kenar ile cümle
kenar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kalemim masamın kenarından düştü.Mi lápiz cayó del borde de mi mesa.
Irmağın kenarında terkedilmiş bir araba vardı.Había un coche abandonado junto al río.
Cam kenarı koltuk istiyorum.Quiero un asiento de ventanilla.
Daryl (Norman Reedus) ve Beth (Emily Kinney), yolun kenarında terk edilmiş bir araba bulurlar.Daryl (Norman Reedus) y Beth (Emily Kinney) encuentran un automóvil abandonado en el medio de una carretera.
Mekan: Isparta ve deniz kenarı Zaman: Truva savaşı'ndan hemen önce.Lugar: Esparta y las orillas del mar Tiempo: antes de la Guerra de Troya.
Bir ongen, on açısı ve on kenarı olan çokgendir.10 - Contigo y sin ti (Ever Sierra).
Bir yedigen, yedi kenarı olan çokgendir.Cada fruto contiene (raramente dos) de siete a diez semillas.
Karşılıklı kenarları paralel ve uzunlukları eşittir.Los lados opuestos son de igual longitud, (congruentes).
Malzemenin fiziksel yüzeyleri ve kenarları vardır.El material tiene superficies y esquinas físicas.
Kenarları domates ile de süslenebilir.Pueden ser acompañadas con tomate.
Göz çevresindeki eş merkezli siyah ve beyaz kenarlar gözlerin yuvarlak şeklini vurgular.Los anillos concéntricos blancos y negros que rodean los ojos, acentúan la forma redondeada de su rostro.
Filmleri genellikle toplumda kenara itilmiş insanları konu alır ve anti-kahramanlar filmin sonunda ölür.Sus películas tratan de personas al margen de la sociedad con sus personajes anti héroes que mueren al final.
Dış kenarları biraz şeffaf ve içeri doğru kıvrıktır.Es un poco camosa por fuera y dura por dentro.
Fakat NGC 6543'te moleküler hidrojen emisyonu, dış halenin iç kenarında parlak olarak görünür.En el caso de NGC 6543 la emisión de hidrógeno es más intensa en el límite interior del halo exterior.
1890'dan sonra Hollanda'daki bir deniz kenarı kasabası olan Katwijk aan Zee'de de kalmaya başladı.Tras 1890 también pasó temporadas en Katwijk aan Zee, pueblo marinero holandés.
Yani, birbiriyle beş eşit açı oluşturarak birleşen beş kenar.Por lo tanto se deben usar idealmente cinco bocinas que combinan.
Antarktika Kıtası'nın civarında parça buzların kenarında hareket eder.Florece cerca de la nieve de fusión.
Dere kenarında bulunan düzlüklerde Bahçecilik yapılmaktadır.Anidan en huecos en la arena que ellos excavan.
Kurtarılacaklarını anlamışlardı ve nehrin kenarında uyumak için yerleştiler.Se dice que se salvaron gracias a que se albergaron en el bosque fluvial del Yunque.
Dikkatle bak, çıkar, kenara koy.Tallo sin alas, estriado.
Buzul, bir vadiyi işgal edince vadinin kenarlarında teras ya da kamalar oluşturabilir.Cuando el hielo glaciar ocupa un valle pueden formarse terrazas de kame a lo largo de los lados del valle.
Epijin ön kenarının çıkıntısı daralmıştır.El vexilo externo del álula es ante.
Keliserlerin iç kenarında 3*4 diş bulunur.Hay tres o cuatro dientes cardinales en cada válvula.
Bazen uçurum kenarları ya da erozyon önleyici set gibi sahile doğru açıyla yerleştirilir.A veces hay una planta de transbordo o sky lobby justo debajo de estas plantas.
Bir kenarı oval üçgen şeklindedir.El sonido es una onda tridimensional.
Providence Nehri'nin kenarına kurulmuştur.Circunvalar de la isla de Providencia.
Kepler üçgeni, kenarları geometrik dizi oluşturan bir dik üçgen.El triángulo de Kepler es un triángulo rectángulo con lados en progresión geométrica.
Yapraklar çok büyük (40–90 cm) ile 11-19 geniş yaprakçıklı, yumuşak tüylü, kenarları dişlidir.Hojas muy grandes (40–90 cm) con 11–19 hojuelas anchas, suavemente vellosas, bordes serrados.
Ben de 'Yapamam, edemem.' dediğim şeyleri bir kenara bıraktım, 'Yapacaksın, yapmalısın.Él no me dijo una vez lo que hice, por qué lo hiciste, o algo que no hice, ¿por qué lo dejaste?»
Öbür: Başın olmadığı diğer kenardaki miskettir.Percusión adicional en Sin ti a mi lado.
Genellikle su kenarlarında yaşarlar.Normalmente viven cerca del agua.
Cesedi Tunca kenarına gömüldü ama gömülme yerinin belirsiz olması sağlandı.Porque la familia sabía que estaba enterrado en el rento, pero desconocía el lugar exacto.
