Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Ela está certa de mil maneiras", disse o pai para si mesmo.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Ella tiene razón de mil maneras", dijo el padre a sí mismo.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Elle a raison de mille manières", dit le père à lui-même.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Hän on oikeassa Tuhat tapaa", sanoi isä itsekseen.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Ha ragione in mille modi", ha detto il padre a se stesso.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Hon har rätt på tusen olika sätt", sade fadern till sig själv.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Hun er lige i tusind måder," sagde faderen til sig selv.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine.Ich glaube, dass uns niemand im geringsten zu kritisieren. "
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Igaza van az ezer módon," mondta az apa magának.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."그녀는 지금 수천 가지에,"아버지는 자신에게 말했다.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Má pravdu v tisíci způsoby," řekl otec k sobě.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Má pravdu v tisícmi spôsobmi," povedal otec k sebe.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Ona je prav na tisoč načinov," je dejal oče sam pri sebi.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Ona ma rację na tysiące sposobów", powiedział ojciec do siebie.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Sie hat Recht in tausend Möglichkeiten", sagte der Vater für sich.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Ze is goed op duizend manieren," zei de vader zelf.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Έχει δίκιο με χίλιους τρόπους," είπε ο πατέρας για τον εαυτό του.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Вона права на тисячу ладів", сказав батько до себе.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Она права на тысячу ладов", сказал отец к себе.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."Тя е точно по хиляди начини", каза бащата на себе си.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."היא צודקת באלף דרכים", אמר האב לעצמו.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine."إنها في حق آلاف الطرق" ، وقال الأب لنفسه.
Babası "O sağ bin yolu vardır," dedi kendi kendine.それでも正常に呼吸が不可能だった母は、、numbly咳し始めた
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Ada beberapa menangis satu - ada - ada!" Katanya pada dirinya sendiri.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Au fost nişte plans o - a fost - nu a existat", a spus ea.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Bilo je nekaj vpijočega - tam je bil! - Tam je bil" si je rekla.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Bol tam niekto plakal - bolo - nebolo" povedala si pre seba.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Był ktoś płacze - nie było - nie było", powiedziała do siebie.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Byl tam někdo plakal - bylo - nebylo" řekla si pro sebe.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."C'è stato qualcuno piangere - c'era - c'era" disse a se stessa.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Có một số khóc - có - có", bà nói với chính mình.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Der var nogen græder - der var -! Der var" sagde hun til sig selv.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Det var någon gråter - det var - det var", sade hon för sig själv.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Er was iemand huilen - er was - er was" zei ze tegen zichzelf.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Es war jemand zu weinen - es war - es war", sagte sie vor sich hin.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Houve alguns chorando um - havia -! Houve", disse ela para si mesma.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Hubo algunos llorando una - no se - no había", dijo para sus adentros.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Il ya eu quelques larmes un - il y avait - il y avait" se dit-elle.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."일부 외치는가 발생했습니다 - 거기 있었어요 -!있다"고 스스로에게 말했다.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Oli joku itkee - oli - siellä oli!" Hän sanoi itselleen.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Volt valaki sír - nem volt - volt!" Mondta magában.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Δεν υπήρχε κάποιος να φωνάξει - δεν υπήρχε! - Δεν υπήρχε", είπε στον εαυτό της.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Був хтось плакав - не було -! Було" сказала вона собі.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Был кто-то плакал - не было -! Было" сказала она себе.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."Имаше един, който вика - имаше - имаше" казва тя за себе си.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."היה קצת בכי אחד - היה - היה", אמרה לעצמה.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki."كان هناك بعض البكاء واحد -- هناك --! هناك" قالت لنفسها.
"Bazı biri ağlayarak vardı vardı - yoktu" diye kendi kendine dedi ki.彼女は二度、今それを聞いていた、といつか彼女が見つけるだろう。
Belki bir gün insanlar bunu mesele etmeyecek ve kendi kendine... doğru olanı yaptım diyeceksin.そしたら 自分が とても誇りに思えるはず 君が大人になる頃 同性婚は どこでも可能になってると思う?
'Ben bir Düşesi olduğumda,' dedi, (olmasa da çok umutlu bir tonu), kendi kendine dedi ki, 'Ben'나는 공작 부인 할 때,'그녀는 (아니지만 매우 희망 목소리로) 자신에게 말했다, '나는
'Ben bir Düşesi olduğumda,' dedi, (olmasa da çok umutlu bir tonu), kendi kendine dedi ki, 'Ben"כאשר אני הדוכסית," היא אמרה לעצמה, (לא בנימת תקווה מאוד אם), "אני
'Ben bir Düşesi olduğumda,' dedi, (olmasa da çok umutlu bir tonu), kendi kendine dedi ki, 'Ben"عندما أنا دوقة ،' قالت لنفسها (وليس في لهجة متفائل جدا على الرغم من) ، "أنا
'Ben bir Düşesi olduğumda,' dedi, (olmasa da çok umutlu bir tonu), kendi kendine dedi ki, 'BenすべてのAT私の台所内の任意のコショウを持っていないでしょう。
Ben bunu kendi kendine çoğalma diye adlandırıyorum çünkü yapı, ilki ile tamamen aynı özellikleri barındırıyor.Dans ce cas je l'appelle reproduction autoguidée, parce que notre structure contient le modèle exact.
Ben bunu kendi kendine çoğalma diye adlandırıyorum çünkü yapı, ilki ile tamamen aynı özellikleri barındırıyor.Ebben az esetben saját vezérlésű replikációnak nevezem, mert a szerkezeted tartalmazza a pontos tervrajzokat.
Ben bunu kendi kendine çoğalma diye adlandırıyorum çünkü yapı, ilki ile tamamen aynı özellikleri barındırıyor.En este caso, le llamo replicación auto-dirigida, porque la estructura contiene las instrucciones exactas.
Ben bunu kendi kendine çoğalma diye adlandırıyorum çünkü yapı, ilki ile tamamen aynı özellikleri barındırıyor.În acest caz eu o numesc replicare auto-ghidată deoarece structura însăși conține planurile exacte.
Ben bunu kendi kendine çoğalma diye adlandırıyorum çünkü yapı, ilki ile tamamen aynı özellikleri barındırıyor.In diesem Fall nenne ich es selbstgeleitete Replikation, weil die Struktur die genauen Baupläne enthält.
Ben bunu kendi kendine çoğalma diye adlandırıyorum çünkü yapı, ilki ile tamamen aynı özellikleri barındırıyor.In dit geval noem ik het zelf-geleide replicatie, omdat je structuur de exacte blauwdrukken bevat.
Ben bunu kendi kendine çoğalma diye adlandırıyorum çünkü yapı, ilki ile tamamen aynı özellikleri barındırıyor.이런 경우에 나는 이것을 '스스로 안내 가능한' 자기 복제라고 하는데 그 구조들이 정확히 같은 청사진을 가지기 때문이지요.