ken ile cümle

ken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kendini İngilizce olarak ifade edemedi.He could not make himself understood in English.
O kendini müzik çalışmasına adadı.He applied himself to the study of music.
Bir müzisyen olarak kendini kanıtladı.He has established himself as a musician.
Yaşça kendinden küçük olanlara tepeden bakar.He is haughty to his juniors.
O kendini kimya çalışmasına adadı.He devoted himself to the study of chemistry.
Bir şey yapmaya başladığı zaman, o kendini ona adıyor.When he begins to do anything, he devotes himself to it.
O her şeyi kendine göre istiyor.He wants everything his own way.
Kendisi için her şeyi yapmayı sever.He likes to do everything for himself.
Her şeyi kendi başına yapmayı sever.He likes to do everything for himself.
O, kendini bu bilimsel çalışmaya atfetti.He applied himself to this scientific study.
Kendisi ülkemizin en iyi beyinlerinden biridir.He is one of the best brains in our country.
O, deniz kenarı villası almanın peşinde koşuyor.He is bent on buying the seaside villa.
O, kendi eğitimiyle övünür.He boasts of his education.
O, kendi eğlencesi için piyano çalar.He plays the piano for his own amusement.
Kısa sürede kendini soğuk havaya alıştırdı.He soon accustomed himself to cold weather.
O, kendini koşullara uydurdu.He adapted himself to circumstances.
O bulunduğu duruma kendini alıştıramaz.He can't accommodate himself to his circumstances.
Kendisini bir kütük üstünde dengeledi.He balanced himself on a log.
O, kendini tehlikeye attı.He exposed himself to danger.
Kendini parkta bir bankta yatarken buldu.He found himself lying on a bench in the park.
Kendini sınıf arkadaşlarının alayına maruz bıraktı.He exposed himself to the ridicule of his classmates.
O açlık ve yorgunluk yüzünden bayıldı, ancak bir süre sonra kendine geldi.He fainted with hunger and fatigue, but came to after a while.
O asla kendi işinden bahsetmez.He never speaks of his own job.
O, kendi cebinden ödeyecek son kişidir.He is the last person to pay out of his own pocket.
Son zamanlarda kendini içkiye verdi.He has taken to drinking recently.
O kendini araştırmaya adadı.He dedicates himself to research.
Kendini nasıl ifade edeceğini bilmiyordu.He didn't know how to express himself.
O, kapının arkasında kendini sakladı.He hid himself behind the door.
Kendi ülkesinden sürgün edildi.He was exiled from his own country.
Kendisi bir arkeolog'un yardımcısıdır.He is an archeologist's assistant.
Kendine kendine gitmesi gerektiğini söyledi.He said to himself that he should go.
O, kendini işine verdi.He settled down to his work.
O, asla kendi geçimini yapmak zorunda kalmadı.He's never had to earn his own living.
Bu ay 100 dolar bir kenara koydu.He laid by 100 dollars this month.
Bu sabah kendini vurdu.He shot himself this morning.
Bir profesyonele göre, bugünkü oyunda kendisiyle ilgili garip bir açıklama yaptı.For a professional, he gave a poor account of himself in today's game.
Son zamanlarda kendini biraz gergin hissediyor.He's been feeling a little on edge recently.
O, karısı hastayken kendisi için yemekler pişirdi.He cooked meals for himself when his wife was sick.
Eşine sabah yedide kendisini uyandırmasını hatırlattı.He reminded his wife to wake him up at 7:00 a.m.
Kendisini boşamaması için karısını ikna etti.He persuaded his wife not to divorce him.
O yorumlarını kompozisyonun kenar boşluğuna yazdı.He wrote his comments in the margin of the composition.
Dün oyunda kendini incitti.He got hurt in the game yesterday.
O, çocuklarını kendi etrafına topladı.He gathered his children around him.
O, kentin güney kesiminde yaşıyor.He lives in the southern part of the city.
O, kendini açıkça ifade etti.He expressed himself clearly.
Kendisi gördüğüm en uzun boylu insan.He is the tallest man that I have ever seen.
Kendisi gördüğüm en uzun boylu adam.He is the tallest man that I have ever seen.
Kendisi en hayran olduğum romancıdır.He is the novelist whom I admire most.
Beni bir kenara itti.He thrust me aside.
Sınavı geçme konusunda kendine güveniyor.He is confident that he will pass the examination.
O, dakikliği üzerine kendisiyle gurur duydu.He prided himself on his punctuality.
Tüm yapabildiği, kendisini desteklemektir.All he can do is support himself.
Kendi hırsının kurbanı oldu.He fell a victim to his own ambition.
O kendini Japonya'nın bir Edison'ı olarak adlandırdı.He called himself an Edison of Japan.
Gazetecilerle kendisi konuşma yaptı.He addressed himself to the reporters.
O kendi arabasını sürüyor.He drives his own car.
O kendini nasıl savunacağını biliyor.He knows how to assert himself.
Kendini öldürmeye çalıştı.He tried to kill himself.
O, kendini öldürmeye çalıştı fakat o başarısızlıkla sonuçlandı.He tried to kill himself but it ended in failure.
Kendini öldüreceğini sandı.He thought he would kill himself.

İlgili Sayfalar