Bazen, kenardan çiçekleri deler, bitki tozlaşmadan nektarı alır.Algunas veces perfora las flores por un lado, tomando el néctar sin polinizar la planta.
İlerleyen konularda, Claire, deniz kenarında yürürken, saldaki mesaj şişesini bulur.Durante su estancia en la isla, Tony encuentra una botella semienterrada.
Gasadalur, Mykinesfjørður'un kenarında bulunan Vágar'ın en yüksek dağlarıyla çevrilidir.Poblado, ya citado por Cavanilles, que se encuentra en la parte más elevada del Tozal del Mollet.
Kılıçlar tek veya çift kanatlı kenarlara sahip olabilir.Kılıç düz veya kavisli olabilir.Las espadas pueden tener una cuchilla recta o curva.
Köyler tepenin kenarında 11 km'lik bir yolla birbirlerine bağlanmaktadır.Están conectados por una carretera de 11 kilómetros, alrededor de la colina.
Yanlarından kenarları siyah renkli olan ve bu türün karakteristik özelliği olan büyük tüyler çıkar.Presentan unas líneas paralelas de color blanco y negro, muy características de esta especie.
Bir diğer rivayet ise yine aynı dere kenarında kurulan kışlanın kapısından aldığı yönündedir.El otro es el calvario situado a la entrada de la ciudad en el mismo camino.
Kaza yaptığı yol kenarındaki yer, küçük bir anma ile işaretlenmiştir.El sitio donde murió está marcado con una cruz.
Ayrıca cihaz kenarında bulunan dokunmatik pad aracılığı ile de kontrol edilebilmektedir.El TOC puede experimentarse también dentro de el dominio de las relaciones cercanas.
Basit yapılı yaprakların kenarı kaba dişlidir.El trazado de las líneas horarias es sencillo.
Odanın uzun duvarlarında, kenarlara yakın ikişer pencere vardı.En los lados largos existían dos ventanas cercanas a los muros cortos.
Ateş yatağın kenarında yakılırdı.Fue quemado en la hoguera.
Kenarların çarpıldığı katsayılara Barisentrik Koordinatlar denir.Las coordenadas ti se llaman coordenadas baricéntricas.
Pasif kıta kenarı altındaki litosfer geçiş litosferi olarak da bilinir.Esto se conoce como crossover pasivo de nivel de línea.
Maxilla 'nın arka kenarıyla ve processus pterygoideus 'un ön yüzü ile eklem yapar.Forma los brazos y la espalda de Goggle Robo.
İlk zamanlar açık kenarlı olarak yapılan üretim, günümüzdeki kapalı kenarlı biçimini 1910 yılında almıştır.Lo que empezó como unas tranquilas vacaciones se convirtió en su casa permanente desde 1939.
Keçi söğüdü, ormanlık kenarlarının bir ağacıdır.Se supone que el caballo en cuestión es un semental de tarpán de los bosques.
Kenarlardaki ahşap duvarlar topun oyun alanında kalmasını sağlar.Algunos tienen piernas cosidas que les permiten sentarse en el teatrino.
Paul'un ailesi yaz mevsimini her yıl deniz kenarında geçiriyor.La famiglia di Paul trascorre le vacanze estive in riva al mare ogni anno.
Keskin bir dil sürekli kullanımla keskinleşen tek kenarlı bir araçtır.Una lingua affilata è l'unica arma da taglio che si affila con l'utilizzo.
Madalyanın alt kısmı, bayrak kenarı ve harfler yaldızlıdır.La zona inferiore della medaglia, il bordo della bandiera e le lettere erano dorate.
Çünkü dere kenarları çevresine göre nispeten daha nemli olmaktadır.Sosta (Aufenthalt) È il più sconsolato dei lied di Rellstab.
Yahudiler ise Batı Duvarı (Ağlama Duvarı) kenarında bulunan kendi sinagoglarına çekilmişlerdi.Appartenevano alla nobiltà ebraica, e contavano tra loro dei rabbini.
Herkes kıyafetlerini çıkarıp bir kenara koyarlar.Tutti quanti si spogliavano per sconvolgersi.
Helikopteri düşürdükten sonra kenardaki merdivenlerden aşağıya indiler.I passeggeri sono stati fatti scendere dal velivolo con le scale direttamente sulla pista.
Fakat daha erken zamanlarda iki kenarı eşit üçgen çalgı da yapılmış ve kullanılmıştı.Nel medesimo tratto erano già in esercizio e sono tuttora attivi due dispositivi autovelox.
Bir aksiyon sahnesinde Harrison Ford onu gözünün kenarından yaralandı.Durante tale evento, Veronica verrà ferita alla spalla sinistra.
Yarışlar esnasında, 10 kulvara sahip bu havuzların kenarlardaki iki kulvarı kullanılmaz.Ora mancano solamente le due chiavi che sono custodite negli uffici ferroviari.