Ana içeriğe geç
Sözlük

kendi kendine ile cümle

kendi kendine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Dan kendi kendine konuşurken, mutfakta oturuyordu.Dan was sitting in the kitchen, talking to himself.
Tom kendi kendine kayak yapmayı öğrendi.Tom taught himself how to ski.
Sık sık kendi kendine konuşur musun?Do you often talk to yourself?
Kendi kendine mi konuşuyorsun?Are you talking to yourself?
Tom kendi kendine olan yaralardan öldü.Tom died from self-inflicted injuries.
Tom onu kendi kendine boyadı.Tom painted it himself.
Tom kendi kendine yardım kitabı okudu.Tom read a self-help book.
Tuhaf ama kapı kendi kendine açıldı.It's strange, but the door opened on its own.
Deniz kendi kendine derinleşecek.The sea will turn deep by itself.
Kendi kendine teşhis koyma tehlikeli olabilir.Self-diagnosis can be dangerous.
Tom kendi kendine gülümsedi.Tom smiled to himself.
Burada kendi kendine iyi olacağından emin misin?Are you sure you'll be alright here by yourself?
Kendi kendine giden arabalar kendileri götürürler.Self-driving cars drive themselves.
Tom tamamen kendi kendine öğrendiğini söyledi.Tom said he's entirely self-taught.
Nike az önce kendi kendine yapışan ayakkabıları çıkardı.Nike has just released a pair of self-lacing shoes.
Tom sadece kendi kendine gülebildi.Tom could only chuckle.
O kendi kendine mi konuşuyor?Is she talking to herself?
Neden kendi kendine konuşuyorsun?Why are you talking to yourself?
Tom patlak lastiği kendi kendine tamir etti.Tom fixed the flat tire by himself.
Tom bunu kendi kendine yapabilirdi.Tom could've done that on his own.
Sami odasında kendi kendine kelimeişehadet getirdi.Sami said the shahada all by himself in his room.
Kendi kendine giden araba bir duvara çarptı.The self-driving car crashed into a wall.
Tom kendi kendine "Ben dünyadaki en mutlu adamım" dedi."I'm the happiest man in the world," Tom said to himself.
Kendi kendine yap.Do it by yourselves.
Tom kayak yapmasını kendi kendine öğrendi.Tom learned to ski on his own.
Fransızcayı kendi kendine öğrendiğin doğru mu?Is it true that you learned French all by yourself?
O kendi kendine gelin güvey oluyor.She's building castles in the air.
Tom'un kendi kendine zarar vermeye eğilimli bir yanı var.Tom has a self-destructive side.
Tom biraz kendi kendine kalmak istediğini söyledi.Tom said that he just wanted to spend some time by himself.
Tatoeba kendi kendine konuşanlar ve çeviri yapanlardan oluşmakta.Tatoeba consists of soliloquists and translators.
Bu erken makineler, kendi kendine yeterli olacak kadar güvenilir değildi.These early machines were not reliable enough to be self-sufficient.
Lityum polimer ve düşük kendi kendine boşalma NiMH versiyonları da vardır.There are also lithium polymer and low self-discharge NiMH versions.
Ailesinin müzikal etkisi, Bush'u 11 yaşında kendi kendine piyano öğrenmeye itti.Her family's musical influence inspired Bush to teach herself the piano at the age of 11.
Esasen kendi kendine yeterli olan Finlandiya, çok sınırlı tarım ticareti yapmaktadır.Essentially self-sufficient, Finland engaged in very limited agricultural trade.
Bart umutsuz bir şekilde yürür ve bilinçsizce, kendi kendine Fransızca konuşmaya başlar.Bart walks away, despairing over his own stupidity, then suddenly begins speaking French to himself.
Kendi kendine eğitilmiş bir müzisyen olarak yeteneklerimle kısıtlandığımı hissettim" dedi.As a musician, I'm self-taught and felt I was restricted by my abilities".
Suyun veya diğer çözücü moleküllerin içeriği kendi kendine bir araya gelmiş yapıları değiştirir.The content of water or other solvent molecules changes the self-assembled structures.
Newton kendi kendine eylemsizlik çerçevelerinin rolünü tanıdı.Newton himself recognized the role of inertial frames.
Kendi kendine güncelleme hizmeti oluşturulmuştur.We are forming our own Social Contract.
Erik Mongrain, 14 yaşında gitarı kendi kendine öğrenmeye başladı.Erik Mongrain taught himself guitar from the age of 14.
Birey bu inançları kendi kendine telkin ve tekrar ederek sürekliliğini sağlamaktadır.He propagated this belief and put it into practice by himself.
Sonuç olarak, Bizans ekonomisi Karanlık Çağ'da gelişmesine izin vererek kendi kendine yeterli idi.As a result, the Byzantine economy was self-sufficient, allowing it to thrive in the Dark Ages.
Artık kendi kendine konuşmuyor.You know, he’s not talking to himself.
BMP, TIFF (TIF) resim yüklemeleri kendi kendine PNG biçimine dönüştürülür.Uploaded BMP and TIFF (TIF) images are automatically converted to PNG format.
Daha sonra kendi kendine kontrpuan çalıştı.Now he seemed to contradict himself.
İnsanlar ona kendi kendine erişebilir.They could make a life for themselves there.
Ayrıca, kendi kendine sürüş teknolojisi ile ilgili çalışmalarda bulunmaktadır.The company is also working on self-driving technology.
Bunları kendi kendine yapması mümkün değildi.They were confident they could do it themselves.
Ananke kendi kendine kırmızı ışık saçar fakat diğer grup üyeleri giri ışık saçar.Ananke itself appears light red but the other group members are grey.
Fotoğrafçılığı büyük ölçüde kendi kendine öğrendi.He read widely for himself.
İlginç olan ise bunların hepsini kendi kendine öğrenmiş olması.He claims that they have learned all of this on their own.
Sanki herkes kendi kendine konuşuyor.That they are speaking out for themselves.
Kendi kendine doğru şeyi yaptığını söylerken aslında tasfiye edilir.I know you thought you were doing right.
Sina'daki petrol yatakları İsrail'in kendi kendine yeten enerjisini üretmeyi sağladı.Sinai oil fields made Israel self-sufficient in energy.
Döndükten sonra kendi kendine çalışmaya başlar.Unable to return afterwards, they start their own.
Fardier kendi kendine hareket eden ilk otomobildir .This would be the only car that Konrad would build themselves.
Kendi kendine Fransızca öğrendi.She taught herself French.
Zamanının bir çoğunu köşeye çekilip kendi kendine gitarını tınlatarak geçirmiştir.She would spend considerable time grooming herself with her strong tongue.
Bu değerlendirmeler üzerine, kendi kendine gelişen, toplumsal hak ve çıkar anlayışları belirlenir.They believed themselves preserved by God's own wisdom and Providence.
Kısa bir duraksamadan sonra Takaki kendi kendine gülümser ve yürümeye devam eder.After some time, Irma opens the truck windows and smiles to herself.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod