ken ile cümle
ken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom hepinizi kendisi için istiyor.Tom wants you all to himself.
Tom kendini polise ihbar etmek istiyordu.Tom wanted to turn himself in.
Kendimi polise ihbar etmek istemiyorum.I don't want to turn myself in.
Tom'a kenti göstermek istiyorum.I want to show Tom around town.
Tom benim kendisine dokunmamı istemedi.Tom didn't want me to touch him.
Kendimi utandırmak istemiyorum.I don't want to embarrass myself.
Ben sadece kendimi affettireceğim.I just want to make it up to you.
Tom kendini ayağından vurdu.Tom shot himself in the foot.
Tom silahını temizlerken kazara kendini ayağından vurdu.Tom accidentally shot himself in the foot while cleaning his gun.
Seni kendi evindeymiş gibi hissettirmek istedim.I wanted to make you feel at home.
Buna kendim inanmak istemiyordum.I didn't want to believe it myself.
Kendine zarar vermeni istemiyoruz.We don't want you to hurt yourself.
Bunu kendileri yapmak istemiyor.They don't want to do it themselves.
Tom sadece kendi müziğini çalmak istiyor.Tom only wants to play his own music.
Ben bunu sadece senin kendi iyiliğin için yapıyorum.I'm only doing this for your own good.
Ben sadece senin kendi iyiliğin için yaptım.I only did it for your own good.
Bunun gibi sorunlarla kendim baş edebilirim.I'm capable of dealing with problems like this myself.
Bu gece kendi yatağımda uyumak istiyorum.I want to sleep in my own bed tonight.
Kendini abartmanı istemiyorum.I don't want you to overexert yourself.
Sadece kendimi riske atmak istemedim.I just didn't want to take any chances.
Kendim küçük bir not yazmak istedim.I wanted to write myself a little note.
Bana kendinden bahsetmeni istiyorum.I'd like you to tell me about yourself.
Tom Mary'yi tamamen kendine saklamak istiyordu.Tom wanted to keep Mary all to himself.
Tom'la kendim konuşmaya gitmemi ister misin?Do you want me to go talk to Tom myself?
Kendini tekrar incitmeni istemiyorum.I don't want you to hurt yourself again.
Tom Mary'yi kendine yakın bir yerde istemiyor.Tom doesn't want Mary anywhere near him.
Kendini yalnız hissetmeni istemedim.I didn't want you to feel you were alone.
Kendini çok zorlamak istemiyorsun.You don't want to push yourself too hard.
Onlar için kendimizi kötü hissediyoruz.We feel bad for them.
Kendini riske atmanı istemiyorum.I don't want you putting yourself at risk.
Kendini koruyabilmeni istiyorum.I want you to be able to protect yourself.
Tom herkesin içinde Mary'nin kendisini öpmesini istemiyor.Tom doesn't want Mary to kiss him in public.
Herkes kendi kaderinin efendisi olmalı.Everyone ought to be the master of his own destiny.
Dikkatli ol. Kendini incitmeni istemiyorum.Be careful. I don't want you to hurt yourself.
Bir tane istiyorsan, kendininkini bulmak zorunda kalacaksın.If you want one, you'll have to find your own.
Kendi kendime düşünmek istiyorum.I want to think for myself.
Bir şeyi doğru yaptırmak istiyorsan, onu kendin yap.If you want something done right, do it yourself.
Kel kör, kendi işini kendin gör.If you want something done right, do it yourself.
Kendime bir kahve alacağım. Bir tane ister misin?I'm going to get myself some coffee. Do you want some?
Tom bakmak istemiyordu ama kendini tutamadı.Tom didn't want to look, but he couldn't help himself.
Her dilin kendi tasarımı vardır.Every language has its own design.
Sadece ailemi ve kendimi destekleyebilmeyi istiyorum.I just want to be able to support my family and myself.
Bir şey yaptırmak istiyorsan onu çoğunlukla kendin yapmalısın.If you want something done, you often have to do it yourself.
Tom'u kendi ev ödevini erkenden yapması için teşvik etmek isteyebilirsin.You might want to encourage Tom to do his own homework early.
Kendin yapmak istemiyorsan onu Tom'un yapmasını isteyebilirsin.If you don't want to do it yourself, you can ask Tom to do it.
Bir tane istiyorsan onu kendi harçlığının dışında ödemek zorundasın.If you want one, you'll have to pay for it out of your own allowance.
Biz kendi kısmımızı yaparak mutlu olacağız.We'll be happy to do our part.
Kendimi mutlu edeceğim.I'm going to make myself happy.
Tom kendi başına seyahat etmekten mutlu.Tom is happy traveling by himself.
Yaşamımda kendimi hiç bu kadar mutlu hissetmedim.I've never felt so happy in my life.
Kendim olmaktan tamamen mutluydum.I was perfectly happy being by myself.
Uçurumun kenarına yakın dikkatli olun.Be careful near the edge of the cliff.
Kendine yarı zamanlı bir iş bulman gerektiğini düşünüyorum.I think you need to find yourself a part-time job.
Tom ve Mary bütün sabah kendi iPad'lerinde oyunlar oynadılar.Tom and Mary played games on their iPads all morning.
Bana kendini benim için üzgün hissettiğini söyleme.Do not tell me you feel sorry for me.
Keşke zengin olsaydım. Deniz kenarında bir villa satın alırdım.If only I were rich, I would buy a villa on the seashore.
O kendine bir araba alamıyor.He can't buy himself a car.
Ağabeyim geçen ay kendi evini inşa etti.My older brother built his own house last month.
Bir yolunu bulup kendini kurtardı.He saved himself somehow.
Her nasılsa kendini kurtardı.Somehow, he saved himself.