ken ile cümle

ken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kendinden nefret ediyor.He hates himself.
Her yazar açıkça yazmak için kendini okuyucunun yerine koymalı.Every writer, in order to write clearly, must put himself in his reader's shoes.
Yerli Amerikalılar festivallerde karşılaştıklarında hala kendi dillerini kullanıyorlar mı?Do Native Americans still speak in their languages when they meet in festivals?
Onlar kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açıyorlar.They sue companies that sell MP3 players without paying them.
Kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açarlar.They sue companies that sell MP3 players without paying them.
Aslında sen bunu kendin için yaptın.You actually did that to yourself.
Onunla kendim ilgileneceğim.I will deal with him myself.
Onlarla kendim ilgileneceğim.I will deal with them myself.
Kendime hindili bir sandviç yaptım.I made myself a turkey sandwich.
Kendini tehlikeli bir adam olarak görüyor musun?Do you consider yourself as a dangerous guy?
Kendini şanslı hissediyor musun?Do you feel lucky?
Derhal kendini doktora muayene ettirmelisin.You should get yourself examined by the doctor immediately.
Kentimizde hiç kirli hava yok.There is no polluted air in our city.
O kendinden bahsetti.He talked about himself.
Neden kendi işine bakmıyorsun?Why don't you mind your own business?
Onun Japonya'da kendi evi var mı?Does he have his own house in Japan?
Babası Kenya'da diplomattı.Her father was a diplomat in Kenya.
Kendime ait bir odam olmasını istiyorum.I would like to have a room of my own.
Göz kendi rahatlık düzeyinin ötesini görmez.The eye doesn't see beyond its own comfort level.
Mary Kene başka bir falcı gösterdi.Mary showed Ken another fortune teller.
Herkesin kendi görüşü var.Everyone has their own opinion.
Karım kendi çocuklarından bile hoşlanıyor gibi görünmüyor.My wife doesn't seem to like even her own children.
Kendimi ağlamaktan tutamadım.I couldn't keep from crying.
Onlar çocuklarının kendilerini affetmesi için dua etti.They prayed that their children would forgive them.
Kızlarının kendisini affetmesi için yalvardı.She prayed that her daughters would forgive her.
Kızlarının kendisini affetmesi için dua etti.She prayed that her daughters would forgive her.
Hırsızlar çalıntı yağmayı kendi aralarında böldü.The thieves divvied up the stolen loot among themselves.
Tom kendi büyüttüğü sebzeler hariç hiçbir şey yemez.Tom doesn't eat anything except the vegetables that he grows himself.
Yemek yemek için kentteki en iyi yerlerden biri.This is one of the best places to eat in town.
Tom Mary'yi kendisi ile nasıl çıkarttı.How did Tom ever get Mary to go out with him?
Hiç kimse sizin kendi anılarınızı hatırlamayacak.No one will remember your own memories.
John Kennedy ne zaman öldürüldü?When was John Kennedy assassinated?
Tom, Mary'nin John ile dışarı çıkması kendisine sorun olmamış numarası yaptı.Tom pretended that it didn't matter to him that Mary was going out with John.
Kendimi kontrol edemiyorum.I can't control myself.
O kendini kontrol edemiyor.He can't control himself.
Tom Mary'nin John'u öptüğünü gördüğünde kendini kontrol edemedi.Tom couldn't control himself when he saw Mary kissing John.
Tom kendi şiddetli öfkesini kontrol etmeye çalışıyordu.Tom was trying to control his own violent temper.
Tom uygun ilacı aldığı için, kendini daha iyi kontrol edebilmesi gerekiyor.Now that Tom is taking proper medication, he should be able to control himself better.
Tom artık kendini kontrol edemiyordu.Tom was unable to control himself any longer.
Tom Mary'ye vurmak istedi ama kendini kontrol etti.Tom wanted to hit Mary, but he controlled himself.
Onu kendi başına yaptın, değil mi?You did that on your own, didn't you?
Kenara çek.Pull over here.
Tom kendini hasta eden bir şey yedi.Tom ate something that made him sick.
Tom sadece kendi yetiştirdiği sebzeleri yer.Tom only eats vegetables that he grows himself.
Kendini göster.Show yourself.
Kendini kurtar.Save yourself.
Ne zaman bir dağın tepesinde olsam kendimi minnettar hissediyorum.Whenever I'm on top of a mountain, I feel grateful.
Bir şey yaptırmak istiyorsan, onu kendin yap!If you want something done, do it yourself!
Benim için endişelenme. Kendime bakabilirim.Don't worry about me. I can take care of myself.
Yaptıklarımı yapmam konusunda kendimi kötü hissettirme.Don't make me feel bad about doing what I did.
Bana yardım etmeyin. Ben bunu kendi başıma yapmak istiyorum.Don't help me. I want to do this by myself.
Kendini pohpohlama.Don't flatter yourself.
Kendini kötü hissetme. Tom bana da hediye vermedi.Don't feel bad. Tom didn't give me a present either.
Kendini suçlama. Bu benim hatam.Don't blame yourself. It's my fault.
Kendine bu kadar yüklenme.Don't beat yourself up.
Mary'ye kendisini sevdiğimi söyle.Tell Mary I love her.
Kendine iyi bak, tamam mı?Take care of yourself, OK?
Kendini ağırdan satmayı bırak.Stop playing hard to get.
O kendi patronudur.He's his own boss.
Kendimin patronuyum.I'm my own boss.

İlgili Sayfalar