ken ile cümle

ken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ying Yang falcısı kendi kaderini tahmin etmeyebilir.The Ying Yang diviner may not predict his own fate.
Hiçbir kuş gereğinden çok yükseğe uçmaz, eğer ki kendi kanatlarıyla uçuyorsa.No bird soars too high if he soars with his own wings.
Sadece kendimi tanıtacağım.I'll just introduce myself.
Bu hatayı kendim yapacağımı hiç düşünmemiştim.I never thought I'd make this mistake myself.
Açıkçası senin kendi çabalarınla hayatta ilerlemen gerektiğini kabul ediyorum.Obviously I agree that you should advance in life through your own efforts.
Ken'in onu tekrar denemek için cesareti yoktu.Ken didn't have the nerve to try it again.
Kim daha uzun boylu, Ken'mi yoksa Taro mu?Who is taller, Ken or Taro?
Kim daha uzun, Ken mi yoksa Taro mu?Who is taller, Ken or Taro?
Ken mumları yaktı.Ken lit the candles.
Tanrı dünyamızda yoksa, öyleyse Tanrı'yı kendi ellerimle yaratacağım.If God doesn't exist in our world, then I will create God with my own hands.
Kendi kendine çalışma ile, vergi muhasebecisi sınavını geçmek mümkün mü?Is it possible to pass the tax accountant exam by self study?
O kendi gömleğini ütüledi.She ironed her shirt.
Kendini bir çukurda bulursan kazmayı bırak.If you find yourself in a hole, stop digging.
Düşman, kente yaklaşıyor.The enemy approaches the town.
Seyahat kendime izin veremediğim bir lüks.Travelling is a luxury I can't allow myself.
O, onun kendi başına sürmesine izin verdi.She let him drive on his own.
Onlar eski yaraları bir kenara koymaya karar verdiler.They have decided to put aside old wounds.
Bir cümle, bunun gibi hiç kimseye ait olmadığında, onu kendiniz düzeltebilirsiniz.When a sentence is not owned by anyone, like this one, you can correct it yourself.
Bu sorunu kendi başınıza çözün.Solve this problem on your own.
Bu sorunu kendi başına çöz.Solve this problem on your own.
Kendinize dikkat edin!Take care of yourselves!
Kendi masamı seçebilir miyim?Can I pick my own desk?
Her çocuğun kendi odası var.Each child has his own room.
Her kentin heybetli bir katedrali vardır.Every city has an imposing cathedral.
Her geçen gün kendimi gittikçe daha iyi hissediyorum.Every day I feel better and better.
O, düştüğünde kendisini incitti.He hurt himself when he fell.
O kendini yıkıyor.He washes himself.
Kendini aşırı yorma.Don't overexert yourself.
Benim kendi iyiliğim için onu söylemiyorum.I am not saying it for my own sake.
Burada kendimi rahat hissetmiyorum.I don't feel comfortable here.
Kendimi iyi hissediyorum.I feel well.
Kendi odam var.I have my own room.
Kendimi tam bir aptal yaptım.I made a complete fool of myself.
Kendimi yıkarım.I wash myself.
Rynok Meydanı kentin tarihi merkezidir.Rynok Square is the historic centre of the city.
Kendin ol!Be yourself!
Kendimi düşünmekten alamıyorum.I can't prevent myself from thinking.
Gidelim, Ken.Let's go, Ken.
Pencere kenarında veya koridorda mı koltuk istersiniz?Would you like a window seat or a seat on the aisle?
Kendimi sahte umutlara vermek istemiyorum.I don't want to give myself false hopes.
Biz yaşamı kendi suretimizde yarattık.We've created life in our own image.
Sonsuzluk için başlayanlar, kenarda kalırlar.Beginners for eternity, stay on the sidelines.
O, öğle yemeğinden önce iyiydi ama sonradan kendini kötü hissetti.She was fine before lunch, but felt bad afterwards.
Ken her gün futbol oynuyor.Ken plays football every day.
Benim kalemim masamın kenarından düştü.My pencil fell from the edge of my table.
Onu kendim yaptım.I did it myself.
Trier, Almanya'daki en eski kenttir.Trier is the oldest city in Germany.
Arkadaşım kendini çok hasta hissediyor.My friend feels very ill.
O, kendi cüzdanını kaybetti.She lost her purse.
Belki mutsuzum ama kendimi öldürmeyi amaçlamıyorum.Maybe I am unhappy, but I don't intend to kill myself.
Kelimelerin kendileri benim dilimin ucunda ama ben sadece bunu söyleyemiyorum.The words themselves are on the tip of my tongue, but I just can't say it.
İsveç'in kendi dili vardır.Sweden has its own language.
Bu kentte yaşamayı planlıyorum.I plan to live in the city.
O kendine bir erkek arkadaş buldu.She's found herself a boyfriend.
Kendine iyi bak. Hasta olma.Take care of yourself. Don't get sick.
Onlar kendi gazetelerini okuyor.They are reading their newspapers.
Onlar kendilerine hayranlık duyuyorlardı.They were admiring themselves.
Ken için oy kullandım.I voted for Ken.
İnsanları aldatmak yanlıştır, fakat kendinizi aldatmak daha kötü.It's wrong to deceive people, but worse to deceive yourself.
Kendi kendine "Sonra nereye gideceğim?" dedi.She said to herself, "Where shall I go next?"

İlgili Sayfalar