ken ile cümle

ken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kendimi suçluyorum.I blame myself.
Kendini suçlayabilirsin.You can blame yourself.
Kendini suçlama, Tom.Don't blame yourself, Tom.
Kendimden başka kimseyi suçlamıyorum.I blame no one but myself.
Sanırım Tom kendini suçluyor.I think Tom blames himself.
Sadece kendimi suçlamak zorundayım.I have only myself to blame.
Kendini suçlamamalısın.You shouldn't blame yourself.
Tom her zaman kendini suçluyor.Tom is always blaming himself.
Olanlar için kendimi suçluyorum.I blame myself for what happened.
Kendimizden başka suçlayacak hiç kimsemiz yok.We have no one to blame but ourselves.
Sanırım sadece kendimi suçlamak zorundayım.I have only myself to blame, I suppose.
Mary'ye olanlar için Tom kendini suçluyor.Tom blames himself for what happened to Mary.
Tom kendini nasıl savunacağını öğreniyor.Tom is learning how to defend himself.
Kendini savunmayı öğrenmelisin.You should learn self-defense.
Kendi ayakkabılarını bağlamayı öğrendiğinde kaç yaşındaydın?How old were you when you learned to tie your own shoes?
Bir insanı eleştirmeden önce her zaman kendini onun yerine koymalısın.Before you criticize a man, you should always walk a mile in his shoes.
Kendi davranışım için ben sorumluyum.I am responsible for my own conduct.
Kendi işine bakmayı öğrenmen gerekiyor.You need to learn to mind your own business.
Bazı insanlar kendileri için düşünmeyi asla öğreniyor gibi görünmüyor.Some people never seem to learn how to think for themselves.
Benim ülkemde halkımız kendilerinden daha akıllı olanları sevmezler.In my country, our people don't like others who are cleverer than them.
Git yapacak başka bir şey bul kendine.Go find something else to do.
Benim ülkemde, insanlar kendilerinden daha akıllı olan başkalarına katlanamazlar.In my country, people can't stand others who are more intelligent than them.
Bir şeyin doğru yapılmasını istiyorsan, onu kendin yapmalısın.If you want something done right, you should do it yourself.
Ben kendi şirketimi tercih ederim.I prefer my own company.
Bana kendin hakkında bir şey söyle.Tell me something about yourself.
Bir süre kendi başıma bir şey yapacağım.I'm going to do something by myself for a while.
Sadece kendi gözleriyle görmek için sabırsızlanıyordu.He could only wait to see it with his own eyes.
Japonya'da birçok güzel kent vardır. Örneğin Kyoto ve Nara.In Japan there are a lot of beautiful cities. Kyoto and Nara, for example.
Kendini suçlama.Don't blame yourself.
Ben bir kent sakiniyim.I'm a city dweller.
Gerçekten kendini yaşlı hissetmekten hoşlanmıyorsun.You don't really like feeling old.
Ken hâlâ arabayı yıkamadı.Ken still hasn't washed the car.
Sana kendininkini hatırlatan bir dili istiyorsun.You like a language that reminds you of your own?
Kendi anadilini bile doğru düzgün kullanamayan insanları görmek çok üzücü.It is rather sad to see people who can't even use their mother tongue correctly.
Hiç kimse kendi ülkesinde bir peygamber değildir.No man is a prophet in his own country.
Ne krizi? Kendimi rahat hissediyorum.What crisis? I feel comfortable.
Gürültüden dolayı kendimi duyurmayı zor buldum.I found it difficult to make myself heard because of the noise.
Kentimi seviyorum.I love my city.
Onu ben kendim buldum, senin sayende değil!I've found it myself, no thanks to you!
Defol buradan! Onu kendim yaparım.Get out of here! I'll do it myself.
Bu kendinize bir hediye veriyorsunuz gibi görünebilir.That might look like you're giving yourself a gift.
Bu kendine bir hediye veriyorsun gibi görünebilir.That might look like you're giving yourself a gift.
Kendinize göz kulak olun!Watch yourselves!
Kendini tanıt.Identify yourself.
Kendinizi savunun.Defend yourselves.
Kendini savun.Defend yourself.
Kendinizi kontrol edin.Control yourselves.
Kendini kontrol et!Control yourself.
Kendine hâkim ol!Control yourself.
Kendinden emin ol.Be confident.
Bu sefer onu kendi yöntemimle yapacağım.I'll do it my way this time.
Kendini aptal durumuna düşürdün.You made a fool of yourself.
Kendini aptal yerine koydun.You made a fool of yourself.
susamaktan kendimi alamıyorumI can't help being thirsty.
Bir erkek çocuğu olarak her yaz deniz kenarına giderdi.As a boy, he would go to the seaside every summer.
Kendi vücut ısılarını korumak için birbirlerine yapıştılar.They were stuck together to maintain their own body heat
Çevreyi korumak kendimizi korumak anlamına gelir.Protecting the environment means saving ourselves.
Sen kendini kandırıyorsun.You're fooling yourself.
Kendini kandırıyorsun.You are deceiving yourself.
Ne güzel bir gün! Ben kendimi harika hissediyorum!What a great day! I'm feeling peachy!

İlgili Sayfalar