kemiklerim ile cümle

kemiklerim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,HERRE, straffa mig icke i din vrede, och tukta mig icke i din förtörnelse.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Herre, straff mig ikke i din vrede og tukt mig ikke i din harme!
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,HERR, sei mir gnädig, denn ich bin schwach; heile mich, HERR, denn meine Gebeine sind erschrocken,
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Hospodine, nekáraj ma vo svojom hneve a netresci ma vo svojej prchlivosti!
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Hospodine, netresci mne v hněvě svém, ani v prchlivosti své kárej mne.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Kasihanilah aku ya TUHAN, sebab aku kehabisan tenaga, kuatkanlah aku sebab aku kepayahan
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,여호와여 내가 수척하였사오니 긍휼히 여기소서 여호와여 나의 뼈가 떨리오니 나를 고치소서
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Milosten mi bodi, GOSPOD, ker opešal sem, ozdravi me, GOSPOD, ker preplašene so kosti moje
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,O HERE, nee, straf mij niet in het vuur van Uw toorn!
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Panie! w popędliwości twojej nie nacieraj na mię, a w gniewie twoim nie karz mię.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Signore, non punirmi nel tuo sdegno, non castigarmi nel tuo furore
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Tem compaixão de mim, Senhor, porque sou fraco; sara-me, Senhor, porque os meus ossos estão perturbados.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Ten misericordia de mí, oh Jehovah, porque desfallezco. Sáname, oh Jehovah, porque mis huesos están abatidos
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Uram, ne feddj meg engem haragodban, és ne ostorozz engem búsulásodban.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,vær mig nådig Herre, jeg sygner hen, mine Ledmod skælver, læg mig, Herre!
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Ελεησον με, Κυριε, διοτι ειμαι αδυνατος ιατρευσον με, Κυριε, διοτι εταραχθησαν τα οστα μου.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Смили се за мене, Господи, защото изнемощях; Изцели ме, Господи, защото ме болят костите ми.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,חנני יהוה כי אמלל אני רפאני יהוה כי נבהלו עצמי׃
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,‎ارحمني يا رب لاني ضعيف‎ . ‎اشفني يا رب لان عظامي قد رجفت
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,耶 和 華 阿 、 求 你 可 憐 我 . 因 為 我 軟 弱 。 耶 和 華 阿 、 求 你 醫 治 我 . 因 為 我 的 骨 頭 發 戰
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,耶和華 阿 、 求 你 可憐 我 . 因為 我 軟弱 。 耶和華 阿 、 求 你 醫治 我 . 因為 我 的 骨頭發戰
N: Evet. Bu da uzun kemiklerimizde etkisini gösteriyor.Isso mesmo, e ele atua por exemplo em ossos longos.
N: Evet. Bu da uzun kemiklerimizde etkisini gösteriyor.N : 그렇습니다. 인간 성장 호르몬입니다. 그리고 그건.. 예를 들면 긴 골격 등을 작업합니다. 그리고 프로락틴 (prolactin, LTH) 도 있습니다.
N: Evet. Bu da uzun kemiklerimizde etkisini gösteriyor.N: الحق. وأن يعمل مثلاً في العظام الطويلة، وسيكون لدينا البرولاكتين (LTH)،
N: Evet. Bu da uzun kemiklerimizde etkisini gösteriyor.Správně.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.내 생명은 슬픔으로 보내며 나의 해는 탄식으로 보냄이여 내 기력이 나의 죄악으로 약하며 나의 뼈가 쇠하도소이다
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.Könyörülj rajtam, Uram, mert szorongattatom; elsenyved a búbánat miatt szemem, lelkem, testem.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.Smiluj se nade mnou, Hospodine, nebo jsem ssoužen, tak že usvadla zámutkem tvář má, duše má, i život můj.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.Thi mit Liv svinder hen i Sorg, mine År i Suk, min Kraft er brudt for min Brødes Skyld, mine Ben hentæres.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.Vær mig nådig, Herre! for jeg er i trengsel; borttæret av sorg er mitt øie, min sjel og mitt legeme.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.Var mig nådig, HERRE, ty jag är i nöd; av sorg är mitt öga förmörkat, ja, min själ såväl som min kropp.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.Zmiluj sa nado mnou, Hospodine, lebo mi je úzko; moje oko zomdlelo od trápenia, moja duša i celé moje telo.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.Zmiłuj się nademną, Panie! bom jest uciśniony; wywiędła od żałości twarz moja; także i dusza moja i żywot mój.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.כי כלו ביגון חיי ושנותי באנחה כשל בעוני כחי ועצמי עששו׃
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.‎لان حياتي قد فنيت بالحزن وسنيني بالتنهد. ضعفت بشقاوتي قوّتي وبليت عظامي‎.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.我 的 生 命 為 愁 苦 所 消 耗 . 我 的 年 歲 為 歎 息 所 曠 廢 . 我 的 力 量 因 我 的 罪 孽 衰 敗 . 我 的 骨 頭 也 枯 乾
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.我的 生命 為 愁苦 所 消耗 . 我 的 年歲為歎 息 所 曠廢 . 我 的 力量 因我 的 罪孽 衰敗 . 我 的 骨頭 也 枯乾
Omuzumda ağladığın o gün, kendimi hiç iyi hissetmedim... sanki kemiklerim eriyormuş gibi idi.Då, du grät vid min axel, så kändes det inte så bra. Som om mina ben smälte eller nåt.
