ken ile cümle
ken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom kendini Fransızca olarak ifade edemez.Tom can't make himself understood in French.
Tom kendi adını bile yazamaz.Tom can't even write his own name.
Tom kendini Fransızca olarak ifade edebilir.Tom can make himself understood in French.
Tom kendine Evrenin Sahibi adını koydu.Tom called himself the Master of the Universe.
Tom birkaç arkadaşın yardımıyla kendine ev yaptı.Tom built the house himself along with the help of a few friends.
Tom oğluna kendi evinin yanında bir ev yaptı.Tom built his son a house next to his own.
Tom kendi evini inşa etti.Tom built his own house.
Tom bu kamerayı eşi için değil, kendisi için satın aldı.Tom bought this camera for himself, not for his wife.
Tom kendine bir kamera satın aldı.Tom bought himself a camera.
Tom kazara kendini havaya uçurdu.Tom blew himself up accidentally.
Tom kendi başına akşam yemeği yedi.Tom ate dinner by himself.
Tom bir tabanca ve bir bıçakla kendini silahlandırdı.Tom armed himself with a gun and a knife.
Tom her zaman en az beş dakika önce varmayı kendine vazife edinir.Tom always makes a point of arriving at least five minutes ahead of time.
Tom her zaman kendi bildiğini zorunda.Tom always has to have his own way.
Tom için üzülmekten kendimi alamıyorum.I can't help feeling sorry for Tom.
Tom'un eski eşlerinin neredeyse hepsi kendisiyle hâlâ konuşuyor.Almost all of Tom's ex-wives still talk to him.
Tom kendini Mary'ye affettirmek için ne söylemeli?What does Tom need to say to get Mary to forgive him?
Tom Mary'nin kendisinin favori şarkısını söylemesini istedi.Tom wanted Mary to sing his favorite song.
Tom Mary'nin sorunu çözmesi için kendisine yardım etmesini istedi.Tom wanted Mary to help him solve the problem.
Tom Mary'ye kendi kızı gibi davrandı.Tom treated Mary like his own daughter.
Tom Mary'ye akşam yemeğinden sonra kendisini aramasını söyledi.Tom told Mary to give him a call after dinner.
Tom Mary'ye kendine gelmesini söyledi.Tom told Mary to behave herself.
Tom Mary'ye kendini öldüreceğini söyledi ama bunu yapmaya cesareti yoktu.Tom told Mary that he was going to kill himself, but he didn't have the courage to do it.
Kendisine yardım ettiği için Tom Mary'ye teşekkür etti.Tom thanked Mary for helping him.
Tom Mary'nin geçmesine izin vermek için kenara çekildi.Tom stepped aside to allow Mary to pass.
Tom Mary'nin kendisini eve götürme teklifini reddetti.Tom refused Mary's offer to drive him home.
Tom Mary'yi yeni arabasını kendisine ödünç vermesi için ikna etti.Tom persuaded Mary to lend him her new car.
Tom kendisiyle çıkması için Mary'yi ikna etti.Tom persuaded Mary to go on a date with him.
Tom kendisi için bira, Mary için kırmızı şarap ısmarladı.Tom ordered beer for himself and red wine for Mary.
Tom, Mary için cin tonik, kendisi içinse bira sipariş etti.Tom ordered a beer for himself and a gin tonic for Mary.
Tom Mary'nin kendisini izlediğini fark etti.Tom noticed that Mary was following him.
Mary'ye kendini affettirmek için Tom ne söyleyeceğini biliyor.Tom knows what to say to make Mary forgive him.
Tom Mary'nin oraya kendi başına gitmesi konusunda ısrar etti.Tom insisted that Mary go there by herself.
Tom Mary'nin ona verdiği kemeri kullanarak kendini astı.Tom hanged himself using the belt that Mary had given him.
Tom Mary'ye kendisi için bir sandviç yaptırdı.Tom had Mary make him a sandwich.
Tom kendisinin masum olduğu konusunda Mary'yi kolayca ikna etti.Tom easily convinced Mary that he was innocent.
Tom Mary'nin bütün ev ödevini kendi başına yaptığını düşünmüyor.Tom doesn't think that Mary did all her homework by herself.
Tom Mary'nin kendisine yaklaşmasına izin vermiyor.Tom doesn't let Mary get near him.
Tom Mary'nin kendisinden niçin hoşlanmadığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary doesn't like him.
Tom Mary hakkında endişelenmekten kendini alamadı.Tom couldn't help worrying about Mary.
Tom Mary hakkında düşünmekten kendini alamadı.Tom couldn't help thinking about Mary.
Tom Mary'ye kendini yalnız bıraktırmadı.Tom couldn't get Mary to leave him alone.
Tom bunun kendi hatası olmadığı konusunda Mary'yi ikna etti.Tom convinced Mary that it wasn't his fault.
Tom Mary'yi düşünmekten kendini alamıyor.Tom can't help thinking about Mary.
Tom Mary'nin kendine bir masaj yapmasını istedi fakat o yapmak istemedi.Tom asked Mary to give him a massage, but she didn't want to.
Tom kendisinden bekleneni yapmadığı için Mary'ye özür diledi.Tom apologized to Mary for not doing what he was supposed to do.
Tom ve Mary yaralı adamı yol kenarına taşıdılar.Tom and Mary carried the injured man to the side of the road.
Tom ve Mary kendi sorunlarına olası bir çözüm ile geldiler.Tom and Mary came up with a possible solution to their problem.
Tom ve Mary kendilerini birbirlerine adadılar.Tom and Mary are devoted to each other.
Mary bütün elbiselerini kendi diker.Mary makes all her own clothes.
Kente gitmek istiyorum.I want to go to the city.
Onu omuzlarından tutarak, onu salladı ve bağırdı, "Kendine hakim ol!"Grabbing him by the shoulders, she shook him and yelled, "Snap out of it!"
O sadece kendisi hakkında düşünür.He thinks only about himself.
Tom geç kaldığı için kendine kızmıştı.Tom was angry with himself for being late.
Mary kendini öldürmeden önce Tom silahı ondan aldı.Tom took the gun from Mary before she could kill herself.
Tom Mary'ye bir fincan kahve koydu ve kendi fincanını tepeleme doldurdu.Tom poured Mary a cup of coffee and topped off his own.
Tom kendine bir fıstık ezmeli ve jöleli sandviç yaptı.Tom made himself a peanut butter and jelly sandwich.
Tom sorunlarla kendisi ilgilenmeye karar verdi.Tom decided to take matters into his own hands.
Tom kendini birini vururken hayal edemedi.Tom couldn't imagine himself shooting anyone.
Tom, Mary'nin ölümü için kendini suçladı.Tom blamed himself for Mary's death.