O kadar saçma görünüyordu, o, kendi kendine şöyle dedi: yakın ve içeri almak mümkün değildirNó có vẻ ngớ ngẩn như vậy, cô nói với chính mình, được ở gần nó và không có khả năng để có được.
O kadar saçma görünüyordu, o, kendi kendine şöyle dedi: yakın ve içeri almak mümkün değildirPărea atât de stupid, a spus ea la ea, pentru a să fie aproape de ea şi să nu fie în stare să mă inch
O kadar saçma görünüyordu, o, kendi kendine şöyle dedi: yakın ve içeri almak mümkün değildirParecia tão boba, ela disse para si mesma, para estar perto dela e não ser capaz de começar dentro
O kadar saçma görünüyordu, o, kendi kendine şöyle dedi: yakın ve içeri almak mümkün değildirSembrava così stupido, disse a se stessa, a essere vicino e non essere in grado di ottenere in
O kadar saçma görünüyordu, o, kendi kendine şöyle dedi: yakın ve içeri almak mümkün değildirSe tuntui niin typerä, hän sanoi itselleen, jotta olla lähellä sitä ja ei voi päästä sisään
O kadar saçma görünüyordu, o, kendi kendine şöyle dedi: yakın ve içeri almak mümkün değildirÚgy tűnt, hogy butaság, mondta magának, hogy körül lehet, és nem tud bejönni
O kadar saçma görünüyordu, o, kendi kendine şöyle dedi: yakın ve içeri almak mümkün değildirVypadalo to tak hloupé, řekla si, aby být blízko, a nemůže se dostat dovnitř
O kadar saçma görünüyordu, o, kendi kendine şöyle dedi: yakın ve içeri almak mümkün değildirVyzeralo to tak hlúpe, povedala si, aby byť blízko, a nemôže sa dostať dovnútra
O kadar saçma görünüyordu, o, kendi kendine şöyle dedi: yakın ve içeri almak mümkün değildirWydawało się to głupie, powiedziała do siebie, do być blisko niego, a nie być w stanie dostać się do środka
O kadar saçma görünüyordu, o, kendi kendine şöyle dedi: yakın ve içeri almak mümkün değildirZdelo se je tako neumno, si je rekla, da je blizu, in ne bi mogli priti noter
O kadar saçma görünüyordu, o, kendi kendine şöyle dedi: yakın ve içeri almak mümkün değildirΜου φάνηκε τόσο ανόητο, είπε στον εαυτό της, να να είναι κοντά σε αυτό και δεν είναι σε θέση να μπουν μέσα
O kadar saçma görünüyordu, o, kendi kendine şöyle dedi: yakın ve içeri almak mümkün değildirЗдавалося, так безглуздо, сказала вона собі, щоб бути поруч з ним і не зможе сісти за кермо
O kadar saçma görünüyordu, o, kendi kendine şöyle dedi: yakın ve içeri almak mümkün değildirКазалось, так глупо, сказала она себе, чтобы быть рядом с ним и не сможет сесть за руль
O kadar saçma görünüyordu, o, kendi kendine şöyle dedi: yakın ve içeri almak mümkün değildirאותו בתוך צמרות העצים. זה נראה כל כך טיפשי, אמרה לעצמה, כדי להיות ליד זה, ולא יוכלו להיכנס
O kadar saçma görünüyordu, o, kendi kendine şöyle dedi: yakın ve içeri almak mümkün değildirانها في داخل الشجرة قمم. وقالت انه يبدو سخيفا جدا ، لنفسها ، ل ويكون بالقرب منه لن تكون قادرة على الدخول.
O kadar saçma görünüyordu, o, kendi kendine şöyle dedi: yakın ve içeri almak mümkün değildirそれに近いですし、ログイン得ることができない 彼女が家に帰ったときに彼女は自分のポケットに鍵を取り、そして彼女は彼女を作った
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Ele riu para si mesmo e esfregou o prazo, mãos nervosas juntos.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Er lachte in sich hinein und rieb sich die langen, nervös die Hände zusammen.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Han lo for sig selv og gned sit lange, nervøse hænder sammen.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Hän naurahti itsekseen ja hieroi pitkä, hermostunut kädet yhteen.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Han skrockade för sig själv och gned sin långa, nervösa händer.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller.'Hij grinnikte om zichzelf en wreef zijn lange, nerveuze handen in elkaar.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Il gloussa à lui-même et se frotta longtemps, mains nerveuses ensemble.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Je to zcela jednoduché," řekl, "mé oči mi říkají, že na vnitřní straně
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller.함께 신경 손.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Ông ấy cười với chính mình và cọ xát lâu dài của mình, thần kinh tay với nhau.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."On je zarežal sam pri sebi in si je pomel dolgo, živčni roke skupaj.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Ridacchiò a se stesso e si strofinò il suo lungo, mani nervose insieme.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Usmial sa pre seba a šúchal si dlho, nervózny ruky.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Zaśmiał się do siebie i potarł długo, nerwowego ręce.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Εκείνος γέλασε με τον εαυτό του και να τρίβεται καιρό του, νευρικό χέρια μαζί.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Він посміхнувся про себе і потер довгий, нервові руки разом.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."Той се засмя на себе си и потърка дългите си, нервна ръце.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller.ידיים עצבניות יחד.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller.العصبي اليدين معا.
"O, kendi kendine güldü ve onun uzun ovuşturdu birlikte sinir eller."それはシンプルそのものです"と彼は言った、"私の目はあなたの内側にそれを教えてください
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Dia tampak sedang berbicara pada dirinya sendiri.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Ele parecia estar falando sozinho.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Er schien sich selbst zu sprechen.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Hän tuntui puhuvan itsekseen.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Han verkade vara att prata med sig själv.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Hij leek te praten in zichzelf.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Il semblait se parler à lui.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.그는 자신과 얘기 것 같았다.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Ông dường như được nói chuyện với chính mình.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Părea să fie să vorbesc cu el însuşi.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Parecía estar hablando consigo mismo.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Sembrava che stesse parlando da solo.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Úgy tűnt, hogy magában beszél.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Wydawało się, że mówi do siebie.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Zdalo sa, že hovorí sám k sebe.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Zdálo se, že mluví sám k sobě.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Zdelo se je, da bi govoril sam.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Φαινόταν να μιλάει στον εαυτό του.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Він, здавалося, розмовляв сам із собою.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Он, казалось, разговаривал сам с собой.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.Той като че ли да се говори за себе си.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.بدا أن يتحدث إلى نفسه.
O kendi kendine konuşuyor gibiydi.彼は再び腰を次にアームチェアはcreaked。
O koştu onun hizmetçisi götürdü 'diye kendi kendine dedi ki."Anh ấy đã cho tôi giúp việc gia đình của mình," cô nói với chính mình khi cô bé chạy.