Omuzumda ağladığın o gün, kendimi hiç iyi hissetmedim... sanki kemiklerim eriyormuş gibi idi.그때 너 나한테 기대서 우는데 기분이 좀 그렇더라 그, 내 뼈가 막 녹는 것 같고.
Omuzumda ağladığın o gün, kendimi hiç iyi hissetmedim... sanki kemiklerim eriyormuş gibi idi.Waktu itu, kau menangis di bahuku.. Itu tidak terasa sangat baik, seperti tulangku meleleh atau sesuatu.
Omuzumda ağladığın o gün, kendimi hiç iyi hissetmedim... sanki kemiklerim eriyormuş gibi idi.Τότε έκλαψες στον ώμο μου. Δεν αισθάνθηκα και πολύ καλά, σαν τα κόκκαλα μου να λιώναν ή κάτι τέτοιο.
Omuzumda ağladığın o gün, kendimi hiç iyi hissetmedim... sanki kemiklerim eriyormuş gibi idi.حينذاك, بكيتي على كتفي هذا لم يكن شعورا جيدا جدا وكأن عظامي تنصهر أو شئ من ذلك القبيل
Omuzumda ağladığın o gün, kendimi hiç iyi hissetmedim... sanki kemiklerim eriyormuş gibi idi.そう思ったんだ まるで骨が溶けてしまいそうでさ じゃ ホントにもう行くよ
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.(140:7) Как будто землю рассекают и дробят нас; сыплются кости наши в челюсти преисподней.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Come si fende e si apre la terra, le loro ossa furono disperse alla bocca degli inferi
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Comme quand on laboure et qu`on fend la terre, Ainsi nos os sont dispersés à l`entrée du séjour des morts.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Como cuando se ara y se rompe la tierra, así son esparcidos nuestros huesos en la boca del Seol
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Como quando alguém lavra e sulca a terra, são os nossos ossos espalhados � boca do Seol.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Cum se brăzdează şi se spintecă pămîntul, aşa ni se risipesc oasele la gura mormîntului.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Hài cốt chúng tôi bị rải rác nơi cửa âm phủ, Khác nào khi người ta cày ruộng và tách đất ra.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Hài_cốt chúng_tôi bị rải_rác nơi cửa âm_phủ , Khác_nào khi người_ta cày ruộng và tách đất ra .
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Jako gdyby kto rąbał i łupał drwa na ziemi, tak się rozlatują kości nasze aż do ust grobowych.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Jako když někdo roubá a štípá dříví na zemi, tak se rozletují kosti naše až k ústům hrobovým.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Jako keď niekto štiepe a kála drevo na zemi, tak sa rozmetávajú naše kosti až k čeľustiu hrobu.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Kakor bi kdo razsekal in razklal zemljo, so raztresene kosti naše do žrela groba.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.사람이 밭 갈아 흙을 부스러뜨림 같이 우리의 해골이 음부 문에 흩어졌도다
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Mint a ki a földet vágja és hányja, úgy szóratnak szét csontjaik a Seol torkában.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Niinkuin maa kynnetään ja kuokitaan, niin ovat meidän luumme hajotetut tuonelan kuilun suulle.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Såsom när man har plöjt och ristat upp jorden, så ligga våra ben kringströdda vid dödsrikets rand.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Som når en pløier og kløver jorden, således ligger våre ben spredt ved dødsrikets port.
İlgili Sayfalar