراد الله عليه وسلم ، ولكن على الرغم من
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsa夫人ホールは彼女が何のどちらも頭も尾を作ることが誠実に耳を傾けて
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.He se legăna spre uşă, coada de fixare si maraitul pentru el.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.그는 꼬리를 채찍질 and 혼자 으르렁 거리는, 문을 향해 휘둘러.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Dia mengayunkan menuju pintu, memukul ekornya dan menggeram untuk dirinya sendiri.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Er schwang sich zur Tür, peitschenden Schwanz und knurrt vor sich hin.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Girò verso la porta, la coda sferzante e ringhiando a se stesso.