Kendi kendine gelin güvey oldu.He built castles in the air all day.
Kendi kendine bir kimono giyebilir misin?Can you put on a kimono by yourself?
Mum kendi kendine söndü.The candle went out of itself.
Sen sadece kapının önünde durmak zorundasın. O kendi kendine açılacak.You have only to stand in front of the door. It will open by itself.
Yaşlı adam bazen kendi kendine konuşur.The old man sometimes talks to himself.
Makine kendi kendine çalışır.The machine works by itself.
Kendi kendine şöyle dedi: Bu operasyon başarıyla sonuçlanacak mı?He said to himself, "Will this operation result in success?"
O kendi kendine "çok mutluyum." dedi.She said to herself, "I am very happy."
Maria kendi kendine, "çok şanslıyım" dedi.Maria said to herself, "I am very lucky".
"Ben o kitabı istiyorum" dedi kendi kendine."I want that book", he said to himself.
Onun kendi kendine mırıldandığını duydum.I heard him mumble to himself.
Kendi kendine yardım en iyi yardımdır.Self-help is the best help.
Kafeterya kendi kendine servis.The cafeteria was self-service.
Yalnızken, büyükbabam bazen kendi kendine konuşur.My grandfather sometimes talks to himself when he's alone.
Sık sık onun kendi kendine mırıldandığını duyardı.She would often hear him grumbling to himself.
Kendi kendine, "Başaracağım!" dedi.He said to himself, "I will do it."
Kendi kendine, "Yapacağım!" dedi.He said to himself, "I will do it."
O, karısının onu neden terk ettiğini kendi kendine merak etti.He wondered to himself why his wife had left him.
O kendi kendine konuştu.He talked to himself.
O kendi kendine mırıldanıyor.She is muttering to herself.
Kendi kendine konuşmaktansa başkalarını dinlemeyi tercih eder.She would rather listen to others than talk herself.
Bunu bir daha asla yapmayacağına dair kendi kendine söz verdi.She pledged herself never to do it again.
O, kendi kendine çalıştı.He studied on his own.
Kendi kendine çalışma ile, vergi muhasebecisi sınavını geçmek mümkün mü?Is it possible to pass the tax accountant exam by self study?
Kendi kendine "Sonra nereye gideceğim?" dedi.She said to herself, "Where shall I go next?"
Sadece kapıyı kapamak için çekin. O kendi kendine kitlenecektir.Just pull the door shut. It'll lock by itself.
Aydınlanma, insanın kendi kendine maruz kaldığı olgunlaşmamışlıktan ortaya çıkmasıdır.Enlightenment is man's emergence from his self-incurred immaturity.
O kendi kendine"HAYIR"dedi.Yüksek sesle "EVET" dedi.He said "NO" to himself. He said "YES" aloud.
Favori kendi kendine-yardım kitabın nedir?What's your favorite self-help book?
Bazen büyük babam kendi başına bırakıldığında, kendi kendine konuşur.Sometimes my grandfather talks to himself when left alone.
Tom kendi kendine güldü.Tom chuckled to himself.
Tom kendi kendine konuşuyordu.Tom was talking to himself.
"Bu kitabı istiyorum.", dedi kendi kendine."I want that book," he said to himself.
O kendi kendine, "Sonra ne yapmalıyım?" dedi."What should I do next?" she said to herself.
Kendi kendine gelin güvey olmuş.He had reckoned without his host.
Figürler çizerek kendi kendine eğlendi.He amused himself by drawing figures.
Kendi kendine Vietnamca öğrenebilirsin.You can teach yourself Vietnamese.
Yeterli iş gücü olmayan bir ülke kendi kendine yeterli olamaz.A country without enough labour force cannot be self sufficient.
Tom'un yaralarının kendi kendine olduğunu düşünüyor musun?Do you really think Tom's wounds are self-inflicted?
Maria kendi kendine "gerçekten şanslıyım" dedi.Maria said to herself, "I'm really lucky".
O kendi kendine konuşuyor.She's talking to herself.
Kendi kendine gelin güvey oluyorsun.You're building castles in the air.
Tom sık sık kendi kendine konuşur.Tom often talks to himself.
Sorunlar genelde kendi kendine yok olmazlar.Problems don't usually go away by themselves.
Çoğu problem kendi kendine çözülür.Many problems resolve themselves.
O kendi kendine kavga etti.He quarreled with his own self.
Kendi kendine meme muayenesi artık doktorlar tarafından tavsiye edilmemektedir.Breast self-examinations are no longer recommended by doctors.
Eğer kendi kendine yetmeyi vergiye tâbi yapmış olsalar, tüm ekonomik sorunlar çözülürdü.All economic problems would be solved, if they made complacency taxable.
Tom'un bulaşıkları yıkarken kendi kendine şarkı mırıldandığını duydum.I heard Tom humming to himself while he washed dishes.
Tom yalnız olduğunda sık sık kendi kendine konuşur.Tom often talks to himself when he's alone.
Tom kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu.Tom was mumbling something to himself.
Tom kendi kendine mırıldanıyordu.Tom was mumbling to himself.
Tom, Mary'yi kendi kendine konuşurken duydu.Tom heard Mary talking to herself.
Tom kendi kendine konuşuyor.Tom is talking to himself.
Tom kendi kendine konuşmaya başladı.Tom started talking to himself.
Tom sadece kendi kendine konuşuyor.Tom is just talking to himself.
O yazdan önce üç kilo kaybedeceğine dair kendi kendine söz verdi.She promised herself she would lose three kilos before the summer.
Ona söylemedim. O kendi kendine öğrendi.I didn't tell her. She found out by herself.
Tom, bulaşık yıkadığı zaman kendi kendine bir melodi mırıldandı.Tom hummed a tune to himself as he did the washing up.
Tom Mary'nin mektubunu okurken kendi kendine kıkırdadı.Tom chuckled to himself as he read Mary's letter.