ken ile cümle

ken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onu kendiniz yapın ve hemen yapın.Do it yourself and do it right away.
Onu kendin yaptığından emin ol.Make sure that you do it yourself.
Onun gri saçı, kendisinin olduğundan daha yaşlı görünmesine neden oluyor.Her grey hair makes her look older than she is.
Kendi sorunlarınızla yüzleşecek kadar büyümüşsünüzdür.You're grown up enough to face your own problems.
Sen zaten onu kendi başına yapacak kadar büyüksün.You're already big enough to do it by yourself.
Hiç kendini üzgün bir panda gibi hissediyor musun?Do you ever feel like a sad panda?
Mezarlıkta, kendi kuyruğunu ısıran bir yılan heykeli var.In the cemetery, there is a statue of a snake biting its own tail.
Kenti ziyaret etmek ister misin?Would you like to visit the city?
O kendini dünyanın kurtarıcısı olarak görüyordu.He saw himself as the world's savior.
Ben bugün kendimi biraz üzgün hissediyorum.I'm feeling a little sad today.
Çok param olmayabilir ama en azından kendi kurallarım çerçevesinde yașıyorum.I may not have a lot of money, but at least I live on my own terms.
Belki İngilizce olarak kendimi anlatamayacağımı sanıyorum.I think that maybe I won't be able to make myself understood in English.
Bir zombi beyin, kendisini yiyecektir.A zombie brain will eat itself.
Pek çok rekreasyonel etkinlik kentimde yoktur.There aren't many recreational activities in my town.
Küçük bir kent ama çok güzel.It's a little town, but very beautiful.
Kendi evinde mutlu musun?Are you happy at your own home?
Herkes kendi öğle yemeğini getirmeli.Everyone should bring their own lunch.
Kendimi biraz depresif hissediyorum.I feel a bit depressed.
Kendimi biraz keyifsiz hissediyorum.I feel a bit depressed.
Öyleyse sadece kendi zamanınızda elinizden geleni yapın.Well, just do your best in your own time.
Kente gitmek zorundayım.I have to go to the city.
Kentsel alanlarda toplu taşıma sadece özel ulaşımdan daha hızlıdır.Public transportation is only faster than private transportation in urban areas.
Bir polis arabası yolun kenarında durdu.A police car has stopped on the side of the road.
Dadaab, Kenya'daki bir mülteci kampıdır.Dadaab is a refugee camp in Kenya.
Neden kendi karılarımızı sevmemeliyiz? Biz başka insanların karılarını severiz.Why should we not love our own wives? We do love other people's wives.
Daha derin bakmaya başladığınızda onu kendiniz bulacaksınız.As you start to look deeper, you will find it out yourself.
Gelecek sefer onu kendim yapacağım.Next time I will do it myself.
Herkes kendi aptallığından sorumludur.Everyone is responsible for his own stupidity.
Bay ve Bayan Kent geçen yaz dağlara gitmeyi tercih ediyordu.Mrs and Mr Kent preferred to go to the mountains last summer.
O "Kendini nasıl hissediyorsun?" diye sordu."How do you feel?" he asked.
Kendini sefil bir durumda bulacaksın.You'll find yourself in a miserable situation.
Kendimi hiç bu kadar aptal hissetmedim.I've never felt so stupid.
Rus Soyuz uzay aracı Uluslararası Uzay İstasyonu'na kenetlendi.The Russian Soyuz spacecraft has docked at the International Space Station.
Onu kendi başına yapmasına izin verme.Don't let him do it by himself.
Yuriko Himekusa kendini öldürdü.Yuriko Himekusa killed herself.
Dün Karakurum kentini ziyaret ettim.I have visited the city of Karakorum yesterday.
Neden insanlar kendi osuruklarını koklamayı sever?Why do people like to smell their own farts?
Bütün geceyi kendini hazırlarken harcama.Don't spend the whole night preparing yourself.
Ken hızlı koşmak zorundadır.Ken has to run fast.
Ken hızlı koşmak zorunda.Ken needs to run fast.
Kendim için yemek pişirme alışkanlığım var.I've got the habit to cook for myself.
Sophie'nin kendi midillisi vardı. Ona babası tarafından verilmişti.Sophie had her own pony. It had been given to her by her father.
Her şeyden önce, kendini sevme görevini unutma.Above all do not forget your duty to love yourself.
Asker arkadaşının hayatını kurtarmak için kendini feda etti.The soldier sacrificed himself to save his friend's life.
Herkes kendi yolunu bulması gerekiyor.Everyone needs to find his own path.
Onun nasıl yapılacağını arama, kendini nasıl önlemeyeceğini bul.Don't look for how to do it, find out how not to prevent yourself.
Bu gece kendimi bir şey yapıyor gibi hissediyorum!Tonight I feel like doing something!
Örümcekler, akrepler ve keneler eklembacaklılardandır.Spiders, scorpions, and ticks are arachnids.
Onların kürkleri üzerinde yüzlerce kene vardı.There were hundreds of ticks in its fur.
Ben kendimi bir milyon dolar gibi hissediyorum.I feel like a million bucks.
Böyle önemli bir ayrıntıyı kenara koymayın.Don't put aside such an important detail.
Bu kadar önemli bir ayrıntıyı kenara koyma.Don't put aside such an important detail.
Biz kendimize ait güzel bir aşk hikayemiz var.We have a nice love story of ourselves.
Baba kızının canını kurtarmak için kendi canını verdi.The father gave his own life in order to save his daughter's.
Ölümden sonra hiçbir şey yok ve ölüm hiçliğinin kendisidir.After death, there is nothing, and death itself is nothing.
Bir anne için en acı şey, kendi çocuğunu gömmektir.The most painful thing for a mother is having to bury her own child.
O, kendi teorisi ile sıkıştı.He stuck with his own theory.
Ben kendimi sözlü olarak iyi ifade edemiyorum.I don't express myself well in words.
Bu köpek kulübesini kendi başıma yaptım.I built this doghouse by myself.
Bu, kendi yaptığım köpek kulübesidir.This is the doghouse that I made myself.

İlgili Sayfalar