ken ile cümle

ken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kendini avutmayı bırak.Stop deluding yourself.
O, kentte yaşamak istiyor.He wants to live in the city.
Tom kendini kurtarmak için mücadele etti.Tom struggled to free himself.
Kaldırımın kenarına oturdu.Tom sat on the curb.
Tom Mary'yi uçurumun kenarından itti.Tom pushed Mary off the edge of the cliff.
Tom kendine bir içki doldurdu.Tom poured himself a drink.
Tom kendi şakasına güldü.Tom laughed at his own joke.
Tom her yere kendi başına gider.Tom goes everywhere by himself.
Tom kendini çok seviyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to like himself very much.
Tom kendisi gibi görünmüyor.Tom doesn't seem like himself.
Tom hiç kimsenin kendisine dokunmasına izin vermez.Tom doesn't let anyone touch him.
Tom kendini öldürmedi.Tom didn't kill himself.
Tom burada kendi başına kalamaz.Tom can't stay here by himself.
Tom kendini kontrol edemez.Tom can't control himself.
Tom kendi başına geldi.Tom came on his own.
Tom kendisi geldi.Tom came by himself.
Tom ve Mary kendilerini öldürdüler.Tom and Mary killed themselves.
Onların kendi kültürleri var.They have their own culture.
Kendi erkek kardeşi tarafından öldürüldü.He was killed by his own brother.
O kendi kız kardeşi tarafından öldürüldü.She was killed by her own sister.
Kendi başımın çaresine bakabilirim.I can take care of myself.
Tom kenara çekildi ve Mary'nin içeri girmesine izin verdi.Tom stepped aside and let Mary walk in.
Tom, Mary'nin kendisine doğru geldiğini gördü.Tom saw Mary coming towards him.
Tom kendine bir bira daha doldurdu.Tom poured himself another beer.
Kendi işini yapmayı gerçekten istiyor musun?Do you really want to run your own business?
Tom benim kendi oğlum gibi.Tom is like my own son.
Tom aynada kendi yansımasını gördü.Tom saw his reflection in the mirror.
O bir kütüphane kitabı mı yoksa senin kendi kopyan mı?Is that a library book or is it your own copy?
Tom, Mary'nin kendisine dikkatle baktığını farketti.Tom noticed that Mary was staring at him.
Tom Mary'ye kendi kamerasını nereye koyduğunu sorması gerekiyor.Tom says he needs to ask Mary where she put his camera.
Tom muskanın kendisini cadılardan koruyacağını düşünüyordu.Tom thought that the amulet would protect him from witches.
Bizim gizlilik politikalarımız ile kendinizi tanıtmak için lütfen bir dakika ayırın.Please take a moment to familiarize yourself with our privacy policies.
Tom kendi başına oraya gitmemeliydi.Tom never should have gone there by himself.
Tom sadece orada ayakta durup Mary'nin aynada kendisine bakmasını izliyordu.Tom just stood there watching Mary staring at herself in the mirror.
Tom ve Mary davet edildiler, bu yüzden kendilerini gitmek zorunda hissettiler.Tom and Mary were invited, so they felt obligated to go.
Kendini nasıl hissediyorsun?How're you feeling?
Onu kendim yapabilirim.I can do it myself.
Bunu kendi başıma yapamam.I can't do this on my own.
Kendimi sorumlu hissettim.I felt responsible.
Benim kendi teorim var.I have my own theory.
Bunu kendim yapmalıyım.I have to do it by myself.
Bunu kendim yapmak zorundayım.I have to do it myself.
Ben sadece kendime yardım edemedim.I just couldn't help myself.
Tom'un rekoru kendisini anlatıyor sanırım.I think Tom's record speaks for itself.
Bence gerçekten bunu kendi başına yapabilirdin.I think you really should do this by yourself.
Tom'un onun kendi hatası olduğunu söyleyecek nezaketi bile yoktu.Tom didn't even have the decency to say it was his fault.
Kendi kendime oraya gitmekten çok korkuyorum.I'm too scared to go there by myself.
Kendi başımızayız.We're on our own.
Onu kendimiz halletmeliydik.We should've taken care of that ourselves.
Oraya kendimiz gitmeliydik.We should've gone there ourselves.
Onu kendimiz yapmalıydık.We should've done that ourselves.
Kendini yaralamadan önce Tom'u durdurmamız gerekiyor.We need to stop Tom before he hurts himself.
O kendini öldürmeden önce Tom'u durdurmalıyız.We must stop Tom before he kills himself.
Kendini incitmeden önce Tom'u durdurmalıyız.We must stop Tom before he hurts himself.
Sadece kendimize yardım edemedik.We just couldn't help ourselves.
Hepimizin kendimize aynı soruyu sormamız gerekiyor.We must all ask ourselves the same question.
Oraya kendin gitmeliydin.You should've gone there by yourself.
Kendi giysilerini giymelisin.You should wear your own clothes.
Sen kendi işini önemsemelisin.You need to mind your own business.
Tom'a kendin söyleyebilirsin.You can tell Tom yourself.

İlgili Sayfalar